29

16 2 4
                                        

Mirondan

Leş kıyafetlerimle Satorunun (prensin) evine (villasına) girdim. Bu küçük yaşta nasıl böyle güzel bir evi (baba parası) olduğunu hala çözmüş değilim anne ve babası ne halt ediyor onu da bilmiyorum.

"Satoru gerçekten çok üzgünüm, işlerin bu noktaya geleceğini bilmiyordum.."

Yeni akan gözyaşlarımı hızla silip yanağımın biraz altından yavaşça öptü.  Öperken dudaklarıyla derimi hafifçe sıktı.

"Ne olacak ki? Dünyanın sonu değil ya." dedi ve burnuma bir iki defa dokunup beni üst kata çıkardı.

Damarlı elini sıkıca tutup onu takip ettim, merdivenden uzun bacaklarıyla çıkarken arkadan hayranlıkla Satoruya bakıyordum, gitgide daha mı yakışıklı oluyordu?

Merdivenlerden çıktıktan sonra direkt önümüzdeki kapıyı açtı. Kendisi girdikten sonra çekinerek arkasından girdim.

Bu banyoyu daha önce görmemiştim.. Tabiki de banyosunu kullanmışlığım var ancak bu biraz daha büyük. muhtemelen ana banyoydu.

(kendi kafamdaki banyoyu modelleyip render alacaktım ama üşendim bununla devam edin, buna benzer zaten)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(kendi kafamdaki banyoyu modelleyip render alacaktım ama üşendim bununla devam edin, buna benzer zaten)

İçeri baktım, küvet vardı. Delireceğim aşırı iyiydi. Hep bir küvetli banyom olsun isterdim.  (Varmış zaten)

"Ah.. Çok güzel Satoruuu...Çok şanslısın."

"Hmm evet aslında bakacak olursak sen de artık şanslısın hm??" dedi dudaklarımı parmağıyla okşayarak.

"Hayır yani neden ki?" kaşlarımı çattım

Satoru elindeki telefonu sallayarak okul grubunun mesajını gösterdi.

"Sanırım cidden atıldık okuldan veee bu demek oluyorki yurttan da atıldın bebeğim"dedi mavi gözlerini kısıp sırıtarak.

Sinirli bir şekilde bağırarak çıkıştım "Neden gülüyorsun aptal! Orayı kazanmak için ne kadar uğraştım biliyor musun sen?"

Gülmesini kesmez hatta daha çok kahkaha atmaya başlar. Klasik Gojo

"Anlamıyor musun tatlım? Artık benimlesin demek bu."

"Hayı-"

"Sus da şu kıyafetlerini çıkar"

Satoru üstümdeki gömleği çekiştirip duruyordu.

"Çek elini ve sakın bana dokunma" dedim ve geri çekilerek.

"Hadi ama her şeyi gördüm zaten Miron,, hm?" başını yana eğdi ve tatlı bir şekilde sırıttı.. Gözlerini yemek istiyorum.

"Olmaz git burdan ben kendim yapacağım"

Satoru'nun göğsüne elimi koyup ittirdim tüm gücümle.

"Emin misin gitmem konusunda bebeğim?" dedi alaycı sesiyle

"Gir artık ya"

"Ama gidersem sonradan olacakları hesaba katman lazım tatlım."

Tekrarda zorla ittirdim. Bu sefer kapı dışına atmayı başarmıştım. Hızlıca kapıyı yüzüne çarptım ve tam kilitleyecekken anahtar olmadığını farkettim. Elimle kapıyı sıkıca tutarken seslendim Satoru'ya.

"Satoru bunun anahtarı nerede!?"

"Evde kimse yok ki. Sen rahatına bak" dedi, sesi uzaktan geliyordu sanırım artık gelmezdi, muhtemelen bana yemek hazırlamaya gitmişti mutfağa (köle).

Hızlıca kıyafetlerimden kurtulup çamaşır makinesinin içine attım. Aceleyle suyu açtım ve duşun altına girdim.

--‐------------------------------------------------------

Artık burdayimmm wuhuu

Bu arada bunlar nası yaşayacak yaaa
neyse bir şekilde hallederiz, Sartoru yer  bitirir Mironu... bir de Toji ye ne olcak ya kaldi oyle kenarda.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 16 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

𝙾𝚔𝚞𝚕 [ 𝙶𝚘𝚓𝚘 𝚂𝚊𝚝𝚘𝚛𝚞 ]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin