Z.12

50 10 0
                                        

Evet arkadaşlar yeni bir bölüm karşınızdayım. Umarım beğenirsiniz, iyi okumalar !!!

Ares'in Ağzından :

Kuzenime sarılıp geri çekildim ve ona doya doya bakmaya başladım. Gözlerinin içi hem hüzün hem de mutluluk doluydu. Sanırım parti bitmişti. Odadan bir kadın çıktı ve gözlerim ona kaymıştı. Harika bir bayandı. Aynı..aynı anneme benziyordu. Yani sanırım. Fotoğraflara baktığım kadarıyla. Kadına doğru bir adım atacakken Alev

- '' Abi istersen oturalım he? Olur mu? ''

-'' Tamam güzelim geç bakalım. '' diyebilmiştim. Karşımdaki kadın bana tuhaf bir biçimde bakıyordu. Sanki beni tanımaya çalışıyordu. Alev , kadın da oturduktan sonra konuşmaya başladı.

-''Anne neler olduğunu anlatır mısın? ''

Alev biraz merak biraz da endişeyle çıkan bir ses tonunda hafif yükseltmişti. Ona anne diyerek kadının benim teyzem olduğunu da kanıtlamıştı. Alev'in kolunu birazcık sıkarak sakin olmasını fısıldadım. Teyzem nefesini sesli bir şekilde vererek bana bakmaya başladı. Ardından da konuşmaya

-''Ablam yani annen bir zamanlar bir çocuktan, hoşlandığını söyleyip duruyordu. Geçici bir heves olduğunu düşünmüştüm ilk zamanlar. Bir gün ağlayarak yanıma geldiğinde hamile olduğunu, hoşlandığı çocuktan yani babandan olduğunu söylemişti. İşler ciddiye biniyordu. Annen de baban da ikisi de ciddiydi. Ablam bir gün babanı eve getirdi babama yani dedene ilişkilerini ayrıca hamile olduğunu söylemişti.

Ama babam ilişkilerini kabul etmedi. Ama annen babanı çok seviyordu. Dedeni dinlemeyip kaçtılar. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra seni öğrendim. Hep seni görmek istemiştim. Babam yüzünden annen ile iletişime geçemiyordum. En son...en son ise o lanet olaylar olmuştu. Seni sağ bırakacaklarını düşünmemiştim. Sen de ölürsün sanmıştım. Eğer yaşadığını bilseydim hemen seni yanıma alırdım. Sen ablamdan kalan tek ailemdin..!! ''

Teyzemin göz yaşları şiddetlenmişti. Demek beni biliyormuş. Hepsi hem dedem hem de o adamlar yüzünden olmuştu. Teyzemin hiç suçu yoktu. Daha fazla dayanamayıp karşımda şelaleden boşanırcasına göz yaşı döken teyzemin yanına gittim ve sıkıca sarıldım. Ağlayışı hıçkırıklara dönmüştü. Başımı boynuna gömüp mis kokusunu kokladım. Bir anne bu kadar güzel kokabilirdi. Teyzeler anne yarısı sayılırdı değil mi? Bunları düşünürken ondan ayrıldım ve karşıma baktım. Kuzey'in gözleri dolmuştu. Nerede bizim duygusuz Kuzey ?

Burak denen çocuğunda gözleri dolmuş yanındaki kıza sarılmıştı. Yakışıyorlardı. Kız ise hüngür hüngür ağlıyordu. Bir anlam verememiştim. Çok üstünde durmadım fakat bir kişi eksikti burada.

Arkamı döndüğümde Hödüğün( Rüzgar ) Aleve sarılmış duruyordu. Bunlar da fırsattan istifade aşk yaşıyorlar. Yok öyle yağma bundan sonra kraliyet değil köy hayatı yaşatacağım size durun siz. Sesimi biraz yükseltmeye çalışarak

-'' Lan bir arkamı dönüyorum hemen işleri pişiriyorsunuz!! Ayrıl lan kuzenimden Hödük !! ''

Hödük bana dönüp ardından bir kaç adımda yanıma gelerek delikanlılık taslamaya başladı. Aferin Hödüğün bir bu yönünü sevdim zaten. Korur bu kuzenimi adam olsun böyle.

-'' Senden önce biz vardık ne oluyor lan!! ''

Ben iyice onun dibine girerek elimle ittirmeye başladım. Alev işlerin kötüye gideceğini anlamış olacak ki

-'' İkinizde çenenizi kapatın yoksa ben kapatacağım! ''

Bu yüzümde bir gülümsemeye neden oldu. Çok sert bir kızdı ve inatçıydı. Bizim kızlarla çok iyi anlaşırdı kesin.

ZamansıZBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin