Cesur adımlarla (!) içeri ilerleyip yanına oturduğumda ; ''Çay demlesem içer miyiz?'' diye sordum.''Ya da başka bir şey?''
''Olur,'' dedi sıcacık gülümsemesiyle...'' Çay içebiliriz birlikte.''
On dakika sonra,ince belli bardaklarımızı alıp, hayallerimin gerçeğe açılan ilk durağına-balkona- ilerledik yan yana ... Oturur oturmaz yaktığı sigarasının, dumanını üflerken ;
''Pardon,almak ister miydin?'' diye paketi önce uzattı ;
''Ama dur bakalım, Arif amca kızmasın ! '' deyip, geri çekti aynı anda .
''Eylülde on sekizime basıyorum , ne kaldı şunun şurasında,'' dedim... ''Hem , merak etme, ara sıra içmişliğim var. ''
Eğilip, Yankı'nın paketinden bir sigara aldım ve ;
''Evet şüphen kaldı mı ?''deyip ,Gaye ile arada gizli kapaklı içtiğimiz ve nefesimi iyi ayarlarsam, öksürtmediğini bildiğim sigaramdan, zoraki bir nefes aldım ...Tabi yine öksürmemeyi becerememiştim, o ayrı...
''Bu şeye alışmak iyi değildir, haberin olsun küçük hanım,'' diye beni uyarırken, titreyen parmaklarıma baktığını gördüm. Gözleri üzerimde gezindikçe aşk ; bir çift yeşil gözden yola çıkarak, ayak tırnağımdan saçımın ucuna kadar beni sarıyordu.
Derken Yankı, hislerimle zerre kadar alakası olmayan, bir şey sordu ...
''Şimdi her şeyi bir kenara bırak da , nasıl gidiyor sınav hazırlıkları, sen onu anlat,'' dedi... ''Ne okumak istiyordun sen ? Öncesinde , hiç uzun uzadıya sohbet edememişim şu güzel kızla! ''
''Neye yeterse puanım ,onu okuyacağım sanırım,'' dedim dumanı yana doğru üfler ve bu kez öksürmezken...
''Büyük hedefler bana göre değil.''
Ama, onu cevaplarken içimde bir kırgınlık oluşmuştu. Bu' güzel kız' lafı da neyin nesiydi öyle ? İroni gibi , küçük birine hitap eder gibi...Gerekli miydi ? Anlayamamıştım !
''Vayy,!'' dedi bu kez muzipçe göz kırparak... ''Akışa teslimim diyorsun. Fazla hırslı olmayan insan özgürdür , ancak seni bu rahatlığından dolayı eleştirenleri kafana takma olur mu?''
''Anlıyorum,''dedim nazikçe..'' Bu tavsiyeni,göz ardı etmem !..''
Ses tonu, diksiyonu, yıllarca yurt dışında yaşadığını inkar edercesine etkileyiciydi. Her şeye rağmen sohbetimiz,öyle hoşuma gidiyordu ki, kapı çalsın , birileri gelsin istemiyordum.
Beni düşündüğü için, ona teşekkür ettim ve '' Bence,insanların hakkımızda düşündüklerini dert etmemeliyiz zaten !'' dedim. ''Değer verdiklerimiz hariç !..'' Sonra birden ;
"Keşke yakında kendi evinize geçmeseniz,'' diyiverdim .
''Ev tutmuşsunuz...Bizse, size alışmıştık!.. Bundan sonra, unutulup gideriz ! ''
İçimde günlerdir bekleyen duygular,kalbimi sıkıştırırken, ağzımdan çıkan cümlelere, engel olamayışıma şaşıyor , bir o kadar karşısında küçük düşmekten korkuyordum. Fakat olan olmuştu ve sözlerimi geri alamazdım artık.
Elindeki sigarayı kül tablasına bastırırken;
''Ayla!'' dedi.
''Buraya arkamda neler bırakarak geldiğimi, tahmin dahi edemezsin. Bir baba, bir eş ve çok sayıda arkadaş... Hepsi mazi şimdi bana ...''
''Baban için ne kadar üzüldüğümüzü anlatamam,''dedim halden anlar ses tonumla... ''Bu,herkes için ani bir ölüm oldu.Onu fazla tanıyamasam da, babam, iyi biri olduğunu söylerdi.Dünyada az bulunur cinsten.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KIVILCIM
RomanceBir türlü yakınlaşmayı beceremeyen iki kız kardeş ve o kardeşlerin arasına,aşılmaz duvar örmeye gelen genç bir adam... Kardeşlik bağlarına,hayata ve AŞK'a dair çok şeyin anlatıldığı roman ; "KIVILCIM!.."
