7. Bölüm

22 0 0
                                    

Öğlen yemeği vakti Işıl yanıma geldi ve birlikte yemeyi teklif etti. Bende onu kırmadım ve birlikte kantine indik. Barkın, bugün okuldaydı. Beni tabiki de müdüre şikayet etmedi. Çünkü o da beni kenara sıkıştırıdı. Ayrıca, Başak'ın, benim için farklı planları olduğunu düşünmeye başladım. Ben bugün kendi yemeğimi getirdim. Çimlere oturduk.

  - Peki hiç sevgilin oldu mu Gölge?

  - Hayır.

  - Bak bu çok garip işte.

  - Neden?

  - Yani... Küçük ebadlısın. Buda seni şirin gösteriyor. Güzelsin de. Fiziğinde iyi. Bilmiyorum, ben erkek olsam sana tapardım.

  - Niye bir oğlana ihtiyacim olsun ki?

  - Sende haksız sayılmazsın. Peki ya ailen?

  - Konuşmak istemiyorum.

  - T-tamam... Peki ya-

  - Soru sormayı keser misin?

  - Konuşmaya çok kapalısın.

  - Neden benimle takılmakta ısrarcısın?

  - Tanıdığım ve edindiğim en havalı kız arkadaşsın. Ayrıca iyi bir dinleyicisin.

  - Seni dinlediğimi nerden çıkardın?

  - Ne zaman konuşsam, gözlerini bir yere kitliyorsun. Umurunda değil ama dinliyorsun.

Bir süre sessizlik oldu. Haklıydı. Dediği bazı şeyleri dinlemiş olabilirim galiba??? Özgür yanımıza geldi.

  - Naber kızlar?

  - Selam!

Işıl heyecanlı bir cevap vermişti. Ama ben çatalımın ucundaki brokoli ile meşguldüm. Özgür, dikkatimi çekmek için parmaklarını şıklattı.

  - Bunu bir daha sakın yapma. Aşırı gariz olurum bu harekete.

  - ... Pardon.

Yere oturdu. Işıl ile heyecanlı bir sohbete tutuştular. Ikisini de iyice inceledim.
    Işıl, hep tartaklanmış bir kız. Bu yüzden kanı kime kaynasa yanaşıveriyor.
    Özgür ise apayrı bir dünyada yaşıyor. Keyifli ve neşeli bir insan. Etrafındaki insanları koruyor. Ve her zaman işi şakaya vurabiliyor. Kısacası sirke iş ilanı vermiş palyaço gibi dolanıyor.
    Yemekleri yedikten sonra sınıfa çıktım. Koridorda Barkın ile karşılaştım. Yanından geçip gidene kadar bana baktı. Bu tuhaftı... Sınıfa girip yemek kutusunu çantama koydum. Sonraki ders için kitaplarımı almalıyım. Dolaba yöneldim. Açtığımda ise tüm kitaplarım yere döküldü. Onları böyle tıkmamıştım içeri! Dolabımın iç kapağında kocaman kırmızı bir yazı vardı, "ARIZA!". O sırada sınıfa girmekte olan Ege'yi gördüm.

  - Lan aşüfte herif!

Durdu. Bana doğru döndü. Arkasındaki iki oğlan katıla katıla gülmeye başladı. Parmaklarımı kütlettim.

  - Sen bi yanaş bakiyim yanıma.

Hızlıca onlara doğru yürümeye başladım. Oğlanlardan biri depara bastı. Diğeride sınıfa girdi. Ege adım adım geriliyordu. Parmaklarımın ucuna çıkıp kravatına yapıştım. Koridor bomboştu.

  - Senin paçanı şuracıkta bozsam, kim görür?

  -Müdür! Bırak lan yakamı sadist karı!

Topuğum ile ayağına bastım. Acı ile geri çıkınca yanına geçip, bacak eklemine tekme attım. Dengesini kaybedip dizleri üzerine çöktü. Rampasından tutup başını geriye çektim. Göz göze geldik.

  - Bir! Sakın bana "karı" yada "sadist" deme! Iki! Bir daha bana ilişirsen, hastene doktor sana ilişir! Üç! Bunları birine anlatırsan, o özenle yazdığın kızların numaralarını onların gözleri önüne saçarım; sende sıçarsın. Anladın mı?!

  - Anladım...

Rampasını bıraktım ve ayağımı sertçe yere vurdum.

  - Kaldır o koca kıçını şimdi, yerdeki kitaplarımı topla; dolabımı düzelt.

Ayağa kalktı.

  - Bakma lan hödük gibi, hadi! Marş marş marş!

Ellerimi çırptım. Dolabımın oraya gidip kitaplarımı toplamaya başladı. Zil çaldı ve koridor öğrenci kaynamaya başladı. Yerde kitap toplayan Ege'yi görenler ne olduğunu anlamadı. Ona hayran olan birkaç kız karışmaya çalıştı.

  - Ne yapıyorsun Egemize?!

  - Kapat o botokslu çeneni, ona kirli betonda yardım edersin yoksa!

  - Yaptırsana ha-

Saçından yapışıp aşağıya çektim. Dizleri üzerine düştü. Sert bakışlarım altında da... Tıpış tıpış topladılar. Kalabalığa döndüm.

  - Başka derdi olan?

Ses seda yok.

  - Aferin.

Onlara geri döndüm. Kitapları dolabıma yerleştirip, yürümeye başladılar. Ege yanımdan geçerken ona doğru bir hamle yaptım. Tırsınca kenara çekildi. Sinsice sırıttım.

  - Bu herifi mi çekici buluyorsunuz? Lütfen... Ben bundan cesur tavuk gördüm.

Kalabalıktan bir iki kişi gülmeye başladı. Ne eğlendim be!

ÖzGölHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin