Not: Yazacağım her şey gerçeklere dayanıyor. Atmasyon veya kurgu yazmıyorum.2015 senesinin eylül ayıydı. Dışarda yağmur yağarken bi odada tek başıma oturuyordum. Beni hayata bağlayan hiçbir şey kalmamıştı. Hastalıklarımı bilen tek kişide bana sırtını dönüp gitmiş, beni onlarla başbaşa bırakmıştı. İhanete uğramış hissediyordum.
Yaşadığım hayal kırıklığı cam kırıkları gibi batıyordu kalbime. Canım çok yanıyordu...Her şeyimi emanet edercesine, tüm cesaretimi toplayıp hayatımda ilk kez söylemiştim birine hastalıklarımı... O da bana "ben yanında olacağım" demişti. O kadar güzel bi cümleydi ki bu... O kadar yumuşatmıştı ki kalbimi... Saatlerce yazsam anlatamam...
Sonra çok geçmedi... Sadece 4 ay sonra çok fazla tartışmaya başladık... Bi o beni kırıyordu, bi ben onu... Sanki ona hastalıklarımdan hiç bahsetmemişim gibi davranmaya başlamıştı bana... Sanki bilmiyor gibiydi... Hatta hiç unutamıyorum bi keresinde "Hastayım, biliyorsun." dediğimde "sanki her zaman mı hastasın ?" demişti bana... Grip değildi ki bu, 1 hafta sonra kendi kendine geçsin... Tabiki her zaman hastaydım... Ama bunu idrak etmek sağlıklı birisi için zordu sanırım..
Bana olan sabrı günden güne azalıyordu, hissediyordum...
Ama daha da kötüsü neydi biliyor musunuz ? Bana olan sevgisi de azalıyordu, işte bunu da biliyordum...
Bir gün deli cesaretiyle sordum ona. "Beni seviyor musun ?" diye. "Evet" dedi sadece. Sonra daha da deli bi cesaretle "Ama bana olan sevgin azaldı, öyle değil mi ?" dedim...
Keşke demeseymişim...
Çünkü "Evet. Azaldı" dedi.
Birkaç dakika kalp atışlarımı duydum...
Kaskatı kesildim...
Ne diyeceğimi bilemedim...O an kendime çok kızdım. Niye sormuştum ki sanki ? Zaten biliyordum eskisi gibi sevmediğini... Ne diye sorup kanıtlamıştım bunu kendime...
Bu konuşmadan sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmadı bi daha. Ve 14 Eylül 2015 Pazartesi günü saat 13:40 ta onunla son kez konuştuk...
Onun hayatımdan çıkmasıyla beraber resmen hayat kitabının yeni bir bölümüne adım atmıştım. İstemeye istemeye...
"O" yoktu artık...
"Sırdaşım" yoktu...
"Ben yanında olacağım" demişti, ama yoktu artık yanımda...Mal gibi kalmıştım. Nerden bilecektim ne yapacağımı. Ulan hiç düşünmemiştim ki "beni yarı yolda bırakırsa naparım" diye.
Hiç düşünmemiştim ki bana sırtını çevireceğini..."Mal" gibi kaldım.
"Ot" gibi.
"Sap" gibi.
EKİM....
************ ************KASIM....
************ ************ARALIK....
************ ************OCAK....
************ ************2016 yılının şubat ayında, yine can çekişircesine kriz geçirdiğim bir gündü. Karanlıkta, yapayalnız oturmuş bi gülüp bi ağlıyor, arada yaratıcıyla konuşuyordum...
Niye ? Niye ? Niye ?
Bu kadar mı kötü bi insandım ben ?
Bu kadar mı katlanılamaz bi insandım ben ?Tek istediğim biraz sevgi, biraz şefkat, biraz da anlayıştı...
NİYE ?
Niye ortada bıraktı böyle beni...
Beni hiç sevmedi mi acaba ?
Aylardır hiç mi düşünmedi beni ?
Hiç mi aklına gelmiyorum artık onun ?
Onun vicdanı hiç mi sızlamıyor ?
Sonra bi ses duydum. Ama sağdan soldan değil, zihnimin içinden gelen bi sesti bu. Bi fısıltı gibiydi daha çok. Birisi konuşuyordu sanki benimle. Bu fisıltı sesi tanıdıktı bi yerlerden... Sonra farkettim bu sesin daha önce de defalarca kez benimle konuşmaya çalışan ama her seferinde duymazlıktan geldiğim "o" ses olduğunu...
- "Pişşşttt..."
- .....
- "Heeeyyyy..."
- .....
- "Ya bi dinlesene beni."
- .....
"Ya kime diyorum, bi kulak versene bana ! "
- .....Sonunda daha fazla dayanamayıp konuşmaya başladım onunla...
Kimle mi ?Her yalnız kalışımda,
Her krizimde,
Her kötü hissedişimde,
Her canımın yanışında,
Her ağladığımda,
Her çaresiz kalışımda benimle konuşan
"BENİM KORKUNÇ MELEĞİMLE"...
O, "BENİM" çünkü benden başka kimse onu duyamaz.
O, "KORKUNÇ" çünkü kendime bile itiraf edemediğim acı gerçekleri ve gelecekte olabilecek "korkunç" ihtimalleri hiç korkmadan açıkça söyler durur bana.
O, "MELEK" çünkü hep yanımda olup bana ne yapmam gerektiği hakkında yardımcı oldu en zor zamanlarımda.
O benimle neredeyse her zaman konuşur.
Hiç susmaz.
Çoğu kez söylediği şeyler canımı yakıp beni ağlatır.
Gelecek hakkında söylediği şeyler beni çok korkutur çünkü neredeyse her öngörüsünde haklı çıkar.
O beni parçalar.
Sonra da parçalarımı toplayıp yapıştırır.Ne zaman, nasıl ve niye olduğunu bilmiyorum ama onun adı kendimi bildim bileli "zoey"...
Ve evet, kullanıcı adım da tam olarak bu yüzden zoey ...
Vay be. Artık kullanıcı adımın hikayesini bile bilen birileri olacak bu dünyada.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Oy verirseniz eğer, daha çok insana ulaşmamı kolaylaştırırsınız.
Devamı gelecek.
Geçmişten geleceğe selamlar.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SINIRDA
Non-FictionSadece 1 haftada kurgu olmayanda 155.sıraya yükseldi. 16.09.2017 (çok teşekkürler) Kurgu olmayanda #99 oldu !! -- 30.09.2017 Hiç gerçek bir sınırda (borderline) kişilik hastasının kitabını okudunuz mu ? Üstelik sadece sınırda kişilik bozukluğuyla...