"OOOHHHAAAAAĞĞĞHH" diye bağırdığında ani bir hareketle elimle ağızını kapattım
"Geri zekâlı sus duyacaklar şimdi !! " dememe kalmadan yedi adam çoktan kafalarını kaldırmış, şaşkın ve anlamsız bakışlarını üsümüze dikmişti
"siktir ... "
Sokakta popomu sallaya sallaya yürürken bir yandan da telefonda anneme hesap veriyordum. Kadın saat başı arıyordu aq. Kendimi yurt dışına kaçmış, polisler tarafından aranan seri katiller gibi hissediyordum.
" Ya tamam anne iyiyim ben sen merak etme. Hem burada beni yemiyorlar o kadar güzel bir kız değilim. " dedim gözlerimi bilmem kaçıncı kez devirirken.
Oflaya poflaya metrobüs durağına vardım. O sırada durağın yanına kedi yaklaştı. Kediye bakıp göz kırptım çünkü malım ben. Ardından telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırıp kediye yaklaştım " Bu kadın ne zaman susacak dersin ? " diye sordum kediye. Kedi suratıma türkçe konuş gibisinden bakınca yüzümü asıp telefonu kulağıma geri yanaştırdım.
"Bak Şeyma sevgili mevgili yaparsan gelirim oraya ikinizinde kafasını koparırım. Hem ben seni 9 ay karnımda taşıdım ne demek çirkinsin ! Ben boşuna mı ayva yedim, tabii güzel olacaksın ve güzelsinde zaten. Ama konu sevgiliye gelirse orada bozuşuruz. Hrm nerden çıktı şimdi bu GÜNEY KORE sevdası ? Benden söylemesi orada biraz zor bulursun ana yemeğini " derken sesi masum bir çocuğu anımsatıyordu. Tabii şirinlik yaparak benim aklımı alacaktı zeki anacımcım.
" Annecim tamam söz veriyorum en kısa sürede ziyarete geleceğim. Ayrıca benim erkeklerle işim yok. Derslerime odaklanıyorum bir kere. Senin kızın var ya ohoo ne sınavlar kazandı haberin yok. Neyse şimdi sen hiç merak etme. Bak derse geç kalacağım biliyorsun okulu çok severim, geç kalırsam üzülürüm. Kapatmam lazım. Seni seviyorum. Tekrar ararım. " ikimizde gülüşerek telefonları kapattık. Annemin dilinden kurtulmam için telefonu hızlıca sonlandırmam gerekiyordu. Yoksa bir sene kapatmaz o telefonu mübarek kadın.
Sevgili anacımın tehditlerinden sonra durakta soğuk rüzgar altında tutsak kaldım. Gözlerimi zorla kırpıştırırken son bir umut belki otobüs gelmiştir diye kafamı sağa doğru çevirdim. Ama yoktu. Ben durakta bekliyorum ya kesin kaza yaptı ve ya gaz felan bitti. O da olmazsa uzaylılar felan kaçırmıştır en fazla.
Titreyen kolumu kaldırıp saate baktım. Saati görmemle aniden kaldırımda kanat çırpmam bir oldu. Koşarken lanet olası otobüse saydırıyordum. Herkes bana boş boş bakıyordu ama umursamıyordum. İlk defa koşan bir insan görüyorlarsa o başka. Okulu sevmesemde gitmem gerekiyordu. Kızlar bana pek düşkündür. Evet maalesef kızlar.
Nefes nefese okul kapısından geçerken adını bilmediğim güvenliğe selam verdim. Neyse ki yetişmiştim. Şükür. Sırama çantamı fırlattım ve benim kadroya göz kırptım
" Yine geç kaldın Şekok " dedi Nehir alaycı bir suratla. Sırıtan suratına bir tokat attım.
" Sana da günaydın kanka " diye cevap verdim Nehire. O sırada ise Miray sırtıma ağır bir yumruk indirirken klasik kakaolu sütünü yudumluyordu. Bu kız ne zaman büyüyecek hiçbir fikrim yok. Pek bir umud ta göremiyorum ya neyse.
" Sanırım bugün kimse ödevleri yapmamış " dedi ve yanıma oturdu Miraycık. Anlamsızca Mirayın suratına baktım
" Ödev mi vardı lan. Yapmadım heheheh " dedim. Ben, Nehir ve Miray gülüşürken Zeynep araya girdi
" Siz ezikler her defasında eksi alın, ben her zaman ki gibi okul birincisiyim. " üçümüzde Zeynebe göz devirdik. Evet gerçekten çok çalışkan ve örnek öğrenciydi ama bazen de çok abartıyordu. Hayır anlamıyorum tamam madem çalışkansın ve notların yüksek bizi ezikleme bari. İşte düşüncesiz bu kaskatı malak.
Öznuru göremeyince etrafa bakınmaya başladım, kızlara dönüp " Öznur nerede ? " diye sordum. Birden dördüde hafifçe önümden çekildi. Arka sırada kafasını ödevin olduğu kitaba gömüp, ağzı açık bir şekilde uyuklayan bir adet Öznuru gördüm.
Öznur bir kaç ay önce kadromuza katılmıştı. Ilk başlarda çok az konuşsada gün geçtikçe onunda kişiliğini çözmüştük. Çok eğlenceli, çılgın ve esprikiydi. Kısacası tam bizim kafaydı. Onu kısa sürede kendimize kardeş yapmıştık. Çünkü bu dünyada dostluk nedir bilmeyen fazlasıyla insan vardı. Öznur dostluğun ve kardeşliğin anlamını, değerini bilen nadir kişilerin arasındaydı. Ayrıca beşimizin arasından en küçüğümüzdü. Bizden bir yaş küçüktü ama okula ailesi erken kaydetmişti. Tabii bu bizim için daha iyi oldu. Ve de en uykucumuz... Abartmıyorum bıraksak seneye anca uyanır mübarek.
Öznuru uyurken görünce hiç şaşırmamıştım. Tam klasik esprilerimden yapacaktım ki sınıfa lanet hoca girdi. Herkesle beraber bende ayağa kaltım. Oturmamız için izin verdiğinde arkada Nehirin gülme sesini duydum. Hafifçe arkama döndüm. Nehir elinde telefonla gizlice hocayı ifşaalıyordu. Hehehheh. Her zaman ki Nehir işte. Bu kızda da şans vardı anasını satayım. Her zaman telefonunu çıkarıp rahat rahat herkesi ifşaalıyordu ve bir kere bile yakalanmamıştı. Hele bu okulda yakalanmamasına hayret kalıyordum. Bir kere Öznur telefonuyla kendisini sinir eden sınıf arkadaşımızı ifşaalıyordu ve yakalandı. 15 gün uzaklaştırma almıştı fakat pişman değil. 15 gün aralıksız nasıl panda misali yatıp yuvarlanmasını anlatıp durdu. Rahatına pek düşkündür yelloz.
Zeynep ard arda sorulara cevap verirken dersi siktir edip kalemlerimle kule yapmaya çalıştım. O sırada sınıf kapısı birkaç kez tıklandı. Kafamı kapıya doğru yönelttiğimde gri saçlı - boyattığı çok belli - salaş eşorfmanıyla bir çocuk içeri girdi. Hoca tek kaşını kaldırarak çocuğa baktı
" Tae ? senin okulda olman gerekmiyor muydu ? Burada ne işin var ? " dediği sırada sınıftaki kızların fısıldaşmalarını duyuyordum. Bu kızlar neden hep bir erkek sınıfa girdiğinde yavşama moduna geçiyorlar acaba ? Çocuk konuşmaya başladı " İlk üç dersim boştu bende yanına geleyim dedim " dedi ve hocamıza sarıldı. Dikkatlice baktığımda hocayla çok benzediğini gördüm. Siktiir baba oğul muydu bunlar. Lan ben bu hocayı bekâr sanıyordum, hatta bekâr teyzeme ayarlayacaktım ne oluyor lan. Bari bir yüzük takaydın be münafık.
Hoca " Tamam sen bir yere otur. Yada istersen bahçede bekleye bilirsin. Derse geçmemiz lazım. " dedi. Çocuk " Benim için fark etmez. " dedi ve sınıfa bir göz attı. Ben adını Tae duyduğum çocuğun efsane suratında kendimi kaybederken -sanırım kızlara hak vermem gerekiyor çünkü çocuk taşş anasını yaladığım- benim sırama doğru hamle yaptığını gördüm...
Hadi lan oradan ! Şakaaağğ !
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Hikâyeme hoş geldin seni meraklı ARMY ... 💞💞
Ah cidden ilk bölümü bu kadar masum mu yazmışım yaa
Size şunu söyliyim, ilerideki bölümler, bu gibi bölümlere hiiçbenzemiyo. Resmen psikopatlaşmışım büyüdükçe jxjsjd
Bi de insanın büyüdükçe yazısı, dili, imlası, düşüncesi, fikirleri değişiyo. Yani benim şimdi ki aklım olsa ilk bölümü böyle yazmazdım.
Ama olsundu. 30'lu bölümlerde falan çok farklı şekillere giriyo hikâye. 40. Bölümlerde de duygu çok baskın. Tabii ki her zaman sayko ekliyorum jdjskjd
Her neyse voteleriniz, yorumlarınız, ya da ikisini de yapmasanız da sadece okumanız bile benim için çook kıymetli ♥♥♥