23. BÖLÜM

117 17 7
                                    

Suga ' dan ...

İşim gücüm yok konser için enerji kaybı yaşıyorum. Where is the adalet ?

" Ulan Soongjae patates kafa ! Sabahın köründe gel güzelim uykudan kaldır bir de utanmaz gibi git sahneyi düzelt de ! Sen kimsin lan bana iş yaptırırsın ! Ha bir de beyefendi emir veriyor ! O emri alır patates kafanla alır haşlarım ! Emir veriyormuşmuş ! Küçük Prens ! Götçük ! Ebeni kediler cırmıklasın senin ! Sahnenide al kıçına sok ! Oksijen kaybı yaratık ! Zaten cılız bir şeysin dokunsam toz olacaksın geliyorsun bana emir veriyorsun ! Bayat göt ! Kokuşmuş yumurta ! Çok bilmiş götbiliç ! Pancar surat ! " diyerek kalabalığın içinde siktiğim Çok Bilmiş Pancar Beyi arıyordum.

" Adam sabah sabah yürek yemiş. Anasını ağlattığımın göt pancarı ! "

Kalabalığı yara yara gidiyordum ki sanırım hayvan gibi daldığımdan birkaç kişiyi yere yapıştırdım.

Sahnede prova için bekleyen öğrencimi görünce, yanına gitmeden sahnenin önündeki masada duran imza kağıtlarına bir göz gezdirdim. Soongjae patates püresinin öğrencisi daha pianoya başlamadığı için önümüzdeki hafta olacak konserimizin pianosunda benim öğrencim vardı.

Benim ismimin yanına imzamı atıp kağıtları dosyaya geri koyacakken bir sırığın teki arkadan bodoslama çarptı

" Ebeni siktiğim yavaş yürü ! " diye bağırsamda kalabalıktan dolayı duymadı.

Yere saçılan kağıtları eğilip teker teker topladım. Ardından dosyaya yerleştirip masaya geri koydum.

Sahneye çıkıp öğrencimin yanına ilerledim.

" Nasılsın Chul ? " diye sordum gülümseyerek. " İyiyim efendim. " dedi ve o da gülümsedi. İşaret parmağımı suratının önünde sallayıp " Haftaya prova olmayacak ama biliyorsun. Heyecan yapıp yüzümü kara çıkarma, anlaştık ? " diye sordum otuz iki diş gülümseyerek. Kafasını sallayıp " Anlaştık efendim. " dedi.

Sol elimle Chulün saçlarını karıştırdım " Soongjae pancarının yeni öğrencisini gördün mü hiç Chul ? " diye sordum. Nedenini bilmiyordum ama Soongjae ne zaman yeni bir öğrenci eğitse beni her gördüğünde göz kırpardı. Mal işte.

Chul " Hayır hiç görmedim ama sanırım sadece bir kere derse gelmiş. " dedi. Bende gözlerimi kısarak Chule yaklaştım " Her neyse, sen hepsini geçersin. Çak bir yumruk ! " dedim ve yumruğumu uzattım ona doğru. Gülümseyip yumruğunu benimkisiyle tokuşturdu. " Ben bir Patates Pancarına bakayım. " dedim göz kırparken. Kıkırdayıp " Peki " dedi. Son kez Chulün saçlarını karıştırıp sahnenin merdivenlerinden aşağı indim.

Tekrardan kalabalığa karışıp etrafıma bakınmaya başladım. Ne oldu bilmiyorum ama totom titremeye başladı. Evet hava soğuktu ama bu kadar da titrememem gerekiyordu abartmadan. Son anda telefonumun göt cebimde olduğunu hatırlamasaydım cidden üşüdüğümü felan düşünecektim.

Telefonumu cebimden çıkarttım dememi beklemeyin hiç uğraşamam. Kolumu kaldırcam da elimi götüme uzatcam da parmaklarımı büküp telefonu tutacam da gücümü harcayıp telefonu çekecem de sonra kolumu tekrar kaldırcam bi de baş parmağımla yeşil şeye bastırıp kaydırcam, o da yetmezmiş gibi bir de kulağıma kadar götürcem artı bir de nefes alıp alo dicem ! Ohooo boşver gitsin. Uğraşamam kardeş.

Üşengeçlik faslımı bitirip kalabalığın içinde dolanmaya başladım. Ne bileyim belki beleş bir şeyler dağıtılıyordur yani eheheheheh.

Tekrar telefonum titrediğinde artık götümün zayıfladığını düşündüm. Bu ne ameka ne iki de bir rahatsız edip duruyor bu manyak.

Telefonumu büyük bir uğraş sonu elime alabildim. Arayan Hobiydi.

BTS'ten KAÇARKEN...Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin