Pazartesi Sabahı Bugün kursun ilk günü o yüzden erkenden kalktım. Pazar günümü Kore'ye dair olan ajandamı doldurmakla geçirdim. Yani nerelere gitmeliyim, tarihi yerlerden hangilerini ziyaret etmeliyim, neler tatmalıyım şeklinde bilgiler topladım. Aynı zamanda yolumu karıştırmamam için de bir kaç detaylı harita inceledim. İki gündür kahvaltıyı ramen ile geçiştiriyordum. Bugün de aynısı oldu. Ramenimi yedim ve kurs için hazırlanmaya başladım. O sırada Octavia'dan mesaj geldi.
[Octavia Walker] -Uyanıksın öyle değil mi? -Almilaa -Bugün için çok heyecanlıyım. -Umarım aynı sınıftayızdır
Heyecanını destekler nitelikte Octavia'yı cevapladıktan sonra hazırlanmama döndüm. Aslından bugün için biraz şık ve hoş görünmek istiyordum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Saçlarımı ve makyajımı da hallettikten sonra aynadaki görüntüme tatmin olmuş bir şekilde baktım. Evden çıktığım sırada telefonum titredi. Yine Octavia olmalıydı.
[Kang 'Yakışıklı' Hyun Jae'den] -Kursun ilk gününde başarılar.
Ah ciddi olamaz. Tamamen unutmuşum Kang Hyun Jae ilk tanıştığımız gün telefon numarasını vermişti ve kendini arayıp benim de numaramı almıştı. Telefonuma ismini cidden böyle mi kaydetti. Böyle bir insan gibi de görünmüyordu ama. Çok mütevazi bir kayıt gerçekten.
[Kang 'Yakışıklı' Hyun Jae'ye] - Teşekkürler Kang 'Yakışıklı' Hyun Jae.
***
Sınıfa vardığımda herkesin çoktan oturmuş olduğunu gördüm bir kaç sıra boştu. Fazla kalabalık değildi. Ama fazla sınıf oluşturulmuştu bu yüzden. Boş bir yere geçip telefonumu çıkardım. Octavia'yı aradım.
"Alo Octavia. Geldin mi?"
"Almila şimdi vardım sınıfın kapısındayım"
Der demez içeri girdi birbirimizi gördük zaten. Yanımdaki sıraya oturdu. Sohbet etmeye başladığımız sırada öğretmen içeri girdi. Sanırım öğretmen odur yani. Öncelikle tanışmamız gerektiğini söyledi ve herkes kendini tanıtmaya başladı. Sınıfın çoğunluğu Japonya, Vietnam, Çin ve Tayland ülkelerinden öğrencilerdi. 13 kişi vardı sınıfta çoğunluk erkekti. 5 kız vardı biz de dahil. Tanışma faslını geçtikten sonra öğretmen neler yapacağımızdan bahsetmeye başladı.
"İlk olarak bir kaç kaynak almalıyız haftada 4 gün onlardan yararlanarak burada dersimizi işleyeceğiz. Bazı günlerde tarihi mekanlara veya meydana çıkıp konuşma pratiği yapmanızı isteyeceğim. Ama o kısım daha ilerleyen zamanlarda öncelikle temeli oturtmalıyız. Bir de ayrıyeten hepinizin size yardım edecek bir koreli arkadaşı olmalı haftada bir gün onunla buluşup yardım alacaksınız. Okulumuzda bu iş için gönüllü olanlar var istediğiniz kişiyi seçebiliyorsunuz buna okul dışı da dahil tanıdığınız koreli bir arkadaşınız varsa o da olur. Gönüllü arkadaşlarla yarın tanışacaksınız. Şimdilik yapacaklarımızdan kısaca bahsettim. Öyleyse bugünkü dersimize başlayalım" şeklinde açıklama yaptı.
Tanıdığım tek koreli olarak aklıma direk Kang Hyun Jae. Ama o üniversite öğrencisi böyle bir şey için gönüllü olmamıştır herhalde. Ya da ona böyle bir şey soramam. Not tutmak için defterimi çıkardım ve hocayı dinlemeye başladım.
***
3 saat kadar süren dersin ardından okuldan çıktık.
"Şimdi için bir planın var mı Octavia? Belki beraber bir şeyler yapabiliriz."
"Ah üzgünüm ama önceden verilmiş bir sözüm var arkadaşımla buluşmalıyım."
"Tabii önemli değil. Sonra görüşürüz o halde"
"Görüşürüz Almila"
Octavia'dan ayrıldıktan sonra ne yapmak istediğimi düşündüm. Ama bir arkadaşım olsa daha iyi olabilirdi. Kulaklığımı takarak yürümeye başladım. Öncelikle yemek yemeliydim sanırım, acıkmıştım. Aynı zamanda bir kırtasiyeye gitmeliydim. Kurs için almam gerekenler vardı. Ve tabii birazda gezmek istiyordum. Yarın kurs dışında bize yardım edecek kişilerle tanışacaktık ve bunu düşünüyordum. Yere bakarak yürüyordum ve aniden önümde biri durdu. Kulaklığımı çıkardım.
"Merhaba Almila"
Bizim kurs sınıfındandı Japon bir kızdı. İsmi neydi ama ya Ko- Kei-..
"Merhaba"
"Ben Kohana Hiromi"
"Ben de Almila Arslan" dediğimde el sıkıştık.
"Aslında biliyorum derste adının Almila olduğunu söylemiştin zaten" dedi gülümseyerek. Ben de o şekilde karşılık verdim.
"Bir planın var mı Almila?"
"Yemek yiyip kırtasiyeye gitmeyi düşünüyordum. Kurs kitapları ve bir kaç kırtasiye ürünü için."
"Öyle mi? Biz de aynı şeyleri yapacaktık. Beraber yapsak nasıl olur?" dedi arkadaki kurstan iki kızı da göstererek.
"Tabii, çok sevinirim hatta."
Yanıtımın üzerine yemek yiyeceğimiz yere giderken birbirimizi daha iyi tanımaya çalıştık.
***
Yemek yedikten sonra kırtasiyeye gittik. Kurs için gereken şeyleri aldıktan sonra kendimi durdumadım bir kaç düzine defter, kalem, ajanda ne varsa aldım. Bunlar çok güzeldi ama rengarenk.
"Almila yeter sanki?" diye gülerek sordu Kohana. Çıkaramamışlardı beni burdan.
"Çok oldu değil mi? Tamam tamam bu kadar daha almayacağım." diyerek kasaya doğru yürüdüm. Kucağımdakileri düşürmemeye dikkat ederek. Bir kısmı da Kohana'daydı.
***
"Görüşürüz kızlar"
"Görüşürüz Almila"
Kızlar ile ayrıldığımda çoktan hava kararmıştı. Ama evime yakın bir yerlerde ayrılmıştık zaten. O yüzden sorun değildi. Bir an önce eve gidip aldıklarımı kurcalayıp mutlu olmalıydım. Evime bir kaç apartman kala telefonum çaldı.
[İrem arıyor...]
"Alo Almila"
"Efendim İrem"
"Seni yoklamak için aradım. Kursun ilk günü nasıl geçti? Nasıl bir ortam beğendin mi?"
"Güzeldi. Sınıfta beş kız var sekiz erkek. Kızlarla şimdiden kaynaştım yemek yeyip kırtasiyeye uğradık şimdi dönüyorum eve." ...
***
İrem ile yine uzun uzadıya konuşmuştuk. Ardından annemlerde aradı ve her biriyle uzunca konuştum yine. Asaf uyuyordu tabii.
Eve gelip aldıklarımla biraz oyalandıktan sonra duş alıp yatağa girmiştim. O sırada telefonum titredi. Ahh hadi ama uyuyacaktım. Octavia mı acaba? İrem'le yeni konuştuk zaten.
[Kang 'Yakışıklı' Hyun Jae'den] -İyi geceler.
Neden bana mesaj atmaya devam ediyordu ki ? Bir anda fazla mı samimi olmuştu ne ? Ya da ben mi abartıyorum alt tarafı bir iyi geceler mesajı.
[Kang 'Yakışıklı' Hyun Jae'ye] -İyi geceler Kang 'Yakışıklı' Hyun Jae.
Cevapladıktan sonra telefonu kapatıp kendimi uykunun derinliklerine bıraktım.