sekiz

11.5K 679 283
                                        

こんにちは!みんな!

Baekhyun iki güne yakındır Chanyeol'u görmüyordu. Zaten sevişmişlerdi artık görüşmek istemesini beklemiyordu. Düşünememeye çalıştı. O gün güzel bir şekilde evden çıkmıştı ama bu kadar sessizliği gerçekten beklemiyordu...

"Ne yapıyorsun Mari?" Baekhyun onun yine telefonla ilgilendiğini görmüştü. Kız başını kaldırarak arkadaşına gülümsemeye çalıştı.

"Uh! merhaba Baekhyun. Dersi bekliyordum, sen ne yapıyorsun?" Diye sorarken telefonunu kenara bıraktı. Baekhyun yanına oturup sırt çantasını omzundan indirmişti.

"Dersim bitti. Eve dönüyorum."

"Jiyoung yok mu?" Baekhyun kaşlarını çatarak iki yana başını salladı. Neden sorduğunu anlamamıştı.

"Dersten sonra ne yapıyorsun?" Diye ağzını aradı. Belki Chanyeol hakkında bir şey derdi çünkü ne yaptıklarını merak ediyordu. Bunu itiraf edebilirdi.

"Eve gideceğim," dedi üzgün bir şekilde. "Chanyeol oppa bu ara çok meşgul?"

"Neden?" Meraklı görünmemeye çalışarak sordu. Mari bunu farketmemişti.

"Tez hazırlaması gerekiyormuş..." Baekhyun anlayarak başını salladı. Yinede onu unutmuş gibi davranması gerekmiyordu.

"O zaman günde bir kere mi konuşuyorsunuz?" Baekhyun gülerek sordu. İçinden kendine kızarken Mari üzgün görünerek başını salladı.

"Ders çalışırken kimseyle konuşmaz. Arkadaşlarından öğrendim. Telefonlarımı da açmıyor, bende aramayı kestim. İşi bitince beni arayabilir." Baekhyun bir şey demeden etrafı inceledi. Ders çalışmayı bu kadar mı seviyordu? Yine de hâlâ beş dakika için arayacak vakti bulabileceğini düşündü.

"Neden soruyorsun?" Mari ciddi bir şekilde sorunca Baekhyun tedirgin olmuştu.

"Sadece merak ettim. Rahatsız oluyorsan sormam..." Baekhyun net bir şekilde, sesi titremeden konuşurken kendini tebrik etti.

"Chanyeol hakkında önceden bir şey sormazdın. Şaşırdığım için..." diye açıklamıştı.

"Sevgilini benden mi kıskandın, anlamadım?" Dedi Baekhyun sonunda bir yapmacık gülümseme bırakarak.

"Senden asla kıskanmam. Chanyeol'un az çok bakacağı tipleri biliyorum. Rahat olabilirsin Baekhyun, onların içinde sen yoksun." Mari rahatlıkla anlatırken Baekhyun gülümsedi. Rahat olabilirdi.

Tam konuşacakken Baekhyun'un telefonu titremişti. Sessiz kalarak cebindeki telefonu çıkardı. Chanyeol'den mesaj gelmişti.

"Baekhyun rahatsız ediyorum ama iki gündür ders çalışıyorum. Merak edersin diye yazmak istedim. Yarın ödev teslimim var. Umarım kısa zananda görüşürüz. Hoşçakal."

Baekhyun mesajı okuduktan sonra gülümseyerek telefonu cebine koydu.

"Chanyeol iki gündür seni aramıyor yani?" Diye söze başladı ve, "Derslerine daha çok aşık olduğu belli." Diye bitirdi. Mari onun şakasına komikmiş gibi gülmeye çalıştı.

Baekhyun neden itici davranıyordu?

----

Baekhyun, Chanyeol'u aramak istese de rahatsız edeceğinden korkuyordu ve aradığında telefonunu açmayacağından... Yinede sevgilisi yerine Baekhyun'a mesaj atmıştı. Belki telefonunu açabilirdi... Baekhyun bu karmaşıklık yüzünden sinirle saçlarını karıştırdı.

"Sorun ne Baekhyun?" Kyungsoo kanepede yanına otururken içeceğini masanın üzerine bıraktı.

"Chanyeol beni aramıyor."

"Bu neden bir sorun gibi görünmüyor?" Kaşlarını çatarken sormuştu. Baekhyun onun davranışına gözlerini devirdi. Bu büyük bir sorundu! Sevdiği insanlar tarafından unutmak hoş değildi.

"Kyungsoo, onu sen arar mısın?" Diye bir umutla sordu.

"Hayır." Anında gelen yanıt üzmüştü.

"Pekala, ben de aramıyorum... Eğer aklına gelirse o arayabilir..." Telefonun bakarken kendi kendine konuştu. Kyungsoo anlamayarak arkadaşına bakıyordu. Çok istiyorsa bu kadar düşünmemeliydi. Elindeki telefonu hızla çekerek zaten açık olan Chanyeol'un numarasının üzerine bastı.

Baekhyun olduğu yerde donup kalmıştı. Kendine geldiğinde Chanyeol'un sesini duydu.

"Baekhyun?"

"U-uh! Benim!" Yüzünü buruşturarak yerinden kalktı ve Kyungsoo'ya yastıklar atarak odasına doğru gitmişti.

Bu sırada telefonunu açmasına sevinmişti.

"Bir sorun mu var?" Sesinden yorgun olduğu anlaşılıyordu. Bu yüzden onu rahatsız ettiği için de kötü hissetmişti.

"Hayır. Rahatsız ettiğim için özür dilerim. Sadece durumunu merak ettim. Yardımcı olamadığım için kötü hissediyorum. Bir de çalışmanı böldüğüm için..."

"Hayır, ders arasında seninle konuşmak güzel." dediğinde Baekhyun liseli kızlar gibi utanarak yerinde çığlık atmak istedi.

"O zaman seni daha sık rahatsız edebilirim çünkü iki gün oldu."

"Sınıfta kalmaya razıyım desem?" Baekhyun buna gülünce karşı taraftanda bir kıkırdama duyulmuştu.

"Her neyse," dedi Baekhyun kısa bir sessizlikten sonra. "Dersine dön."

"Pekala, aradığın için teşekkür ederim."

"Daha erken aramadığım için kusura bakma..."

"Önceden mesaj atıp haber vermediğim için özür dilerim."

Yine birkaç dakika sessizlik oluşmuştu. Baekhyun ne diyeceğini bilemeden konuştu. "Bir şeye ihtiyacın olursa arayabilirsin."

"Teşekkür ederim. Sesin yetiyor."

"O zaman iyi geceler..." dedi. Sanki kapatmak istemiyor gibi.

"Kapatmazsan gerçekten sınıfta kalacağım."

"Ben sanırım özledim!" Birden söylediğinde rahatlamıştı. Ancak korku basınca gözlerini kapattı ve söylememiş olmayı diledi.

"Yarın ödev teslimim var. Az kaldı."

"Pekala..." Chanyeol'un üstünde durmamasına sevinmişti.

"Sonra ilk seni göreceğim..." Bu onu özel hissettirdiği için ikinci kez utandı. Baekhyun normalde en son ne zaman utandığını hatırlamıyordu. Bunun bu kadar etkilemesi saçmaydı!

"İyi geceler..."

"İyi geceler Baekhyun." Deyip kısa olanın kapatmasını bekledi. Baekhyun daha önce aramadığına pişman olmuştu. Yatağına uzanarak neler konuştuklarını tekrar tekrar düşündü.

Vay canına Baekhyun, onu özlediğini söyledin!

Begendiniz mi bölümü, cok sakin degil miydi hddhs

Uzun zaman bölüm atmadim ama ust uste bölüm atmaya basladim birden... yine bir ara zamani mi geldi?

Böyle anlari seviyorum ya hdbzh
Gelecek bölüm görüşürüz

Body Talk - CHANBAEKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin