"Ne yapıyoruz burada?" Baekhyun sevgilisinin okulda onu getirdiği sessiz odaya göz gezdirirken sordu. Jiyoung arkasından kapıyı kapatarak yanına gelmişti. Baekhyun onun önemli bir konudan dolayı buraya getirdiğini düşünüyordu. Biraz merak etmiş biraz korkmuştu. Yinede belli etmedi.
"Baekhyun uzatmaya gerek yok. Sevgilin olarak Chanyeol ile görüşmeni istemiyorum."
Baekhyun gülmeye çalışarak karşısındaki ciddi adama baktı. "Ne saçmalıyorsun?"
"Duydun beni, o benim arkadaşımdı ancak artık beni rahatsız etmeye başladı ve sende onunla görüşmeyeceksin."
Jiyoung çok ciddiydi. Kısa olan inanamayarak gözlerini devirdi ve daha fazla dinlemek istemeyerek yürümeye başladı. Jiyoung onu bileğindem tutarak durdurmuştu.
"Bir daha onunla konuşmayacaksın, anladın mı?"
Baekhyun suratını buruşturarak bileğini ondan kurtardı. "Bana karışamazsın." Dediğinde Jiyoung onun üzerine yürümeye başladı. En sonunda Baekhyun'un sırtı duvara değdiğinde durmuşlardı.
"Benim dediklerimi yapacaksın Baekhyun. Şimdiye kadar sana çok iyi davrandım, değil mi?" Deyip bir cevap bekledi ancak yanıt gelmemişti. "Sende benim istediklerimi yap ki ben sana böyle iyi davranmaya devam edeyim."
"İstediğim insanla konuşabilirim Jiyoung. Buna sen karar veremezsin." Kaşlarını kaldırarak karışındaki meydan okurken Jiyoung sinirle düşünmeden ona tokat atmıştı.
Baekhyun'un başı yana düşerken yaklaşık bir aydır bu adamla sevgili olduğuna inanamıyordu.
"Üzgünüm Baekhyun. Sadece senin iyiliğin için söylüyorum bunları. O güvenilir biri değil. Anlıyorsun beni değil mi?" Baekhyun parmaklarını patlayan dudağının kenarında gezdirdiğinde kanı hissetmişti. Karşısında konuşan adamı dinlemek istemiyordu. Defalarca itmeye çalıştı ancak Jiyoung onu kollarından tutarak engelledi.
"Sevgilim, bunun için bana kızma..."
"Sen delirmişsin!"
"Uzatıyorsun, seni onunla görmek istemiyorum." Dedi tatlı bir dille ve Baekhyun'un dudaklarına yaklaştı. Hâlâ onu öpememişti. Ne kadar saygıyla yaklaşsa da artık onu öpmek istiyordu ondan kaçmasına dayanamıyordu. Arada sırada verilen çok nadir öpücükler olmuştu ancak hiç dudaklarına ulaşamamıştı. Şimdi daha fazlasını alacaktı.
Baekhyun başını çevirdiğinde Jiyoung sinirlensede yanaklarından boynuna indi ve tişörtü çıkarmaya çalıştı. Baekhyun göz yaşı döktüğünü farketmeden onu iterken onun çok güçlü olduğunu farketmişti.
"Sen benim sevgilimsin... Artık daha çok vakit geçirmeliyiz."
"Yapma. Bırak Jiyoung." Jiyoung onun itirazlarını duymazken bir anda açılan kapıya dönmüştü. Gelen bir öğrenciydi ancak Baekhyun bundan yararlanarak ondan kurtulmuş hızla kapıya koşmuştu.
Geride kalan, onun şimdilik gitmesine izin verdi. Hazır olmadığını düşünerek daha sonraya bırakmıştı. Baekhyun ile daha sonra zaman geçirecekti şimdi başka arkadaşını arayabilirdi.
----
Baekhyun'un telefonuna mesajlar gelirken umursamadan gözyaşı dökerek okulun çıkışına doğru gidiyordu. Kimse onu istemediği bir şeye zorlayamazdı. Böyle davranışlardan nefret ederdi. Boynu kaşınırken dudağındaki kan kurumuştu.
"Baekhyun!" Tanıdık sesi duymasına rağmen yürümeyi kesmedi. Göz yaşlarını silerek başını biraz kaldırmıştı. Chanyeol ona yetişti ve bileğinden tutarak durdurdu. "Duymuyor musun?" Dedi nefesini düzene sokarken. Cevap gelmediğinde Chanyeol başını kaldırarak küçüğün yüzüne baktı.
"Ne oldu?" Dedi kısık çıkan sesiyle. Baekhyun neden bu haldeydi? "Ne oldu Baekhyun?" Diye sinirlendi bu kez. Dudağı kanamış ve gözleri kızarmıştı. Chanyeol daha fazla sinirlenmeden cevap bekliyordu.
"Kim yaptı bunu!?" Baekhyun karışında bağıran kişiye cevap vermeden yanağını sildiğinde Chanyeol kendi bulmaya çalışıyordu. Kimse bunu yapamazdı.
"Düştüm."
"KİM YAPTI DEDİM BAEKHYUN!" Şiddetli bir şekilde bağırdığında Baekhyun sıçramıştı. Bugün neden herkesten korkuyordu ki. "Jiyoung mu?" Diye sorduğunda Baekhyun başını eğmişti.
Chanyeol onu bırakarak okulun giriş kapısına doğru yürüdü ve Jiyoung'u aradı. Baekhyun arkasından koşsada yetişemiyordu -ki Chanyeol Jiyoung'u geniş koridorda görmüştü bile. Uzun adımlar atarak ona yaklaştığında yakasından tutarak suratına sert bir yumruk geçirmişti. Etraftaki kızlar çığlık attığında Chanyeol onu yere yatırarak ardarda yüzüne vurmaya başlamıştı.
Etrafları öğrenciler tafarından sarıldığında kimisi telefona video çekiyor, kimisi izliyordu. Baekhyun kalabalıktan sıyrılarak ortaya girdiğinde Chanyeol'u durdurmaya çalıştı.
"Chanyeol yapma. Bırak onu Chanyeol..." Ne kadar söyleyip çekmeye çalışsada Chanyeol durmamıştı. Jiyoung karşılık vermeyecek duruma geldiğinde Chanyeol durdu. "Bir daha ona dokunma, anladın mı!!?"
Jiyoung ağzından kan gelirken gülümsedi. "O bana ait Chanyeol."
Chanyeol yanlışlığı onun kulağına doğru konuşurken düzeltecekti. Onun kimseye ait olmadığını söyleyecekti ancak Baekhyun kolundan tutarak Chanyeol'u geri çekmişti.
Chanyeol ayağa kalktığında son kez yerde uzanan Jiyoung'a bakıp Baekhyun'un bileğinden tutarak arkasından sürüklemişti. Herkes onları izliyordu ve Mari de onların içindeydi.
Baekhyun başını eğerek Chanyeol'un onu götürmesine izin verdiğinde kimseyi ne görüyor ne de duyuyordu.
Chanyeol'un bunu yapmasına sebep olduğu için kendini asla affetmeyecekti...
Arkadaslar bölümler arasinda zaman oldugu icin kim kimin sevgilisi, kim kiminle kaliyor benim hafizamda kalmiyor
O gun baekhyunun ev arkadasi jongin oluyor bir gun kyungsoo yani bunlari siz yazinca karnım ağrıdı gülmekten ama diger yandan naz sen ne yaptin diyorum
Bunlara dikkat edelim hzbdjdhd
Neyseki sona yaklaştık ana karakterler degismeden final yapalim hzbzbxjd
Gercekten çok ozur dilerim...
