'📚PATRON📚'

5K 188 5
                                        

15.bölüm
Evdeki sesle gözlerimi açtım ve o an bi çığlık attım. Boynum tutulmuş ve canım acıyo hemen yanıma gelen abimle Simgeyi görünce yüzlerine bile bakmadım. Sonuçta haber bile veememişlerdi ve ben onları merak etmiştim. Hatalarını anlarlar heralde.

Mutfağa gidip kendime nutella ile ekmek alıp bi güzel yedim sonra odama çıkıp üstümü giydim ve aşağı indim.

"Ya Selin tamam Özür Dileriz. Surat asma." dedi Selin. Bu kadar kolay sanıyorlardı işte sinirimi ve kırgınlığımı onlara göstermemek için direk evden çıktım. Bugün ek mesai alıp holdinge durmam lazım bi de ekstradan telefonumu kapattım ki bana ulaşamasınlar. Telefonu kapatmadan önce bi mesaj geldi. Tabi meraktan telefonu tekrar açtım.

Gönderen kişi: Kardeşim♡
Ya bak tamam Selin yaptığımızın ne kadar kaba ve yanlış bişey olduğunun farkındayız. Eve gel bak abim merak ediyor. Eve gel de konuşalım.

Bu mesajı okuduktan sonra abimden mesaj geldi.

Gönderen kişi: Abilerin taşı😉
Bak abicim eve gel bu sinirle dışarı çıkman hiç hayrı alamet değil bak. Kriz geçirebilirsin bir de seninle uğraşmayalım.

Son cümlesini görmemle vücudumu daha büyük çaplı bi sinir kapladı.

Gönderilen kişi: Abilerin taşı😉
Size kimse benimle uğraşın demedi. Hangi cehennemdeyseniz oraya geei dönün neyle uğraştıysanız onunla uğraşın. Bana gerek yok.!

Yazıp yolladım ve ardından telefonu kapattım. Umarım cidden kriz geçirmem. İlaç tedavisi vesaire görmediğim için sinirimi çıkartana kadar o kriz sürerdi. Anca üstümdeki siniri atmam beni durdurabilirdi ve ben böyle bi olay yaşamak istemiyorum çünkü gözüm dönüyor ve hiçbir şeyi görmüyorum.

Holdinge gelince direk Aras'ın yanına gittim.

"Bugün ek mesai istiyorum." dedim.

"Peki. Tüm gün buradasın o zaman evrakları tek tek okuyup kelime yanlışları, devrik cümleler, kollama işaretlerinde falan yanlışlık görürsen o evrağı tekrar bilgisayardan çıkarıcaksın. Tahmin ettiğinden fazla evrak var. He birde iş yaptığımız ünlü holding ve şirketlerin olacağı bir parti organizasyonu düzenle. Daha sonra bütün cemiyete haber ver. Bu organizasyonu da pazar gününe istiyorum. Çıkabilirsin."

Yoamına. Yuh. Tamam mesai istedim iş istedim de bu kadar da olamaz yani. Ben bunları nasıl yapim. Uf.

Hemen masama geçip evrakları aldım. Gerçektende olması gerekenden baya fazlaydı. Ben bunları nasıl bitiricem.

......

Evrakların daha çeyreğini bitirmiştim ve başlayalı üç saat oluyo. Sanırım bugün zor olucak.

Yanıma birden Aras gelince ayağı kalktım çünkü sinirli gözüküyordu.

"O telefon neden kapalı yarım saattir seni odama çağırıyorum."

"Şey..." dedim ve sustum. Sinirimi tam atmışken gine sinirlenmeye başlıyorum gine yaa.

"Şey mi ne şey ne. Çıldırtmak mı istiyosun sen beni?" diye bağırmaya başladı.

"Bana bağırmayı kes. O sesini alçalt. Bak sinirleniyorum. Sonu kötü olacak ikimiz içinde." dedim ve kendimi sakinleştirmek için içimden 100'den geriye saymaya başladım.

"Ne olucak ha?" dedi sakin ama bi okadar da keskin ses tonuyla.

"Bak Aras kendime hakim olamıyorum çık." dedim elimle kapıyı gösterirken.

O da daha fazla zorlamayıp kapıyı sertçe çarpıp dışarı çıktı. Bende cama açıp içime o temiz havayı çektim. Yavaş yavaş sakinleşmeye başlayınca işime geri döndüm.

.......

Evrakları nihayet bitirdim ve saat 00:00'dı. Eve gidince davet organizasyonu için yer bakmayı aklımın bi yerine not ettim. Evrakları toplayıp elime alınca tam odadan çıkarken kapının önünde beni izleyen bir adet Aras'ı beklemiyordum.

Kapıdan çıkınca birden bana sarıldı ve bütün evraklar yere dağıldı. Kulağıma "Özür dilerim. Bugün sana bağırdığım için." dedi ben hiç bişey yapmadım. Tamam bugün yaptığı ağır birşey değildi ama abimler ve bu olay üst üste gelince kalbim fazlaca herşeye kırılıyordu. Kollarının arasından çıkıp evrakları tek tek topladım. Yaklaşık yarım saat boyunca evrakları toplamamın sonundan kalkıp evrakları Aras'ın odasına koydum. Odadan çıkınca Aras yoktu. Derin bir nefes alıp asansöre bindim.

Kapıdan çıkınca arabamın içinde Aras vardı göz devirip şoför kapısını açıp Aras'a dışarıyı gösterdim. O da aynı şekilde kapıyı kapatıp yan koltuğu gösterdi. Gözlerine bakınca vazgeçmeyeceğini anlayıp yan koltuğa geçtim.

Yol boyunca konuşmadık ve anladığım kadarıylada eve gitmiyorduk çünkü bizim evi geçtik onların evinede gidiyor olamazdık çünkü ters yön. Bi uçurumun kenarına gelince şaşkınca Aras'a baktım o da bana bakıp gülümseyince arabadan indik.

"Neden geldiğimizi merak ediyo musun?" dedi konuşmadan sadece tebessüm edip kafamı salladım.

"Buraya içimizdekileri dökmek için geldik. Nasıl yani hemen göstereyim." dedi ve uçuruma yaklaştı. Kollarını açıp birden bağırmaya başladı. Gülümseyip onu izledim.

Kafasıyla yanına gelmemi işaret etti bende hiç itiraz etmeden yanına gittim ve birden sanki işkence çekiyormuşcasına bağırmaya başladım. Yanaklarıma değen ıslaklıkla ağladığımı farkettim. Yaşadıklarım ağırıma gidiyordu. Artık bağırmaktan boğazım acıdığında bağırmaya kesip kendimi yere bıraktım ve haykırarak ağlamaya başladım.

O sırada bi fırtına koptu ve şimşeklerle beraber yağmur yağmaya başladı ve Aras birden beni kendine çekip sarılmaya başlayınca bende ona sarıldım. Artık gözlerim hakimiyetini elimden almış bir şekilde kapanmaya başladı. En son bir şimşek sesi ve benim kendimin bile duymadığım sesimle yoruldum dememdi.

PATRONBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin