- Bir Araya Getiren Telefon -
Kız sinirine karışan hüznüyle aşağıya inerken Luhan kalmıştı.
‘Çok mu kabaydım?’ diye düşündü. ‘Ama onu bu şekilde dize getirebilirim sadece. Gerçekten o çok daha kaba.’
Luhan olanları unutmaya çalışıp odasına yönelirken, Mia atölyeye inmiş sinirinden ağlıyordu.
‘Mahvettiniz.’ Diye düşündü kız gözündeki yaşları silerken. ‘Hayatımı mahvettiniz. Beni böyle bir manyakla evlenmeye mahkum ettiğiniz için size çok kızgınım.’ Anne ve babasını gözünün önüne getirdi.
Uzun bir süre ağlamak onu rahatlatmıştı. Neyse ki ortalığı kırıp dökmemişti bu sefer. Yoksa atölyesi mahvolacaktı.
Kapının çalması üzerine havlusunu alıp yukarı çıktı. Aynı anda Luhan’da kapıya gelmişti. İkisi birbirlerine baktılar, sonra da kapıya.
Kapı açıldığında bir kutu gördüler. Luhan kutuyu alıp kapıyı kapattı, salona geçip kutuyu açtı ikili.
Evet, konuşmadıklarında bazı şeyleri beraber yapıp yan yana durabiliyorlardı.
“Düğün resimleri gelmiş.” Dedi Luhan fotoğrafları çıkartırken. Bu şamata için birkaç saatlik çekime maruz kalmışlardı.
Mia omuz silkip ayağa kalktı. “Onlarla ne halt etmek istiyorsan et.” Dedi Luhan’a bakmadan. “Ama benden uzak tut.”
Luhan iç çekti.
‘Nasıl baş edeceğim ben bu cadıyla?’
Mia, sabah uyandığında Luhan’ı göremedi. Bu onu rahatlatmıştı. Evinde tek başına olmayı seviyordu. Bir şeyler mırıldanarak, acıkan karnını doyurmak üzere mutfağa indi. Buzdolabının üstüne iliştirilmiş nota gözü kaydığında gözlerini devirdi.
“Bana klasik çift davranışları sergiliyor.” Dedi kız tiksinerek notu alırken. Yazanları okudu.
‘Ben şirkete gidiyorum. Merak edeceğini düşündüğümden değil, kaçmadığımı bil diye söylüyorum.’
Kız umursamazca omuz silkip notu çöpe attı.
“Aynen öyle.” Dedi. “Umurumda değilsin Luhan.”
Keyfinin kaçmasına lanetler okurken kahvaltısını hazırlamaya başladı.
Karnını doyurup sakinleştikten sonra laptopunu alıp kanepesine kuruldu. Uzun zamandır ilk kez bu kadar rahat hareket edebilmişti.
Evlilikten öncesine kadar, her günü şirkette geçirmiş, evleneceğini öğrendiği andan düğüne kadar ise evini düzenlemekle zaman harcamıştı. Uzun zamandır, doğru dürüst oturmuyordu kız.
“Hadi.” Dedi kendi kendine. “Bakalım neler varmış.”
Arama motorlarına kendi adını yazdığında, haber başlıkları sırayla dökülmeye başlamıştı.
O kadar çoktu ki, kızın ağzı açık kaldı. Basına kapalı gerçekleştirilse bile, bu kadar çok fotoğrafı elde etmiş olmaları da canını sıkmıştı.
Fotoğraflara göz attı kız istemsizce. Geneli, Luhan ile beraberken çekilmişti. İkisinin çok nadir gülen yüzleri yakalanmıştı her seferinde.
“Güzel çıkmışız.” Dedi kız birden. Sonra kendi kendine kaşlarını çatıp ağzına vurdu. “Güzel çıkmışım, demeliydin!” diyerek kendi koluna vurdu.
Evet, o ciddi görüntünün altında böylesine saf bir kız yatıyordu.
Şirkette ya da medyada bilinen Hwang Mia, herkesin imrendiği, cool ve yetenekli bir kızdı.
