Bir arkadaş bana mesaj atıp Mia'nın nereli olduğunu sordu.
Mia Çinli yahu. Sadece ismi yabancı o kadar :D
Ama iri gözleri olan bir Çinli o ldfklfd
Ayrıca cadı kızlarıma baktınız mı? TARGET 3 sizleri bekliyor!! :)
Neyse, keyifli okumalar.^^ Vote ve yorumları unutmayın.
- Hoşgeldin Babacığım -
Mia hemen arayıp haber vermek istese de, yüz yüze söylemek istemişti.
Hastaneden ayrılıp arabasına bindi. Yolda geçerken, gördüğü her bebek mağazasına girmek istiyordu.
Kendini güçlükle tuttu. Daha bebeği küçücüktü, cinsiyeti bile yoktu. Hatta, cinsiyeti bırak bedeni bile yoktu. Hiçbir şeye benzemeyen küçük bir noktacıktı o.
“Acaba adını Noktacık mı koysam, ha bebeğim?” dedi Mia elini karnına koyup. Sonra kendi kendine gülmeye başladı.
Süs eşyaları satan bir dükkana girip, güzel bir fotoğraf albümü satın aldı.
“Sana dair ne varsa hepsini burada toplayacağım bebeğim.”
Eve girer girmez yaptığı ilk şey, bebeğinin ilk resmini albüme koymak olmuştu.Sonra, Luhan’ı aradı.
“Aşkım?” dedi neşeli bir sesle. “Nasılsın?”
“İyiyim sevgilim. Sen nasılsın?”
“Seni özledim, hala özlüyorum ve sonra da özleyeceğim. Ne zaman dönüyorsun Lulu?”
“Burada birkaç sahnemiz var biliyorsun.”
“Evet güzelce işini yap. Seni seviyorum, bekliyorum. Öpüyorum.”
“Ne bu neşe?” dedi Luhan. “Huysuz karıma ne yaptın?”
“Huysuz değilim ben.” Dedi Mia kaşlarını çatıp. “Sadece ani duygu değişimleri yaşıyorum.”
“Severim senin duygu değişimlerini.” Dedi Luhan kıkırdayarak. “Şimdi kapatmak zorundayım, öpüyorum seni.”
“Ben de öpüyorum.”
Mia telefonu kapatıp ellerini karnına koydu.
Daha bebeğini hissedemiyordu normal olarak. Ama varlığını biliyor oluşu yetiyordu.
Bu sırada Luhan Çin’de zor zamanlar geçiriyordu. Genç adam eşini gerçekten özlemişti. Normal zamanda bile azimle çalışan genç adam evine daha çabuk gidebilmek için çok daha büyük bir azimle çalışıyordu.
Bu yorgun düşmesine sebep olsa da, günün sonunda Mia’nın sesini duyarak iyileştiriyordu kendine.
Başını yastığa koyup uzun bir süre düşündü Luhan.
Tüm anıları gözünün önünden geçiyordu. Mia ile tanıştığı gün, babasıyla beraber mihraba yürüyüşü…
Gelinlik içerisinde kuğu gibi görünüyordu genç kız. Muhteşemdi.
Onun ilk öpücüğünü aldığı an geldi aklına. Bunu neden yaptığını o da bilmiyordu, her şey bir anda oluvermişti.
Fakat Luhan bir kere bile pişman olmadı.
Bunu her yaptığında, karşılık almak için dua bile ediyordu. En sonunda olmuştu. Mia gerçekten onundu.
Luhan o günü düşündükçe garip oluyordu. Mia’yı ağlarken görmek onu paramparça etmişti. Mia da onun öldüğünü zannedip paramparça olmuştu.
