Bölüm On Beş

1.1K 93 53
                                        

- Haber -

Luhan sabırsızlıkla Mia’nın eve gelmesini bekliyordu. Günlerdir süren düşünme aşamasını bugün tamamlamış ve duygularını genç kıza söylemeye karar vermişti. Önce haftalardır yaptığı öküzlük için özür dilemeliydi tabii. Aklından kıza söyleyeceklerini defalarca geçirmişti. Saat gece ikiye geldiğinde daha fazla dayanamayacağını anlayarak açmayacağını bile bile kızı aradı. Telefon açıldığında derin bir nefes aldı. Bu rahatlama telefonu açan kişinin erkek olduğunu anlayana kadar sürmüştü tabii.

“Sen de kimsin?” diye sordu sinirle karşıdakine. Sinirden evin içinde hızlı hızlı yürüdüğünün bile farkında değildi. ”Ve karımın telefonunun sende ne işi var?”

Karşıdan ufak bir kahkaha yükselmişti. “Karın mı? Karının seni telefonuna ‘Prenses Bambi’ olarak kaydetmesi büyük bir ironi doğrusu.”

Luhan kesinlikle gülmekle ağlamak arasında kalmıştı. Karşıdan ses gelmeyeceğini anlayan adam devam etti. “Karın şu an telefona bakamayacak kadar sarhoş durumda prenses.”

Luhan arabanın anahtarlarını kapmış ve kapıya yönelmişti bile. Adresi öğrendikten sonra aceleyle arabayı sürmeye başladı. Bir yandan Mia’ya verebileceği cezaları düşünüyor ve sinirle kıza söyleniyordu. Bir köşede sızmış olduğunu düşünüyordu. Çünkü, Mia içki içemiyordu. Bu konuda fazlaca beceriksiz olduğunu en iyi Luhan bilirdi.

Dua ediyordu genç adam içinden, sarhoş bir Mia oldukça savunmasızdı.

Bara geldiğinde gözü onu aradı. Dans eden bedenler ve yüksek sesli müziğin ona pek de yardımcı olduğu söylenemezdi. Arkalara ilerlediğinde genç kızı görmüştü. Zorlukla önündekileri iterek onun yanına ulaştı. Barmen, genci görünce mırıldandı.

“Vay canına. Sen gerçekten güzelsin. Bunun aranızda bir şaka olduğunu sanmıştım”

Luhan, adam Mia’yı bulmasına yardımcı olmuş olmasa şu ona yumruk atmış olacağından kesinlikle emindi.

‘Şanslı piç” diye geçirdi içinden.

Ve dikkatini uyuklayan kıza yöneltti. Uyandırmayı başaramayınca çareyi kızı kucaklamakta bulmuştu. Genç kızı kucağına aldı ve barmenden, çantasını uzatmasını istedi. Uzun uğraşlar sonucu arabaya ulaştıklarında derin bir nefes aldı ve Mia’yı ön koltuğa oturtarak kemerini taktı. Luhan, arabayı dikkatle kullanıyor aynı zamanda aralıklarla kızın uyanıp uyanmadığını kontrol ediyordu.

Mia gözlerini zorlukla araladı ve nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Görüntü netleştiğinde doğru görüp görmediğinden emin olmak istercesine kolunu cimcikledi. 

“Ah” diye bağırdı istemsizce. Duyduğu sesle Luhan bu saatte etrafta kimsenin olmamasına şükrederek arabayı sağa çekti ve telaşla kıza baktı.

“Ne oldu? İyi misin? Bir yerin mi acıdı? Doktora gitmek ister misin? Lanet olsun. Neden içmeyi bilmediğin halde böyle yerlere geldin ki?”

Mia anlamlandırmaya çalışarak karşısındaki gence baktı. “Umurunda olmadığımı sanıyordum?” dedi başına masaj yaparken.

“Çok içmemiştim oysaki” diye söylendi daha sonra. Mia genç adamın konuşmasına fırsat vermeyip sorud.

“Beni nasıl buldun? Ve eve gitmek istemiyorum. Beni ailemin oteline bırakabilir misin?”

Luhan şaşkınlıkla kıza baktı. “Ne demek eve gitmek istemiyorum?”

“Eve gitmek istemiyorum demek.” Diye cevapladı Mia tekdüze bir sesle. “Bırakmayacaksan taksi çevirip kendim de gidebilirim.” Genç kız kapıyı açmaya yeltendiğinde Luhan tarafından engellenmişti. “Ne yapmaya çalışıyorsun?” diye sordu Luhan.

Marriage? No!Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin