- Hoşgeldin Bebek -
Haftalar geçmişti. Dani bebek 9 aylık olmuştu. Her an doğum olabilir endişesiyle, Mia bebek çantasını hazırlıyordu.
Luhan’a baktı.
“Ben doğuma gittiğimde bu çantayı unutma sakın.”
Genç adam başını sallayıp karısının yanına oturdu. “Heyecanlıyım.” Dedi derin bir nefes verirken.
“Normal süreye göre 10 gün var.” Dedi Mia. “10 gün sonra bir aksilik olmazsa bebeğimizi kucağımıza alacağız.”
Luhan gözlerini silip karısına baktı.
“Buna inanamıyorum Mia. Daha bir yıl önce ilişkimiz gerçek değilken şimdi bebeğimizi kucağımıza alabilmek için gün sayıyoruz.”
“Tanrının mucizeleri işte.”
“Seni seviyorum, seni o kadar çok seviyorum ki bunu nasıl anlatabileceğimi dahi bilmiyorum.”
“Bende öyle.” Dedi Mia yüzünü ona çevirip. “Hep seveceğim Luhan. E-eğer ki doğumda bir aksilik-“
“Hayır.” Dedi Luhan sert bir sesle. “Sen çok iyisin, neden böyle kötü ihtimalleri aklına getiriyorsun?”
“Hayat bu.” Diye fısıldadı Mia. “Ne olacağını bilemeyiz ki. B-ben sadece-“
“Sus sevgilim.” Dedi Luhan ona eğilip. “Kötü şeyler duymak istemiyorum. Sen, ben ve oğlumuz çok mutlu olacağız. Sonra Lisa’mız gelecek, ve Leo’muz.”
“Umarım.” Dedi Mia başını sallayıp. “İlk seferinde Dani’yi tutturmayı başardık. İkinci de Lisa mı gelecek burası muamma.”
Luhan kıkırdadı. “Kız olana kadar deneriz bizde!”
Geri kalan günlerde, Mia her gün 50ye yakın kez aranıyordu.
Aramaların büyük kısmı Luhan’dandı. Geriye kalanlar anneler ve grup üyeleriydi.
Ve her öğle vaktinde biri onu ziyarete geliyordu. Bu bazen gruptan biri oluyordu, bazense aileden biri.
Tarih 13 Ocak.
Mia şiddetli bir sancıyla uyandı. Canının acısını anlatacak kelimesi yoktu. Güçlükle doğruldu. Şimdiden ter içinde kalmıştı ve karnında inanılmaz bir baskı verdi.
“Be-bebeğim?” dedi korkuyla.
İnleyerek yatağından kalktı. “Be-bek geliyor.” Dedi kendi kendine. Telefonunu bulup birilerini aramalıydı.
Neyseki şanslıydı, komidinde duran telefonu çalmaya başlamıştı.
Mia hayatının en zor anını yaşıyormuş gibi hissetti. Sancısı o kadar fazlaydı ki, dayanamayacak gibiydi.
Telefonu açarken derin nefesler alıp vermeye çalışıyor, bir yandan da ağlıyordu.
“A-nne.” Diye sızladı Mia. Gelen sancıyla çığlık atmıştı. “Bebek geliyor t-tek başımayım ev-de.”
Mia’nın annesi de çığlığı basmıştı.
“Ge-geliyorum bebeğim.” Dedi kadın. “Sakin sakin nefes almaya çalış, hemen geliyorum.”
“Anne canım yanıyor.” Diye fısıldadı Mia zorlukla. “S-suyum geliyor galiba.”
Telefon kapandıktan 10 dakika sonra –ki bu 10 dakika Mia için bir ömür gibiydi- evin kapısı açıldı.
“Neyseki Luhandan anahtar almıştım.” Dedi kadın kızını ararken.
“Mia?”
Anneanne adayı yukarı katta Mia’yı yarı baygın bir vaziyette bulmuştu.
