Bölüm On İki

1.2K 95 51
                                        

- O Benim -

Mia, Ye Rin’i annesine teslim edip çocukların yanına geldi.

“Kim çikolata ister?” diye sordu çantasını kucağına alıp otururken. Çocuklar istediklerini belirten sesler çıkartırken Mia çantasından tam 15 tane Milka Çikolatası çıkarmıştı.

“Hepinize sevdiğinizden aldım.” Dedi elindeki bir yığın çikolataya bakarak. Üzerlerine bakıyor, sonra da sahiplerine veriyordu.

“Gidiyoruz.” Diyerek onlara yaklaşana menajer, kendine uzatılan çikolatayı aldı.

“Tamamız.” Dedi Joonmyun yerinden kalkarken.

Kalabalık insan grubu girişin önünde sıraya girerken, çantalarından biletlerini çıkarıyordu.

Mia sırada arkasında duran Ye Rin’in annesiyle sohbet ediyordu, genç kadını gerçekten sevmişti. Ve bebeğini de.

“Tanrı size de tatlı çocuklar versin.” Dedi kadın gülümseyerek.

Mia istemeden gülümsedi.  (nasip. :P :P)

Uçağa bindiklerinde, Mia tesadüfen gruba yakın bir yerde oturuyordu. Onları kendi hallerine bırakıp tabletini çıkardı, canı müzik dinlemek istemişti.

Fakat kısa sonra uyuyakaldı.

Pilot yolu yarıladıklarını söylediğinde, çocukların yarısı oyun oynuyor gerisi uyuyordu. Luhan yerinden kalkıp iki ön koltukta oturan karısının yanına gitti. Mia başını cama diremiş uyuyordu. Genç adam üzerindeki ceketi çıkartıp onun üzerine örttükten sonra saçlarını geriye ittirdi.

Gözüne çarpan morluğa baktı bir süre.

Kendisi yüzünden ona zarar gelmesinden gerçekten bıkmıştı. Kızın yanındaki boş koltuğa oturdu ve onun başını camdan ayırıp kendi omzuna yasladı.

Mia bunu farkında olmasa bile, hissetmiş gibiydi. Mırıldanarak hareket etti ve genç adamın omzuna rahatça yerleşti. Ilık nefesi Luhan’ın boynuna çarparken, genç adam kafasını dağıtmaya uğraşıyordu.

Ama dayanabileceğini sanmıyordu. Kolunu kızın beline koyup onu kendine çekti biraz uğraştıktan sonra  onun pozisyonunu değiştirip göğsünün sağ kısmına yatmasını sağlamıştı. Sağ koluyla onun tutarken kız tekrar mırıldandı. Genç adamın kucağına yerleşip elini onun göğsüne diredi ve derin bir nefes aldı.

Etrafına bakındı, herkes bir şeylerle meşgul oluyordu. Zaten, onlara baksalar bile umrunda değildi. Eğilip Mia’nın alnına küçük bir öpücük bıraktı.

Başını geriye yaslayıp uyumayı denedi, bu şekilde huzurla uyuyabileceğini fark etmişti.

“Bambi, uyan.”

Genç adam Mia’nın sesini duyuyordu uzaklardan. Rüya gördüğünü zannetti en başta, fakat bileğinde hissettiği ele dokununca onun gerçek olduğunu anladı.

“Geldik.” Dedi Mia şirin bir şekilde esneyerek. “Hadi, uyan.”

Genç adam gözlerini kırpıştıp doğruldu. Ne kadardır böyle uyuyordu? Mia ne zaman uyanmıştı? Uyandığında ne tepki vermişti?

Soruların cevaplarını aramaya vakti yoktu. Yerinden kalkıp eşyalarını almak için arkadaşlarının yanına gitti.

Valizlerini almak için bekliyorlarken, Mia telefonla konuşuyordu. Baekhyun ve Jongdae ona bakarak bir şeyler konuşuyorken, Luhan merakla yanlarına gitti.

“Ne konuşuyorsunuz siz?”

“Mia noona Çince konuşurken çok havalı görünüyor.” Dedi Baekhyun sırıtarak. “Gördüğüm en kariz-“

Marriage? No!Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin