Aşığım!

306 11 0
                                    

-1,038 KİŞİYE SEVGİLERİMLE-

""Ödeşeceğiz Mert!" dedi ve aklımda ki şeyi gerçekleştirdi beyaz tenini kırmızı renk kaplamıştı..."

------------------

"Mert sırf benimle ilgilenmen için bunu mu yapmam gerekiyordu?" dedim yattığım hastane yatağında tabi bir yandan gülüyorum. Kerim de ters ters bakıyordu, Derin zaten kendinden geçmiş kız okula geldiğinden beri olaylar olaylar. Mert ise hem şaşkın hem gülüyor.

"Orda yatarken bile bunu mu düşünüyorsun?" dedi Kerim sert bir ses tonuyla. Anladım ki sinirli en iyisi suyuna gitmek.

"Kerimcim kızma bak her şey geçti" dediğim de gözlerini devirmekle yetindi, Mert ise hala gülüyordu

 kafamı salladım 'ne var? Ne gülüyorsun?' dercesine. Sırf Kerim duymasın diye 'boşver' bakışı attı. Mert ile barışmış gibiydik yani yalnız bıraksanıza bizi. Derin'e bakıp 'Kerim'i al git' bakışı yaptım. Zavallı Kerim olandan bitenden haberi yok! 

"Kerim, canım biz çıkalım mı? Dışarı da bir şey göstermem gerek"

"Sonra gösterirsin"

"Hayır ama ben şimdi göstermek istiyorum" diyip koluna girdi Kerim'in. Bu kız işi biliyordu. Odadan çıktıklarında Mert ile yalnız kalmıştık, sedyemde yani hemen yaımda oturuyordu. Sessizlik çökünce üstümüze konuşmam gerektiğini anladım.

"Annemlere söylemdediniz dimi?"

"Söylemesekte eve gidince anlar."

"Bir şey olmaz. Daa"

"Ne da?

"Şey yani"

"Ney?"

"Affettin mi beni?" dedim sedyenin ince çarşafıyla uğraşırken.

"Daha çok kızdım" diyince gözlerimin açılmasına engel olamadım şaşkınca suratına bakıyordum.

"Ama-yani-ben" Ben niye böyleyim, kekeleyip duruyorum!

"Tamam zorlama affettim" diyince atladım boynuna, kolumun acımasına önem vermeden, o da belime sarıldı. Ayrıldığımız da çok yakındık 'burun buruna' sözü şıp diye oturuyordu şu halimize. Fırsattan istifade gözlerine doya doya baktım. O sıra odanın kapısı çalmıştı fakat gir diyemedim giren de girmişti zaten

"Merhaba" dediğin de Mert ile hala bakıştığımızı fark ettim, gelen kişiyi görünce Mert'ten uzaklaştım ve pancara dönen suratımın eski haline dönmesi için dua ettim.

"Anne, senin burada ne işin var?" dedi Mert.

"Kerim'i aradım o da olanı anlattı yanınıza geliyim dedim, geçmiş olsun, Hira'ydı değil mi?"

"Evet efendim Hira!"

"Geçmiş olsun canım, şimdi nasılsın?"

"Sağ olun iyiyim"

"Ne zaman taburcu oluyorsun?"

"Az sonra, buraya kadar gelmişsiniz."

"Mert için önemlisin, ben de bu önemin nedenini merak ettim" Mert'in gözlerine baktığım da hemen gözlerini kaçırdı.

"Demek onun için önemliyim, adınız neydi yani size nasıl hitap etmemi istersiniz?"

"Adım Ela istediğin gibi hitap edebilirsin tatlım"

"Ela abla diyim o zaman. Bu Mert var ya az uğraştırmadı beni, seviyorum dedim başka kızlarla gülüştü, aşığım dedim diğer kızın saçını düzeltti, konuşabilir miyiz dedim şimdi olmaz dedi! Dayanamadım çektim kolundan tabi iki adım ilerlemedi sonra kendi isteğiyle geldi peşimden , işte sonrasın da sonuç bu efendim!" diyince ikiside şaşkınca suratıma bakıyordu. Ben de sargılı  kolum ile sağlam olan kolumu bağdaş kurdurup 'şimdi sen düşün' bakışımla  Mert'e bakıyordum.

TEBESSÜMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin