Arkadaşlar merhaba, inşallah beğenirsiniz…
Ve hiç yorum yapmıyorsunuz ne düşündüğünüzü anlayamıyorum, lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin,eleştirerek bana yardımcı oldun, lütfen! Sizleri seviyorum!
518 kişiye sevgilerimle -)
“…Mert’in yanına oturmuş elini tutan güzel bir kadınla karşılaştım ve kapının kolunu tutarken donup kaldım”
------
Ne yapmam gerekiyor? Bu kadında kim? Ben öyle donuk kalmışken kadın söze girdi
“Ben seni arkadaşınla yalnız bırakıyım” Annesi mi bu? Yoksa sevgilisi mi!
“Tamam, anne” dediğin de o kadar mutlu oldum ki anlatamam. Kadın çıkarken şaşkın surattan güler yüzlü surata döndüm. Annesi oradan ayrılınca ben de Mert’e doğru yürümeye başladım ve yanında ki yere oturup yaralı olmayan elini tuttum.
“Nasılsın şimdi?”
“İyiyim, sen neden geldin?” neden mi geldim?
“Gidiyim mi?” git desene, hadi bekliyorum(!)
“Yok onun için demedim. Sadece okul varken…” diyorken sözünü böldüm.
“Okul önemli değil sen daha önemlisin! Şimdi eline neden işkence yaptığını söyle”
“Hira…” dedi, elini tutan elime bakarken. Hadi Mert söyleyebilirsin, beni sevdiğini söyle!
“Seni dinliyorum”
“Söyleyemiyorum!” ne diyorsun ya! Sinir ettin şuan!
“Söyleyeceksin!”
Dediğim de ben de kendime şaşırmıştım, o da tek kaşını havaya kaldırıp gözlerini gözlerime dikti!
“Kimsin sen, bana emir veriyorsun?” gözlerimin açılmasına engel olamadım. Bu ne yapmaya çalışıyor, benim kurduğum cümlenin aynısını bana karşı kurdu, hak etmiş olabilirim evet ama,ama, aması yok, hak ettim!
“Kimim ben öyle mi?” dediğim de ayağa kalktım, Mert ayrılmamış ellerimize bakıp gülümsedi ve kafasını yukarı kaldırdı, utanmadan sırıtıyor!
“Seni Seviyorum, anlamıyor musun, anlamıyor muydun kızım?” dediğin de bayılacaktım, şoka girdim. Bu kadar hızlı ve aniden söylenir mi? Yetişin! Kalbim de yangın var! Sevincimden ağlayacaktım, zor durdum. Ellerimi ağzıma götürüp gülmeye başladım!
“Anlıyordum” dediğim de şaşkınca suratıma baktı ve ben ölmek istedim. Anlıyordum evet, kıskandırmaya çalışıyordum evet, sinirli olduğunu biliyordum ve buna rağmen bu hale düşürdüm seni! Ne yapsan haklısın! Şaşkınlığı sürerken elini elimden çekti ve suratıma kızgın bakışlar atmaya başladı
“Biliyordun öyle mi!”
“Bil…”
“Erdem, Ali..” dedi ve biraz bekledi. “Erdem ve Ali oyununun parçasıydı di mi? Ben seni severken, sana aşıkken sen de bunu anlamışken beni kullandın ve önüme geçmiş bunu bana söylüyorsun, sen kendini ne sanıyorsun!” dediğin de donup kaldım. Oyuna getirmek haricinde her şey doğru, haklıydı. Hiçbir şey diyemedim, yüzüm yoktu! İşte o sırada kulağım yandı, boğazım sıkıldı ve gözümü buğulandıran, gözlerimde duramayan o duygu aktı yanaklarıma doğru, engelleyemedim! Sadece kesik kesik iki kelime çıktı ağzımdan

ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEBESSÜM
Teen FictionHira; Gülerken kafamı arkaya doğru çevirdiğim de gördüğüm iki ela göze kilitlendim, beni fark etmeyecek o iki göze… Mert; içime sevinç bırakan gülme sesine döndüğüm de o iki mavi göze kilitlendim, bana bakmayacağını bildiğim halde…