Hayat işte her zaman istediklerimiz, istediğimiz çizgide mükemmel olamıyor. Kendimizi duygulara kaptırınca illa ki bir şeyleri mahvediyoruz. Duygularımızı saklamaya çalıştıkça da bir yerden baskın çıkıyorlar. Bir yer, bir insan veya bir olay... İşte o noktam benim Leonard'dı. Bu zamana kadar her ne kadar kendimi durdurabilsem de onun karşısında saçmalamaya yanlış şeyler yapmaya düşünmeden davranmaya başlıyorum. Geçen gün onu yakmayı çalışmam ise biraz sınırı açmıştı. Benimle çalışmayı bırakmış ve elime ''Zihin Kontrol'' adında bir kitabı tutuşurup kendi köşesine geçmişti. Günler tüm sıkıcılığıyla geçerken ben yalnızlıktan ölmek üzereydim. Oysa o eşsiz gözlerin muzurukla parlamasını, ses tonundaki daimi kahkahayı özlemiştim. Bedeni her ne kadar burada olsa da o benimle değildi. Onu bıktırmıştım, oysaki tek isteğim bir şeyler yapabileceğimi kanıtlamaktı. Her zaman her şeyde öne sürüldükten sonra insanda belki de böyle bir psikoloji ortaya çıkıyor. Her şeyde üstün olmaya çalışıyorsun eskiden her ne kadar bunu bilinçsiz yapsam da dediğim gibi Leo bana imkansızımı bensilleştiriyordu. Onunla yaptığımız o aptal kavgaları, her ne kadar kendime kabullendiremesemde o elektiriği yaşamak istiyordum. Fakat içimde hüküm süren gurur duvarlarını koruyor ve beni engelliyordu. Belki de ilk defa bu kadar korkak hem de umursamaz, mutlu hem de mutsuz, arzulu ama bir andan da gururluyum. Boşluktayım tek bir ip var ama nereye bağlı göremiyorum etraf Umursamazlık perdesi benim çektiğim hayata o kadar olduysa bırak, battı ballık yan gtimez mi? Fakat Leo ile aramızdaki gerilim hattı öylesne bırakamayacağım belki de tek şey nedenini ne kadar kendim anlamdıramasam da onu yanımda istiyorum onu hissetmek istiyorum mutluluğumda gözleri tekrar parlasın vebana tekrar yaşatsın o ilkleri ki ilikerime kadar hissedyim onu ve dünyayı ve belki de tekrar beni dünyaya döndürecek ışık ile besler ruhumu ben karanlıkta kaybolmadan önce.
Bugün evden sabahın köründe çıkıp akşama doğru gelmişti geldiğinde elinde mantı denilen üçgen hamurlu yemek vardı. Ve tadı harikaydı. Belki de hayatımda yediğim en güzel yemekti ki işin kötü tarafı bu yemeği tek başıma emek zoruda kalmıştım çünkü Leo leptopunun başına çöreklenmişti. Ardından TV den bir aksiyon filmi açmış ve onu izlerken uyuya kalmıştı. Gerçekten de silahların bangır bangır patladığı bir filmde uyuya kalmıştı acaba bu kadar eforu ne yaparken harcamıştı. Aklıma ilk gelen seçeneği elemek istiyordum. Onu o halde bir başkasıyla düşünmek beni kor ateşlerde yakıyordu. Onun o güzel dudaklarının başka bir tene değmesi, o büyüleyici ellerin başka bir bedende can bulması, hayali bile dayanılmazdı. Peki ya gerçekse? onu sorgulayabilir miydim? Tabiki de hayır. Neyi oluyordum ki ''ev arkadaşı''. Soran sevgilisine de kız kardeşim demekten çekinmezdi belki de çoktan ruhumu felç eden o dakikalarımızı unutmuştu da sadece beni etklemişti. Gözlerim batan güneşi sahneleyen pencerede takılı kalmıştı. Yüzümde bir ıslaklık, bir tane daha ve bir tane daha sıra sıra pınarlarım açılmıştı. Ağlıyordum onun için ne hissettiğimi bilmediğim bir adam için ağlıyordum. Gözlerim ona aydığında artık gözleri açıktı ve beni izliyordu. O anki utancımı adlandıramıyorum. Beni pür dikkat çatık kaşlarla izliyordu. Bu aralar yaptığım en iyi şeyi yaptım sanki hiçbir ey olmamış gibi.. ''iyi geceler.'' kırık sesimle diledikten sonra odama giden merdivenleri tırmandım. O arada arkamdan gelen sessiz küfürleri duydum. Ağlamam hıçkırıklanmaya başlamadan önce odama attım kendimi ardından pijamalarımı giyip hıçkırıklı bir şekilde yorganın altıa girdim eğer kendimi sıkmasam ağlayışılarım tüm evi inletebilirdi. Canım o kadar yanıyordu ki bulunduğum durumdan artık patlama noktasına gelmiştim. Yorganımla beraber ağlaşırken yorgunluktan gözlerim kapanmaa başlamıştı. Her ağlamamın getirdiği yan etki olan baş ağrısı şimdi de kendini el veriyordu ki karanlıkla sarmalandım.
LEONARD
Onun gözünden düşen her bir damla bir kılıç gibi saplanıyordu bana. Ona bir ders vermem gerekiyordu bu yüzden ondan uzaklaşmıştım gittikçe ayarını kaçırıyor etrafına zarar veriyordu. Her ne kadar bunun ikimiz için de faydalı olduğunu düşünsemde ondan kendimi uzaklştırdığımda, onu mutsuz ettiğimde ruhum ölüyor sanki. Belki duygularımı iyi saklayan bir Aysalım ama bu benim için bile çok fazla daha fazla onu göz göre göre üzmek istemiyorum. Özellikle onu ağlarken gördüğümde ve bunun nedeninin ben olduğumu bildiğimde kendimi tam bir boktan herif gibi hissettim. Yarında itibaren bu tuhaf uzaklığı bir rafa kaldıracağım. Bugün lidererimize yollamam gereken evraklar yüzünde çok yorulduğumdan uyuya kalkmışım içimde bir ezilme hissi yaşadığım için uyanmıştım lanet olsunki. Bir önce uyuyup yarın işleri yoluna koymayı umaraktan odama çıktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUHTAN
JugendliteraturBilinmezlik her zaman en korkulan olmamış mıdır? Peki korkuttuğu halde seni çekiyorsa ve bunu durduramıyorsan... Her şey bir anda sarpa sarabilir. Bugün yatağınıza yattığınızda hayal ettikleriniz belki gerçeklerdir. Fakat gerçek hiçbir...
