Çok uzaklaşmaya başladım. İnsanlardan, ailemden, kendimden... Evet kendimden bile. Her şey samimiyetsiz, sahte geliyor artık. Yakın arkadaşlık ilişkileri, o sıkı dostluklar, nasılsın soruları, seni seviyorumlar, yazdıklarım... Kendi yazılarım... İçimi sarf etmeye çalıştığım o yazılar bile sahte geliyor artık. Sanırım anlatamadığımdan, içimdekini yazıya dökemediğimden sebebi. Uzaklaştım, soğudum kendimden. O süslü kelimeler, yanımdaymış gibi davrananlar, sevgi sözcükleri, sevgiler, kalpler... Her şey samimiyetsiz geliyor. Ben bile artık kendime inanamıyorum. Her şeyden ve kendimden böylesine uzaklaşmam, güzel günlerin geleceğine dair yitirdiğim inançlarım, kendime "korkma, ben varım" demelerim... Her şey sanki o kadar yalan ki... Okyanusun dibindeki küçük taşlar gibi hissediyorum. Bir değerim yok, fark edenim yok, sevenim yok. Varlığım da, yokluğum da bir şey işe yaramıyor. Ordayım ama kimse görmüyor. "Beni neden görmüyorsunuz? Ben buradayım orospu çocukları" diye bağırmak istiyorum!Ama bağıracak cesaretim yok. Kalbim kırık, mutsuzum, hüzün üzerime çökmüş falan işte. Herkes öyle değil midir zaten? Herkesin kalbi kırık, mutsuz değil midir biraz da? Herkesin yarası yok mudur şu hayattan? Beni mahveden, süründüren, mutsuz eden bu dünya, başkalarına yaşamı altın tepside mi sunuyordu sanki? Herkes harabedir bir nebze, herkes hüzünlüdür. Dünyadaki tüm kalpler bu şekilde atmaya devam ediyor. Benimki de bu şekilde atıyor ama ölmüş gibi. Yaşama hevesi kalmamış gibi...
