-5-

4.2K 138 57
                                        


İyi Okumalar..

Yorumlarınızı bekliyorum..

Azer'in Ağzından

Gözümü hastanede öyle yorgun açmıştım ki ne olduğunu hatırlamak istemekten kaçmıştım. Başımda kimsenin olmayışına bakılırsa ben bile kendimin burada olduğunu yeni öğreniyorumdur.

Kapının açılmasıyla yavaşça doğruldum korkmadım diyemem tabi ama karşımda Yılmaz ve yanında annemi görünce hesap verme vaktinin geldiğini o sinir, şefkat ve acı dolu gözlerden anlamıştım.

"Anam.." iyi olduğumu göstermek için bilmem kaçıncı acıyı yaşattığım annemin gözlerine zorlukla bakarken o bana affetmeyeceğim dermişcesine bakınca bazen keşke gitseydim diyorum..

En azından benim yüzümden kaybedilen her canın bedelini ödemeye başlamış olurdum..

. . .

Karaca'nın Ağzından

Aşk mısın..

Dert misin..

Yoksa canına susamak mı?

Benimki hayatı kovalamak mı dörtnala bu evden ?

Uyudum uyandım hâlâ anlamadım..

Acıdan nefes alamazken

Önümde günler geçiyor sen hala aynı yerde

Sarılmak anlamlanmıştı

Seninle hayat oyalanmıştı

Ne gündüzüm gecenin farkında

Şimdi hepsini geri verin bana..

"Oooo.. Günaydın.." Damla ablanın aniden mutfağa gelişiyle korkuyla elimdeki tabağı kırmıştım.

"Damla abla korkuttun beni.. Sen ne zaman geldin? Duymamışım hiç." Gülümseyerek arkama döndüm.

"Belli.. belli. Hayırdır şarkılar falan kaçırılmanın ardından bu keyfinizi neye borçluyuz acaba?" Damla abla en samimi ve şakacı haliyle konuşarak sorup, göz kırpmıştı bana.

"Hiç." Gülerek bunu söyleyip arkamı dönmemle yüzüm asılmıştı.. "Öylesine can sıkıntısından işte.." kırılan cam bardaklarını toplarken aklıma gelen anılarla pencereden dışarıya bakarak durakladım.

"Belli. Elbet döküleceksin Karaca Koçovalı ama önce ben seni bir aşevine götürsem fena olmaz bence." Damla ablanın bunu söylemesi ile keyfim öyle bir yerine gelmişti ki!

"Gerçekten mi?!" Elimde ne var ne yok çöpe atıp bakakalmıştım.

"Hadi hazırlan pazara gideceğiz önce.." Hiç beklemeden Damla ablama sarılıp hazırlanmaya koştum. Her zaman ki kıyafetlerimi giydikten sonra emanet olan silahı her ihtimale karşı belime koyup, kapişonlu ceketimi yanıma aldım. "Şimdi hazırım işte." Odaya bir göz gezdirip aşağıya indim.

Azer'in Ağzından

Canım sıkılmıştı ama kaçamıyordum. Yamaç denen manyak deşti geçti beni resmen! O yetmezmiş gibi pastayla geldi manyak. Neymiş ikinci hayatımın ilk doğum günüymüş. Bak bak bak! Zır deli lan bu. Hatta sülalenin topu deli.

Yılmaz içeriye girdikten sonra artık neler olduğunu anlamanın vakti gelmişti.

"Söyle bakalım kardeşim.. Kim kurtardı beni?"

"Efsun abla kurtarmış abi. O bulmuş seni."

"Efsun?" işte bunun altında kesin bir sebep vardı. Eyvallah can borcumuz oldu ama beni uyaran kadın arkamdan gelecek kadar de delirmez. Kesin Yamaç ile alakalı bir sebep vardır. Sonuçta herkes ona takmış ama ne gariptir o da bana takmış.

Bir Aşk Masalı "Azer&Karaca"Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin