Eun mi: ah bırak kolumu acıyor tae! Jhope yardım et bana korkuyorum.. bu.. bu tae çok farklı beni korkutuyor.. lütfen yardım et..
Gözümden yaşlar akmaya başlamıştı hem acıdan hemde korkudan. ama asıl beni en çok korkutan jhope'nin cevabı olmuştu...
Jhope: evet farklı çünkü o tae değil! Tae'nin ikizi o..
Eun mi: n-ne?? İ-ikizi mi?
Ah herşey fazla ağır geliyordu bana.. başım dönmeye başlamıştı. Etraf bulanıklaşıyordu. Jhope ise "eun mi" diye bağırmıştı gözlerim tamamen kapanmadan önce ama sonrası tabii ki karanlıktı.
***
Gözlerimi araladığımda gördüğüm manzara ile gözlerim kocaman açılmıştı. Farklı bir odadaydım. Ama bu oda diğerleri gibi değildi. Farklı bi odaydı. Tamam yatagı dolabı falan vardı tabii ki ama sanki normal bir oda değildi. Dekarasyonu desen eşyaları desen bir farklıydı.
Odada kimsenin olmaması iyi birşey miydi? Kötü birşey miydi?
Yavaşca ayağa kalktım ve tam yataktan inip yere basmam ile yere yapışmam bir olmuştu.
eun mi: ah bacağım!
Bacağımın takıldığı uzun elbiseme baktım.
Eun mi: ne bir dakika uzun elbisem mi?
Şaşkınca üzerimde ki elbiseye baktım. Bayılmadan önce bu giysiyle olmadığıma yemin edebilirdim? Hem bu elbisede neydi böyle? Prensesler hani giyer ya böyle uzun ihtişamlı elbiseler? Hah işte onlar gibiydi buda. Saçım ise üst tarafı örülmüştü ama alttan saçlarım dalgalı bırakılmıştı.
eun mi: noluyor yha!?
Korkmaya başlamıştım. Neredeydim ben? Hem o tae ye benzeyende kimdi? Tae'nin ikizi? Off neler dönüyor burada yha!? Odanın kapısına ilerledim ve kapıyı yavaşca aralayıp dışarı baktım. Bir dakika bu da neydi şimdi? Bir sürü insan vardı. Ve burası bir evden daha çok saray gibiydi. Evet şakam yok hani o filmlerde olur ya saraylar? Hah işte onlar gibiydi. Bu insanlar ise çalışıyorlardı burada galiba. Ve hepsi o sarayda giyilen hizmetçi giysilerinden falan giyinmişlerdi.
Korkum git gide dahada artarken odadan çıktım ve çıplak ayak ile koşar adımlarla bu koca saray gibi olan yerin çıkışını bulmaya çalıştım. Herkes bana şaşkınca bakıyor ama önümde eğiliyorlardı. kimileri ise "prenses" demişti.
Saraydı burası evet buna yemin edebilirdim bu tarihte saray diye birşey mi kaldı ki? Sarayın bahçesine inince herkes başıma toplanınca durmak zorunda kalmıştım önümde eğilip prenses gibi şeyler söylüyorlardı.
Eun mi: ne oluyor burada!? Siz de kimsiniz??
Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Herkesin bana böyle bakması beni endişelendirmişti.
X: prenses iyi misiniz?
Eun mi: ne prensesi!? Ben prenses falan değilim! Bana prenses demeyi kesin!
X: a-ama efendim siz prensessiniz?
Eun mi: hâlâ prenses diyor yha! Allahım ne oluyor burada?! Son kez söylüyorum ben prenses deği....
Tae: sen prensessin!
Arkamdan gelen bağırma sesi ile yutkunmuştum. Ve korkuyla arkamı dönmüştüm.
Gördügüm yüzle gülümsemiştim.
Eun mi: tae? Taehyung gelmişsin??? B-ben çok korkuyorum bunlarda kim?
O bana biraz daha yaklaşınca onun gerçek tae değil ikizi olan tae oldugunu anlamıştım. O bana yaklaşırken bende geri geri gitmeye başlamıştım.
