Kraliyette sıradan eski günlere geri dönmüştük. Gemma'nın aşık olduğu adamla evlenmesinin verdiği sevinçle şarkılar söylerken, bir yandan da kumaşlarla uğraşıyordum. Büyükannemin emekliye ayrılma kararı ve tüm işlerin üzerime yıkılması benden boş vakitlerimi almıştı. Üstelik artık eskisi gibi kitap da okuyamıyordum. Ama bunlara dayanmak kolaydı. Büyükannem şatoda sıcacık yatağında ve birbirinden güzel yemeklerle rahat ediyordu. Aslında sarayda her çalışana böylesine güzel bir oda tahsil edilmiyordu. Acaba benden önceki terzinin de odası benimki gibi miydi?
Kafamı cama çevirdiğimde Gemma ve Zayn'ın bahçede dolaştığını gördüm. Gemma ağzı kulaklarında Zayn'ın etrafında dönüyor, dans ediyor ve ara ara öpüyordu. Herkesin imreneceği türden bir aşk yaşıyorlardı ve umarım bu ömürlerinin sonuna kadar devam ederdi.
Ve Harry...
O son dansımızdan beri olduğundan daha çok düşünüyordum. Hatta düşündüğüm başka bir şey yok desek daha doğru olurdu. O gece beni iyice etkisine almayı başarmıştı. Gemma'nın Zayn ile evlenmesine izin vermesi bile çok güzeldi. Meğersem sadece gözdağı vermek için o odaya kapatılmışım. Haksız da sayılmaz. Bir terzi olarak kraliyet işlerine karışmam ne haddimeydi?
Harry bu aralar çok meşguldü ve onu doğru düzgün görebildiğim söylenemezdi. Tek dostum Athena'ydı ama içimden Harry ile karşılıklı çay içerken onunla sohbet etmek geliyordu. Onun fikirlerini duymak, kitaplar üstüne tartışmak ve onun nasıl biri olduğunu öğrenmek için nelerimi vermezdim. Bütün ülkenin yükü omuzlarının üstüne almak üzereydi ve onun için zorlu bir süreç olmalıydı. Asıl mesele eş seçimindeydi, bütün ömrünü birlikte geçireceğin bir hayat arkadaşı seçmesi lazımdı.
Bir anlığına Harry'nin başka bir kadına dokunma fikri aklıma geldi ve bu anı düşlememek istercesine gözlerimi sımsıkı yumdum. Belki çoktan birileriyle birlikte oluyordur bile. Kalbimden göğüs kafesime yayılan hafif bir sızlama hissettim. Neden olmasın ki? Yakışıklı bir prens, lüks içinde bir yaşam ve diğer her şey... bunlar çoğu kadının hayali değil miydi?
Kendimi Harry ile birlikte, gözlerden uzak evimizde mutlu bir şekilde yaşarken hayal ettim. Ben elbiseler dikiyorum, o da kendi işiyle meşgul. Son derece sade ama huzurlu yuvamız. Belki çocuklar da... düşünmesi bile huzur vericiydi. Farkında olmadan kendimi gülümserken buldum. Düşüncelere dalarken işimi yapmayı unutmuştum. Hayalperest biri olmak gerçekten zordu. Bir kere düşünce dünyasına daldın mı, ondan ona dolaşmaya başlıyordum. Hemen iş yapmaya geri dönüp kumaşları işaretlediğim yerlerden kesmeye başladım.
Bunu Athena odama gelene kadar devam ettirdim. "Selam terzici, bir dosta ayıracak vaktin var mı?"
Önümdeki kumaşlarla uğraşmayı bırakıp ayağa kalktım ve Athena'ya içtenlikle sarıldım. "Bu aralar seni Christoph ile çok sık görmeye başladım Athena." Dedim imalı bir şekilde gülerken.
"Ben de aslında seninle tam da bunu konuşmaya gelmiştim," dedi Athena ve bunu söylerken yanakları kızarmıştı. "Bu sabah elinde çiçeklerle Christoph kapıma geldi ve bana karşı hislerini itiraf etti."
"Sen ona ne dedin?" Diye sordum.
"Aslında bu hikayenin devamı da var. Christoph bana evlenme teklifi de etti."
Kaşlarım şaşkınlıkla havalanırken, "ne yaptı dedin?" Diye mırıldandım.
"Ben de ilk başta aynı senin gibi çok şaşırmıştım. Ama bunu öyle içten ve öyle güzel yaptı ki," derken elini kalbinin olduğu yere koydu. "Böyle içimden sıcaklık geçti ve ben de kabul ettim."
Ellerimi çırptıktan sonra Athena'ya sarıldım. "Artık hizmetçi değil, bir leydi olacaksın!" Dedim ve parmağındaki nişan yüzüğüne dikkatlice baktım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Historia de un Amor| HS
Hayran KurguBu eşi ve benzeri olmayan aşk hikayesi; dünyanın tek bitmeyecek şarkısı.