Prenses Chaeyoung
Saray'a çok yaklaşmıştık. İnanılmaz mutluydum. 2 hafta burada kalacaktık Jennie sayesinde. Aslında Jennie Saray'da da kalabilirdi. Ama benimle kalmasının da iyi olacağı için bir yalan daha bulmuştuk.
Yoongi'ye aşık gibi davranacak... Jennie için bu sorun olmaz açıkçası. Şeytanlıkta üstüne yok. Bizim genelimizde var aslında şeytanlık.
Evlenme gibi bir ihtimalleri de var ama Jennie için bu da sorun olmaz. Defalarca kez evlenip boşanmış biri kendisi. Bir Prensin ve Prensesin kaderinde çoğu kez evlilik yapmak var. Ben hariç, kimsenin beni bilmemesi için çok az kişiyle görüştüm.
Aşık olma şansım bile olmadı anlayacağınız... Kaderim yüzünden birçok şey kaybettim. Bu kadar şey yaşamışken bu gücün beni yok etmesinden korkuyordum.
Bir süre sonra durduk. Prensler gelip bizi çıkardı. Çıktığımda ise karşımda tüm görkemi ile Saray'ım vardı. Prenslerle döndüm. "Siz cidden malsınız!" Dedim, onların o garip yüzünü umursamadan Jennie ve Mina ile Saray'ın surları içine girdim. Tüm krallığın haberi vardı geleceğimizden.
Beni çok fazla kişi basit biri olarak düşünüyordu. Ama benim gerçekte kim olduğumu bilenlerin gözleri benim için de yaşlıydı.
Annem ile göz göze geldiğimde gözlerim doldu. Onun da ağlamaktan çökmüş gözleri kızarıktı. Bir Ana Kraliçe'nin bu durumda olması halkı üzüp şaşırıyordu.
Jennie tüm kraliyet ailesi ile sarıldı. Ben ise gizli zamanı bekleyecektim. Sadece hepsinin önünde saygı ile eğildim. Ama bende Prenses'im! Niye önlerinde eğiliyorum?!
Saray'ın tam olarak içine girmiş olduğumuzda kendi odama gittim. Onlara fark ettirmeden gizli bir şekilde girmeyi başarmıştım. Jimin, Yoongi ve junmyeon'a birer oda verilmişti. Jisoo da onların yanına gönderilmişti.
Ben odama girer girmez üstümü değiştirmiştim. Ve uzun zamandır takmadığım görkemli taçlardan ve elbiselerden birini giymiştim.
Daha sonra odamdaki gizli geçite ilerledim. Sonunda gizli odaya ulaştığımda ailemi gördüm. İlk babama koşup sarıldım. Herkes ağlıyordu şuan. Daha sonra anneme. Diğer Prensesleri ve Prensleri es geçip yeni Prense koştum.
Annesinin kucağında tatlı tatlı etrafa bakıyordu. Lalisa'dan onu kucağıma aldım. Öpüp sarıldıktan sonra bana pis pis bakan kardeşlerime sarıldım. "İyi bak yeni varisimize tavşan Prens." Dedim Jungkook'a sarılırken.
"Oğlun İyiki sana benzemiş Lalisa. İkinci bir tavşan çekemedim." Dedim. "Yarattığım şoku beğendiniz mi?" Diye sordu Jennie ve bana Seok Jin. "Beğendik!" Diyip kahkaha attık.
"İkimizde tahmin etmiştik senin yaptığını." Dedi Jennie. "NE sandınız benim iki kardeşim de onlarla,neden onların bir kardeşi bizimle olmasın?" Dedi.
"Yanlız kız çok güzel. Bilerek uzak duruyorum aşık olmayayım diye." Dedi yine. Çok konuşuyor bu ya! "Aşık olabilirsin,o Yoongi denen hayvan Jennie'ys aşıkmış. Herşeyin karşılığını verdiğin gibi bununda karşılığını verebilirsin." Dedi Yugyeom.
"Doğru."
"Her neyse,iyi olduğunu görmek harika canım kızım." Dedi babam. Ona büyük bir gülümseme sundum. "Onlar şuanda burada o yüzden hala dikkatli olmalısın." Dedi devamını getirerek. "Biliyorum baba,dikkat edeceğim." Dedim. Oturmuş konuşurken Jeong ağladı. Sanırım açılmıştı yada altına yapmıştı.
"Ben bakıp geleyim, izninizle." Dedi Lisa ve kucağında Jeong ile kalktı. Jungkook da onu takip etti. Bunların aşkı beni benden alıyor.
"Orada fark edilme gibi bir tehlikeniz olmadı değil mi?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Secret Princess | Jirose
Historical Fiction"Onu kurtarabildim mi?" "Kurtardın... Şimdi ise en büyük sınavını vereceksin. Onu tekrar kendine aşık etmek." Chaeyoung × Jimin Kitap kapağı @_nightmaria tarafından yapılmıştır.