Hava iyice karardığında Leo Victor ile şu oda meselesini konuşmaya gitti.Victor'un sevindiği belliydi ama bozuntuya vermemişti.
O gece Morgan Adrian ile,Eleanor Victor ile,Leo da Betsy ile kaldı.
Ertesi sabah Victor erkenden kalkmıştı ve kahvaltı hazırlamaya başladı.Çünkü arkadaşlarına karşı "Misafirperver" davranmak istemişti.
Kahvaltı hazır olduğunda evdeki herkesi masaya davet etti.
Grup çok sessizdi.Ağızlarından tek bir kelime bile alınamıyordu.
Yemek bittikten sonra Victor grubu salona geçirdi.
Adrian onlara bilgi vereceğini söylemişti ve grup bunu sabırsızlıkla bekliyordu.
Gergin sessizlikten sonra Adrian daha fazla susmadı.
-Öncelikle onların size karşı silahlarından bahsetmek istiyorum.Bahçede Liza'nın gözlerinin gittiği gün Eleanor ve Betsy Liza'yı dokunmuştu.Bu Lucifer için bir avantaj.Bunu söylemek zorundayım.Ama Lucifer istediği zaman sizin bilincinize savaş açabilir ve kazanması gayet mümkün.
Bu sözler Eleanor ve Betsy'nin kalbine bir hançer gibi saplanmıştı.
Victor Eleanor'un elini tuttu.
Leo:
-Ne diyorsun sen Adrian?!
Adrian devam etti.
-Yani diyorum ki; Eleanor ve Betsy'nin vücudu her an ele geçirilebilir.
Ancak Lucifer'ın bu savaşı kazanıp kazanmaması aynı zamanda Sizin Liza ile olan bağınızla ilgili.
Eğer Lucifer'ı bile yenecek bir bağ varsa aranızda,Lucifer savaşı tartışmasız kaybeder.Ama şunu da söylemeliyim ki bu onu çok sinirlendirir.
Şimdi geçelim onların dezavantajlarına. Öncelike Şeytan insan formunda değilken davet edilmediği yere asla giremez.Yani bu eve giremez.Ama Bayan Walker girebilir.Ve ayrıca Bayan Walker şeytanın fani dünyadaki elçisidir.
Eleanor bir soru sordu.
-Yani isa gibi mi?
Adrian devam etti.
-Kesinlikle Eleanor.
O yüzden Bayan Walker çok güçlü şeytan gücünü bayan Walker ile paylaşıyor.Ancak Bayan Walker'ı öldürmek mümkün.Ama bunun için şeytanın hançeri gerekiyor.Bu tamamen efsanevi bir silahtır. Şeytan bize sürekli bunun gerçek olmadığından bahsederdi.Ama böyle bir silâhın neden var olduğunu söylesin ki zaten.Her neyse efsaneye göre bu silah Sadece Kanlı ay çıktığında görünüyormuş Hilton kasabasının ormanında gömülü olduğu söyleniyor.
Kanlı ay'ın Şeytan için başka bir anlamı daha var. Şeytan geleneklerine göre her Kanlı ay'da bir masumun kanı akıtılır.
Geçen yıl Kanlı ay çıktığında hizmetkârların söylentilerine göre Bayan Walker'ın oğlunu kurban etmişler.
Bunu duyan grup çok şaşırmıştı.
Betsy:
-Inanamıyorum bu kadının hiç mi vicdanı yok?
Adrian tekrar devam etti.
-Bir kalbi olduğundan da şüpheliyim.Her neyse 3 gün sonra kanlı ay olması dışında hiç bir sorun yok.
Şeytan'ın dezavantajlarıyla devam edelim. Şeytan çok güçlü bir varlık.Onu yenemeyebilirsiniz. Ama şöyle bir durum daha var.Şeytan'dan üstün tek varlık Tanrı'dır ve hiç bir tanrısal güce karşı koyamaz.Tanrı'nın gücü karşısında ölebilir.
Bunun dışında hizmetkârlardan biri ihanet ederse ki bu durumda o ben oluyorum Cehennem cezası ile karşı karşıya kalır.
Leo araya girdi.
-Emin ol umurumda bile değil.
Betsy Leo'ya bakarak kınadı ve konuştu
- Leo kes şunu buradaki herkesin canı değerli Adrian da dahil.
Adrian bunu duyunca gülümsedi ve Betsy'ye sessizce "Teşekkür ederim" dedi.
Adrian daha fazla konuşmadı.
Victor sonunda konuştu.
-Dediğin şu kanlı ay 3 gün sonraydı demi?
Adrian onayladı.
Victor tekrar konuştu.
-Bu yıl gelenekler bozulsa hiç bir masumun canına kıyılamasa ve bunu sağlayan biz olsak? Ne dersiniz?
Herkes düşündü.
Adrian "Bu çok tehlikeli" dedi.
Leo "Başımızı belaya mı sokacağız" dedi.
Eleanor araya girdi.
- Leo başımız zaten belada daha ne kadar belaya bulaşabiliriz ki? Kim ne derse desin. Ben Victor'a katılıyorum ve siz gelmezseniz emin olun ki ben kendim oraya giderim.
Morgan "Üzgünüm size iyi kahramanlıklar ben odama çıkıyorum."dedi.
Ardından Betsy konuştu.
"Liza'yı kaybettik çocuklar.Bir arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyorum.Ben sizinleyim Eleanor."
Adrian "Tabii ki ben de sizinleyim madem başladık şu işe doğru düzgün bitirelim o zaman."
En sonunda sessiz kalan Leo konuştu.
"Ben de sizinleyim artık yapacak bir şey yok."
Victor ve Eleanor gülümseyip birbirlerine sarıldılar.
Bu manzarayı gören Betsy kendini tutamayıp gülmeye başladı.
-Siz çok tatlı olmuşsunuz ama.
Diyerek gülmeye devam etti.
Akşam yemeğini yedikten sonra herkes odasına çekildi.3 gün sonra
O gün herkes ne yapacaklarının farkındaydı. Olur da biri vazgeçer diye birbirlerine sürekli gaz veriyorlardı.
Victor Eleanor'un yanına geldi.
"Merak etme başaracağız."
Eleanor gülümsedi.
Sessizce "biliyorum." Dedi.
Daha sonra Victor Eleanor'a yaklaştı ve hafifçe dudağını öptü.
Eleanor tekrar gülümsedi ve sarıldılar.
Bu sırada Adrian hazırlanırken Morgan arkasından bir şeyler söylüyordu.
"Gerçekten yapacak mısınız?
Ne saçma biz burada kendi canımızla uğraşıyoruz siz de salak gibi onu da kurtaralım şunu da kurtaralım ah dünya daha güzel olsun her yerde kelebekler uçsun. Öbür dünyadaki cehennemi bu dünyada yaşıyoruz farkında değilsiniz. Ayrıca e- " Tam sözüne devam edecekken Adrian bağırdı.
-Yeter artık! Farkında olmayan sensin bugün kurban edilecek kişi sen de olabilirdin ya da senin bir akraban da olabilirdi! Sen gelmiş burada hâlâ farkında değilsiniz diyorsun.Bana pişkin pişkin bakma! Kendine gel bizim oynayacağımız "kahramancılık" bir insanın hayatını kurtarabilir. Senin annen ölmemiş miydi? Onu biri kurtarsın istemez miydin Morgan?!
Son sözlerine Morgan sinir olmuştu ve yüzündeki alaycı tavrı silip ayağa kalktı.
"Bir daha annemin adını ağızına alırsan seni kendi kanında boğarım." Deyip odadan kapıyı çarparak çıktı.
Adrian söylediği şeyden pişman olmuştu ama özür dilemek de istemiyordu.5:53
Herkes hazırlanmıştı.Adrian'ın söylediğine göre ayin gece 12'de başlayacaktı ve 11 gibi okulun bahçesine gelirlerdi.
Eleanor neden ormanda değil de ayini herkesin görebileceği okul bahçesinde yaptıklarını sorduğunda Adrian cevap verdi.
-Çünkü bundan 100 yıl önce ilk kanlı ay orada yapılmış. O zamanlar bizim okul yokmuş onun yerine Şeytanın bu dünya üzerindeki köşkü varmış.O köşkün bahçesinde ayinler yapılıyormuş.Şeytan geleneği bozmamak için aynı yerde yapmayı devam ettirmiş.Adrian'ın bu sözlerini dinledikten sonra herkes evden çıkıp okula doğru yürümeye başladı.
Bu sırada Adrian hizmetkârlar hakkında bilgi veriyordu.
- Bayan Walker ve şeytanın 20 tane hizmetkârı var.Bunların hepsi erkek.Liza'yı kız olmasına rağmen aldılar bunun nedenini bilmiyorum belki de birini öldürmesi olayını en baştan kararlaştırmışlardır.Okula ulaştıklarında Leo ve Victor aşağıda kaldı.Eleanor Adrian ve Betsy ilk kattaki sınıfa çıktılar ve gitmeden önce içine girecekleri sınıfı söyleyip gittiler.
Leo ve Victor bahçedeki zemine benzin döküyorlardı. okul kapısına kadar benzini döktüler ve ucuna şeffaf bir ip koydular.
Bu şeffaf ipi pusu kuracakları sınıfa doğru getirdiler. Ayine başlamadan önce ipi ateşe vereceklerdi.Ipteki ateş ilerleyip benzinin yanına kadar gelecekti ve her yer alev alacaktı.
Yani en azından amaçları bu yöndeydi.
Tabii bu alev alma "biz buradayız" demek içindi ve aralarından bir kaç tanesinin yanacağını düşündüler.
Hava iyice karardı ve aşağıdan konuşma sesleri gelmeye başladı. Herkes çok korkuyordu ama pes etmeyi de düşünmüyorlardı.
Victor ayağa kalktı ve görünmeyecek şekilde perdeyi aralayıp aşağıya baktı.
Ve ağızından şunlar döküldü.-İşte başlıyoruz.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Şeytanın Elçisi
Mystery / ThrillerSıradan bir hayat süren liseli öğrenciler, okul bodrumunda yaşanan gizli olayları öğrenir ve hayatları alt üst olur...