Medya: Leo
Ertesi gün Victor'un bedenindeki Lucifer evin odalarını incelemeye başladı.
Onu bulmalıydı.
Şeytanın hançerini bulmalıydı.
Bu gücünü göstermesi ve tekrar saygı ile anılmasına yardımcı olacaktı.
Şeytanın hançerinin bir grup öğrencinin eline geçmesi Lucifer'ın itibarını zedelemişti.
Tek tek odaları inceliyordu ve yatakların,kapıların,tahtaların,parkelerin,dolapların,çekmecelerin altını üstüne getiriyordu.
En sonunda umutsuzca salona indi.
Bu sırada evdeki geri kalan herkes uyanıp salona indi.
Bu sırada Betsy bir şey fark etti.Üst katta parkeler çıkarılmıştı bir kaç tanesi yerinde değil yanında duruyordu.
Betsy durup düşündü.
"Parkeler kaldırılmış, bunu neden evden birisi yapsın ki?"
Daha sonra yerinden kalktı, buna çok aldırış etmedi çünkü ev biraz eski olduğu için bunun gerçekleşebileceği fikrine kapılmıştı.
Daha sonra O da herkesin arkasından aşağıya indi.
Kahvaltıda kimseden ses çıkmıyordu.
Victor etrafını koklayıp duruyordu ve Betsy bunu saçma bulup konuştu.
-Victor, bir sorun mu var?Bir koku mu aldın?
Victor durdu ve bir cevap aradı.
-Hayır... şey
Düşünüyordu
-Eee hayır B...
Betsy konuştu
-Betsy?
Victor
- Heh evet Betsy.
Masadaki herkes bu garipliği fark etmişti.
Betsy iyice şüphelenmeye başladı.
"Saçma bir özgüven, kaldırılmış parkeler, ve arada görünüp kaybolan o korkunç kırmızı gözler."
Betsy daha sonra masadan kalkıp Eleanor'a sadece onun anlayacağı şekilde bir işaret yaptı.
Eleanor bunu hemen anladı ve masadan kalkıp Betsy'nin arkasından yürüdü.
Betsy Eleanor'a gördüklerini ve Victor hakkındaki görüşlerini anlattı.
Betsy anlatırken Eleanor yüzünü buruşturmaya başlamıştı bile.
Betsy'nin son sözünü söylemesine müsaade vermeyip araya girdi.
Eleanor
- Bir saniye bir saniye. Şimdi sen ne demeye çalışıyorsun?
Betsy
- Diyorum ki Elenaor Victor Victor'a benzemiyor. Bana bu saçma hareketlerini senin de fark etmediğini söyleme. Bir de erkek arkadaşın olacak.
Eleanor durdu ve parçaları birleştirmeye çalıştı.
O da şüphelenmişti ama Betsy'ye şunları söyledi :
-Ah, Betsy paranoya yapıyorsun.
Betsy sinirlenmeye başladı.
- Sen bile bana inanmıyorsan Eleanor diyecek başka söz yok.
O günün akşamında Betsy sadece Leo'ya haber verip evden çıktı.
Leo onu bu saatte yanlız gönderemeyeceğini söyleyip onunla beraber gitti.
Betsy :
- Gelmek zorunda değilsin Leo kendim halledebilirim.
Leo cevap verdi.
- Saçmalama Bayan Walker'la...
Duraksadı Ve devam etti.
- O kadına bayan demekten utanıyorum. Margaret Walker'la tek başına baş edemezsin.
Betsy derin bir nefes aldı.
"Eleanor bana inanmadı."
Leo sordu.
-Hangi konuda?
Betsy yanıtladı.
-Victor'un davranışları konusunda sen de fark ettin değil mi?
O normal değil.
Leo kafasını salladı.
-Kesinlikle katılıyorum.
Okula gelmişlerdi.
Hemen müdürün odasına girdiler.
Bu sırada evde durumlar şu şekildeydi.
Victor herkesi hipnoz etmişti, yanında da Adrian duruyordu.
- Evet bakalım ilk kimi öldürsem acaba.
Ardından her bir ağızdan "Beni efendim" diye ses duyuldu.
Onlara bunu Lucifer söylettiriyordu.
- Tamam, tamam hepiniz öleceksiniz merak etmeyin.
Bunu söyledikten sonra bir kahka atıp Adrian'a baktı.
- Bana hançeri getirdiğin için sağol Adrian. Bu arada şu Betsy midir nedir onunla yanındaki ahmak nerede?
Adrian yutkunup cevap verdi.
"Konuşmalarını duydum efendim hançeri okuldan almaya gittiler."
Lucifer güldü.
-Pek başarılı olacakları söylenemez.Bu arada Bayan Walker'ı buraya çağır.Hizmetkârlar da gelsin.Bu sırada okulda
Leo hemen duvardaki çatlağı açtı ve içinden hançeri çıkardı.
-Betsy iyi ki diğerlerine buraya koyduğumuzu söylememişiz.
Baksana parkenin altından sahte hançeri biri yürütmüş.
Betsy
- Bunun arkadaşlarımızdan biri olduğunu düşünmüyorum Leo.
Bu işte bir iş var hiçbiri bize ihanet etmezdi.
Leo güldü.
- Hiçbiri? Sence Adrian da etmez miydi?
Betsy durdu ve onu hiç düşünmediğini fark etti.
"Sence bize ihanet eden Adrian mı?"
Leo
-Kesinlikle.
Betsy ayağa kalktı.
- Ben ona güvenmiştim. Gerçekten çok pişman görünüyordu.
Leo cevap verdi.
- Demek ki kendisi melek yüzlü bir şeytan.
Herneyse hadi gidelim.Beraber eve geldiler ve kapının açık olduğunu fark ettiler.
İçeriden çığlıklar geliyordu.
Leo ve Betsy birbirine baktı.
Leo
- Ne oluyor lan?!
Betsy cevap verdi.
-Buradalar.Betsy ve Leo fark ettirmeden bahçeye girdiler. Eve arka kapıdan girmeye karar verdiler ve yavaşça oraya gittiler.
Leo elinde hançeri sımsıkı tutuyordu.
Betsy de Leo'nun elini sımsıkı tutuyordu. Bu sırada arka kapı açıldı.
Betsy ve Leo hemen çalıların arkasına saklandılar.
Hizmetkârlardan biri Eleanor'u ayağından sürüklüyordu.
Bahçeye attı ve tam arkasını döndüğünde sırtına bir hançer saplandı.
Hizmetkâr bir haber bile veremeden sessizce öldü.
Leo hançeri hizmetkârın sırtından çıkarıp Eleanor'u kendine getirmeye çalışan Betsy'nin yanına gitti.
- Betsy durumu nasıl?
Betsy bilmiyormuşçasına kafasını salladı ve yüzünü ekşitti.
Betsy
- Bilmiyorum Leo, nefes alıyor ama hiç bir tepki vermiyor gözleri fal taşı gibi açılmış.
Bu sırada Leo'nun aklına bir şey geldi.
Leo
- Hatırlıyor musun yemekte Adrian bize Şeytanın uyguladığı hipnozdan bahsetmişti.
Aynı Elenaor'un şuan gözüktüğü hâli gibi betimlemişti.
Bana kalırsa kesinlike hipnoz edilmiş.
Ayrıca Adrian yalan söylemiş de olabilir ama verdiği bilgilerin hepsi doğru.
Betsy başıyla onayladı.
-Yanlış hatırlamıyorsam başka birinin kanı ile düzeliyordu.
Leo sessizce "Evet" dedi ve şeytanın hançeri ile kolunda bir yara açtı.
Betsy
- Leo ne yapıyorsun?!
Leo
- Arkadaşımızı kurtarıyorum.
Leo açtığı yaradan akan kanı diğer eliyle alıp Eleanor'un alnına burnuna ve çenesine bulaştırdı.
Daha sonra Eleanor'un gözleri kapandı ve tekrar normal bir biçimde açıldı.
Kendine gelip Betsy ve Leo'yu fark eder etmez hemen hızlı hızlı konuşmaya başladı.
"Betsy,Leo Victor'un içine şeytan girmiş.Herkese işkence ediyorlar.
Adrian bize ihanet etti.Okula gidip Şeytanın hançerini almış."
Bunu duyduktan sonra Betsy ve Leo birbirine baktı.
Leo
- Sana demiştim Adrian'ın işi diye.
Eleanor hançere baktı.
"E siz nasıl? Bu hançerse o ne? Ama o hançer değil miydi?"
Betsy
- Sonra anlatırım yürü hadi.
Içeriye girdiler.
Elenaor kimin nerede işkence gördüğünü anlatıyordu.
Mutfakta bir hizmetkâr vardı.
Anlaşılan Lucifer her yere hizmetkâr koymuştu.
Leo siz bekleyin işareti yaptı ve eğilerek yürümeye başladı.
Hizmetkârın tam arkasında ayağa kalktı ve kafasını tutup boynunu kesti.
Ardından sessizce Elenaor ve Betsy ellerine en keskin bıçakları aldılar.
Yukarıdan acıyla dolu sesler geliyordu.
Bu herkesi ürkütmüştü.
Daha sonra Eleanor Betsy ve Leo
Salondaki Hizmetkârı gördü.
Eleanor elindeki bıçağı hizmetkârın tam kafasına fırlattı.
Bu çocuk geçen yıl fizik dersinde hep Eleanor'a notlar gönderen çocuktu.
Eleanor gidip bıçağı çıkardı ve merdivenlerden çıkmaya başladılar.
Üst kattaki hizmetkârı da Betsy hemen halletti.
Şimdi sıra zorlu bölüme gelmişti.
Eleanor kimin hangi odada işkence gördüğünü söyledi.
Bu sırada Betsy'nin aklına bir fikir geldi.
-Eğer odalara tek tek girersek herkesin canını tehlikeye atmış oluruz.
Bizim evde olmadığımızı ve geri geleceğimizi düşündükleri için her yere hizmetkâr koymuşlar ve Eleanor'un yanımızda olduğunu, şeytanın hançerinin bizde olduğunu bilmiyorlar.
Eleanor bu katta bir yere saklansın.
Biz de salona inip bağıralım lütfen arkadaşlarımıza zarar vermeyin diye.
Bu sırada Eleanor da hepsini serbest bırakır.
Ve biz de şeytanın elçisini öldürürüz.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Şeytanın Elçisi
Mystery / ThrillerSıradan bir hayat süren liseli öğrenciler, okul bodrumunda yaşanan gizli olayları öğrenir ve hayatları alt üst olur...