Gözümü açtığımda bir koltukta bağlı yatıyordum. Çevreye bakındığımda odada yalnızdım.
Arkamı dönüp yatmaya devam ettim. İçeri Selim girince "Bir dahaki sefere bıçakla kalbine falan hedef alacağım. " dedim.
"Emrah seni bırakıp gitti. Ne yapacaksın?" diye sordu.
"Bekleyeceğim." dedim.
"Benimle bekle. Emrah gitti işte. Ben varım. Hem ben onun gibi gitmem." dedi.
"O da senin gibi kafama vurup kaçırmıyordu." dedim.
"Gel desem gelmezdin be." dedi ve elini yanağıma getirdi.
Yanağımı okşarken "O elini götüne sokarım. Ortalıkta sürahi gibi dolaşırsın. Kim boşaltır, kim doldurur anlamazsın." dedim sinirle.
"Bunu yapma bana. Anla çok seviyorum." dedi.
"Seviyorsan da adam gibi gel, söyle. Kaçırmak falan işe yaramaz." dedim.
"Bir haftadır yanına gelmeye çalışıyorum ama o arkadaşın her seferinde beni yarı yoldan döndürdü!" diye bağırdı.
"Selim artık beni çöz. Elinde tutacaksan da saplantılı bir piç olarak değil. Düşmanım olarak tut." dedim.
"Beni gerçekten saplantılı bir piç olarak mı görüyorsun?" diye sordu. Sesi üzgün çıkmıştı. Şimdi buna nasıl cevap verilir ki?
Çenemden sertçe tuttu ve yüzümü kendine çevirdi.
"Cevap ver lan! Beni saplantılı bir piç olarak mı görüyorsun!" diye bağırdı.
"Evet! Seni öyle görüyorum! Akıl sağlığının da yerinde olmadığının farkındayım! Bir anda ruh halin değişiyor!" diye bağırdı.
Yüzüme sert bir tokat attı ve "Çünkü o şerefsiz çok düzgün! Aşık olduğun herifin sana ne yaptığını gör!" diye bağırdı.
"Ben aşık olduğum herif yüzünden değil, ona olan aşkımdan dolayı zarar görüyorum. Asıl sen bana zarar veriyorsun. Seninki sevgi falan değil, takıntı!" diye bağırdım.
"O zaman daha fazla zarar gör." dedi ve kemerini çıkardı. "Selim benden uzak dur! " diye bağırdım.
Yine de yaklaşırken uzaklaşmaya çalıştım. Bağlı olmam her şeyi zorlaştırıyordu. Zaten bu son fırsatımdı. Son fırsatını değerlendirememiştim...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mafya Sahası
Chick-LitTesadüfen girdikleri futbol sahasının seyirci koltuklarının arasında aşkı bulan ana karakterimizin bazı sırları varken sevdiğine nasıl ulaşır?
