Twenty-Six

1.1K 51 60
                                        

Pratiklerimizin altıncı günüydü ve konsere az kalmıştı bu da beni sevindirmişti. Aynı zamanda üzmüştü beni, ailem Türkiye'ye geri dönmüşlerdi. Doğal olarak haklılardı, babamın işi, Venüs'ün okulu, annem de evini özlemişti. Sanki evini çok seviyordu da her gün dışarıda maşallah.

Pratiğimizi yaparken hoseok ayağını burktuğunda hepimiz yanına gitmiştik. Korku ve endişe ile hosekun yanına çömelip ayağına baktığımda elini ayak bileğine tutuyordu. "Hobi hyung iyi misin?" jiminin endişe ile konuştuğunda hoseok gülümsemeye çalışsa bile becerememişti.

"Hastaneye gitmemiz gerek hyung" dediğimde hoseok kafasını iki yana sallamıştı. Ayağı daha kötü olabilirdi. "Ayağın şişerse? Kızarırsa? Morarırsa? O zaman ne yapacaksın?" Jin'in dediği ile hepimiz onaylamıştık. Haklıydık, umudumuzun canı yanıyordu ve bu bizim de canımızı sıkıyordu.

"İyiyim ben cidden. Hadi devam edel-ah!" ayağa kalkmaya çalışırken bileği acıdığı için acıyla inlemiş ve geri oturmuştu. Umutsuz ile bakarken başka seçeneğimiz yoktu malesef. "Hyung başka seçeneğimiz yok. Ayağın daha kötü olabilir o yüzden hastaneye gitmek daha iyisi" dediğimde onayladıklarında hoseok hepimize bakıyordu.

"Üzgünüm Yoona ama gitmem. Orada boş yere telaş yapılacak, hayranlarımız korkacak gerek yok"

***

"Hyung ne demiştin? Gerek yok mu?"

Dediğim ile bana ters bakış attığında gülmemek için zor duruyordum. Doktor hosekun bileğine pansuman edip kremler sürüp sargıya sarmıştı. "Sadece hafif bir burkulma, bir kaç günlüğüne sargılı kalsın haftaya bana tekrar gelin Bay Jung" doktor konuştuğunda hepimiz onaylarken hoseok onaylamamıştı.

"Ne? Haftaya mı? İyi de haftaya konserimiz var ve bizim provalarımız daha bittmedi"

"İyileşmen için hyung. Yoksa bizde istemeyiz değil mi? Bay PD'ye söyleriz o da gerekli açıklamalar yapar" Jungkook hoseok hyunga kısa ama inandırıcı açıklama yaptığında sonunda kabul etmişti.

Eh, etmese bile etmek zorundaydı. Onun sağlığı söz konusuydu. Doktor geçmiş olsun dedikten sonra gittiğinde jungkook hosekun koluna girip yavaşça yürümesini sağlamıştı. Taehyung da çaktırmadan yanımda yürüyordu aynı zamanda eli elime değdiriyordu. Ona yandan baktığımda gülmemeye çalışıyordu.

Gözlerim ile onu yerken bu dışarıdan bakıldığı sırada nasıl gözüküyorum bilmiyorum, dışarıya çıktığımız da arabanın yanına gittiğimiz sırada korumalardan biri hoseokun kapısını açtığında jungkook hoseoku oturturup sonra jungkook da yanına oturdu. Diğer korumalar bizim kapıları açıp bizde arabaya bindiğimizde şoför arabayı sürmeye başlamıştı.

"İki hafta ne yapacağım ben dans etmeden?" jungkook hemen boğazını temizleyip hoseoka sırnaştığı sırada hoseok yandan bakıyordu, gülmemek için pembe dudaklarımı dişliyordum ve eminim birazdan kahkahamı patlatma ihtimalim yüksek.

"Ben varım, hani kaslı ama bebeksi bir sevgilin var ya?" jungkook seokjin ile çok takıldığı için egosu böyle tavan diye düşünmemekten kendimi ala koyamıyorum. "Neredr kas? Göremiyorum ben"

"Sevişirken hep oraları yalıyorsun ya?" jungkookun dediği son cümle ile gözlerim sonuna kadar açıldı. Namjoon hemen öksürüp araya girdiğinde ben hala şokun etkisinde kalmıştım, sevişirken yalıyor muydu?

Tamam bende Taehyung üzerinde deniyeceğim.

"Jungkook ayıp değil mi lan. Kız var salak tavşan, beyinsiz tavşan!"

~BTS 8.Üye~Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin