16.Bölüm

7.4K 512 63
                                        


Bölüm Şarkısı:  Mikky Ekko - Time

    Liberty'e  ulaşmamıza çok az kalmıştı ve biz neredeyse hiç konuşmamıştık.5 dakika sonra evin yakınlarına geldiğimizde sokakta ki insanların sayısı artmaya başlamıştı. Bu durum nedensizce gerileme sebep oldu.

''Çok garip değil mi?''

''Neden?'' Sabah ki kavgamızı unutmamıştım ve bir anda ona karşı yumuşayamazdım. Parmaklarımla direksiyon da ritim tutmaya başladım.

''Baksana eve yaklaştıkça insan sayısı artıyor. Tabi insanlarsa.'' Başımı saniyelik ona çevirip tekrar yola odaklandım.

''Ne demek istiyorsun?'' Kafamı karıştırmıştı.

''Koklasana.''

  Camı açıp kokuya odaklandım. Gerçekten ne insan, ne kurt ne de vampir gibi kokmuyorlardı. ''Bunlar bizden değiller Nick.''

''Fark ettim. Bir şeyler oluyor.'' Evin önüne geldiğimizde kapıdaki kalabalık kesinlikle dikkat çekiyordu. Arabayı biraz geride bırakıp hemen park ettim.'' İnip bakalım Nick.'' deyip kapıyı hızla açtım.

  Ben yürümeye başlamışken Nick de çoktan sol tarafımdaki yerini almıştı. Bizim geldiğimizi görenler yolda ikiye ayrılıp geçmemiz için yol vermeye başladılar. Önünden geçtiğimiz herkes başını hafifçe aşağıya eğip selam veriyordu. Nick’e baktığım da o da en az benim kadar şaşırmış görünüyordu.

  Kapıya geldiğimizde Alex etrafta görünmüyordu. Kalabalık azalmak yerine daha da artamaya devam ediyordu.

 Zile basıp Marry’nin kapıyı açmasını beklemeye başladık. İki saniye geçmeden kapı büyük bir hızla açıldı. Ne olduğunu anlamadan iki kol tarafından içeriye çekildik. Biz içeriye girince kapı arkamızdan kapandı. Max kapıya kafasını yaslamış sırtı bize dönük bir şekilde duruyordu. Ne olduğunu hemen öğrenmem gerekiyordu.

 ‘’ Max orada duracağına hemen ne olduğunu anlatmaya başlamak iste misin?’’deyip ellerimi belimin iki yanına yerleştirdim.

 Sonunda yüzünü bize dönüp birkaç adımda yanımıza geldi. Gizli bir şey söyleyecekmiş gibi başını bize doğru biraz eğdi. ‘’ İlk olarak Alex geldi.’’

 Gözlerimi devirdim. Tam ama dışarıda yok diyecekken arkadan bir ses geldi.’’ Evet geldim.’’

  Alex’in sesi kaskatı kesilmeme neden oldu. Uzun süre sonra ilk defa sesini duyuyordum. Sinirim ve ona olan özlemim birbiriyle çoktan savaşmaya başlamıştı. Arkamı daha dönmemiştim ve Nick’in benden önce davranıp ona baktığını hissediyordum. Ona bir şey hissettirmeden bu işten sıyrılmam gerekiyordu.

 Yavaşça arkamı döndüm. ‘’ Hoş geldin diyemeyeceğim neden bir şey var gibi kapıyı yumruklayıp beni buraya kadar yordun?’’ deyip öne doğru bir adım attım. Karşımda olmasına rağmen gözlerine bakmaya korkuyordum ama bakmazsam ondan korktuğumu sanacaktı. Ben korkmazdım daha çok savaşandım. Gözlerimi ekstra yavaşlıkta gözleriyle buluşturdum.

 O da benim gibi öne doğru bir adım atmıştı. ‘’ Senin burada olmadığını bilmiyordum. Kusura bakma.’’ Kaşlarımı kaldırıp gözlerimi kıstım.

 ‘’Ne zaman bu kadar samimi olduk da benimle sen diye konuşma cüretini gösteriyorsun.’’ Bu sefer onunda gözleri kısılmıştı.

 ‘’ Bir şeyler oldu biliyorum. Benden sakladığınız bir şeyler var. Yoksa seni rüyamda görmezdim. ‘’

 ‘’Ne saçmalıyorsun?’’

 ‘’Seni rüyamda gördüm. Ormandaydık.’’ Gözlerim dolmaya başlamıştı. O da mı benim gördüğüm rüyayı görmüştü?

KIRIK BEYAZ  2Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin