Ne kadar uyumaya çalışsam da bir türlü başaramamıştım. İçimde kötü bir his vardı. Uyandığımdan bu yana içimden bir ses sürekli bir şeyler olacak diyordu.
Alex'i uyandırmamaya çalışarak bacaklarımı yataktan aşağı sarkıttım. Acaba Nick nasıl olmuştu? İçimden bir ses ona bakmam gerektiğini söylüyordu. Bu sefer o sesi dinleyecektim. Yataktan kalkıp odanın kapısını yavaşça açtım.
Karanlık koridordan geçerken çoktan Nick'in odasına gelmiştim. Sadece nasıl diye bakacaktım başka bir amacım yoktu. Kapısını onu uyandırmamak için yavaşça açtım. Başımı içeriye uzattığımda Nick'in yatağında görememiştim. Belki de gözlerim karanlığa alışmıştı. Ahh hayır kim kandırıyordum ki gayet iyi görüyordum. Sakin kalmaya çalışarak odaya tamamen girdim. Gerçekten içeride yoktu. Yatağı dağınıktı belki de lavaboya gitmişti.
Odasının içindeki lavaboya baktığımda orada da yoktu. Acıkıp mutfağa inmiş olabilir miydi? Belki de ayılmış televizyon izliyordu. Ama televizyon izlese sesini duymaz mıydım? Ayaklarım benden izinsiz merdivenleri inmeye başlamışken hızımı artırıp mutfağa girdim.
Neredeyse evin her yerini aramıştım sadece herkesin kendine özel odası kalmıştı. Nick hiçbir yerde yoktu. Avlanmaya çıkmış olabilir mi ihtimali kafam da dolaşırken gözüm saate takıldı. Saat beşi geçmişti. Güneş neredeyse doğmak üzereydi ve büyük ihtimalle Nick o halde avlanmaya çıkmazdı.
Gece acıksa bile zaten evde kan doluydu. Son kez odasına çıkıp bakmaya karar verdim. Belki de onu gözümden kaçırmıştım. Bu düşünceyle elimle alnına vurdum. Nesne miydi bu? Koskoca adamı nasıl gözümden kaçırabilirdim ki?
Merdivenlerden çıkıp Nick'in odasına tekrar girdiğimde ışığı açıp penceresinden dışarıya bakmaya başladım. Belki bahçeye çıkmıştı. Tam geri dönüp bahçeye çıkacakken bacağımı Nick'in masasına çarptım. Kesinlikle sakarlıkta bir numaraydım. Ben masaya çarpınca yere bir kâğıt düştü.
Kâğıdı alıp masaya koyarken kâğıdın üzerindeki yazı dikkatimi çekti.
''Angel'e''
Bu kâğıt bana mıydı? Üzerinde ismim yazılı olan kâğıdı elime alıp Nick'in yatağına oturdum. Bana ait bir şeyse neden Nick'in odasında duruyordu ki?
Dörde katlanmış beyaz kâğıdı yavaşça açıp inceledim. İnce ve güzel bir el yazısıyla yazılmıştı. Üzerinde benim adım yazdığına göre Nick okumama kızmazdı sanırım. Kâğıdı incelemeyi bırakıp okunmaya başladım.
Meleğim...
Sen bunu okurken ben çok uzaklarda olacağım gibi saçma bir cümle kurmayacağım. Aslında nasıl başlamam gerektiğini bile bilmiyorum. En iyisi konuya direk başlamak. Angel.... Ben gidiyorum. Kendimi daha iyi hissedebileceğim bir yere gidiyorum.
Okulun ilk günü bana çarptığını sandığında aslında sana çarpan bendim. Seni okuldan nefret ettirmeye çalışıyordum. İlk başta düşündüğüm tek şey senin melez olmaman ve ablamın yaşamasaydı. Bu yüzden Tyler seni ısırdığında kaçırdım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KIRIK BEYAZ 2
VampirÖlümsüz hayatların kalıcı izlerini taşır Eğer her şeyi değiştirebilseydik gerçekten harikayı yakalar mıydık? Kusursuz olur muydu hayatlarımız? Bu onun hayatı peki kontrol onun elinde mi? Seçim yapabilecek mi? Angel adının hakkını veren kız. O san...
