Bu bölüm önceden tanıdığımız biri bizi bekliyor. Okumadan düşünün bakalım kim olabilir ;)
3 Ay Sonra Nick
Elimi cebime sokup çalan telefonumu açtım. Bacaklarımı önümdeki sehpaya uzatıp sırtımı koltuğa yasladım.
''Alo Nick.'' Arayan Dylan'dı.
''Bugün neler yaptı?'' Uzatmayı sevmiyordum.
''Birini öldürdü ama aslında öldürmedi.''
Bacaklarımı sehpadan indirip yere bastım. ''O ne demek lan? Düzgün konuşsana.''
''Gece dışarıya çıktı biraz dolaştı. Sonra Güneş'in doğmasına yakın bir kızı ısırdı. Uzun süredir olduğu gibi Alex gelip Angel'i uyardı kavga ettiler falan. Buralar aynı o yüzden geçiyorum. Angel bir çatıya çıkıp Güneşin doğuşunu izledi. Garip ama kendi kendine konuşup durdu.''
Sırtımı yasladığım yerden ayırıp oturduğum koltukta dikleştim.'' Ne söylediğini duydun mu?''
''Hayır beni fark etmesin diye uzaktan izliyorum söylediğin gibi. Duyamadım anlayacağın.''
''Tamam devam et.''
''Ne oldu bilmiyorum ama Güneş doğduktan sonra koşup kızı ısırdığı yere geldi ve kanından verdi. Kızı uyandırmaya çalıştı. İşe yaramamış olacak ki pes edip gidiyordu. Sonra bir şey oldu arkasını dönüp denemeye devam etti.''
Pes etmemişti işte. Bensiz de devam edebileceğini bilmiyor muydum zaten? ''Kız uyandı mı?''
''Evet. Angel kızın yanından ayrıldıktan sonra ısırdığı kızın yanına gidip nabzına baktım. Atıyordu. Kızı bırakıp Angel'i takip etmeye devam ettim ama başka bir yere uğramadan eve gitti.''
''Anladım Dylan. Şimdi evde mi?''
''Evet.''
''İzlemeye devam et. Bir şey olursa bana haber ver. Sakın gözünü ondan ayırma.''
''Merak etme. O iş bende.''
Telefonu kapatıp koltuğun yanına attım. Başımı ellerimin arasına alıp gözlerimi kapattım. Merdivenden gelen topuklu ayakkabı sesiyle kulaklarımı tıkamamak için kendimi zor tuttum. Bu kız evin içinde niye topuklu ayakkabı giymek zorundaydı ki? Yanımdaki yerin çöktüğünü hissettiğimde başımı ona çevirdim.
Dudaklarını büzmüş kızıl saçlarını sağ tarafında toplamıştı. Dudaklarındaki belirgin kırmızı ruju onu olduğundan daha olgun gösteriyordu.
''Aşkım kiminle konuştun?''
Gözlerimi devirip önüme döndüm. ''Önemli biri değil.''
''Sen öyle diyorsan öyledir.'' Elini çeneme koyup başımı tekrar kendine çevirdi. ''Ne oldu bilmiyorum ama ben yanındayım aşkım. Sakın üzülme.''
Üzülme demesi gerçekten kolaydı. Sonuçta üzülen o değil bendim. Zorla gülümsemeye çalışmıştım ama ne kadar başarılı olduğum merak konusuydu.
Elini çenemden çekip ayağa kalktı. ''Şimdi ben kendime bir kahve alacağım sen de ister misin?''
''Olur.'' O gülümseyerek yanımdan ayrılırken bir kez daha burada ne işim olduğunu düşündüm. Angel şu halimi görse bana acırdı herhalde.
Alex'in eski sevgilisiyle aynı evde kalıyordum, o da yetmezmiş gibi birde sevgiliydik. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama her şey buraya geldiğim hafta başlamıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KIRIK BEYAZ 2
VampirosÖlümsüz hayatların kalıcı izlerini taşır Eğer her şeyi değiştirebilseydik gerçekten harikayı yakalar mıydık? Kusursuz olur muydu hayatlarımız? Bu onun hayatı peki kontrol onun elinde mi? Seçim yapabilecek mi? Angel adının hakkını veren kız. O san...
