37.Bölüm

3.8K 344 35
                                        

Bu bölümü tekrar yazmak zorunda kaldım. Yazdığım bölüm silinmiş ve nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Neyse olan oldu. Kısmet değilmiş. Umarım beğenirsiniz.




Mavi elbisemi son kez elimle düzeltip arabanın kapısını kapattım. Bir daha gelmem dediğim bu yere kendi isteğimle yine gelmiştim. Önümdeki bu ihtişamlı evi izlemeye başlarken kokumu almasını bekliyordum. Kendimi ayak seslerine odakladım. Çok geçmeden merdivenlerden gelen seslerle kapının önüne koşup başımı öne eğdim. Hemen kokumu almış olmalıydı. Derin bir nefes verip başımı kaldırdım.





Kapının açılmasıyla onunla burun buruna gelmiştim. ''Ne yapıyorsun burada?'' diye sorduğunda başımı öne eğip parmaklarımla oynamaya başladım.




''Angel konuşacak mısın?'' diye soran sese karşılık başımı aşağı yukarı salladım.





''Seni özledim. Her şey için özür dilerim.'' deyip onun konuşmasına fırsat vermeden kollarımı boynuna sardım.





''Özür dilerim. Affet beni.'' diye özürlerimi arka arkaya sıralarken O şaşkınlıktan olsa gerek bana sarılmamıştı bile.





Kendimi geri çekip parmaklarımla oynamaya başladım. ''Sarılmayacak kadar mı çok kırıldın bana?'' dediğimde önümdeki kollar tarafından çekildim. İlk başta yaptığım gibi parmaklarımın ucunda hafifçe yükselip kollarımı boynuna daha rahat sardım.





''Affedecek bir şey yok ki. Uzun zamandır bana geri dönmeni bekliyordum ama gelmezsin sanıyordum.' Kulağıma fısıldanan bu cümleyle yüzüm düşmüştü.





Kollarımı yavaşça geri çekip onunda beni bırakmasını bekledim. ''Döndüm işte, ait olduğum yerde, senin yanındayım. Ama-'' deyip duraksadım





Kaşları hafif çatılmıştı. ''Benim yanımdasın ama? Ama ne Angel?''





''Ama o kız ne olacak?'' Stresle alt dudağımı ısırmaya başladım.






''Onunla aramda bir şey yok. Ben hep seni sevdim. O sadece arkadaşım. Hatta senin bana gelmene bile O yardım etti.''





Son sözüyle kaşlarım kendiliğinden çatılırken kendimi toparlayıp gülümsemeye çalıştım. ''Arkadaş olmanıza sevindim ama son cümleni anlamadım.''





''Boşver öylesine söyledim.'' Gözlerinden geçen parıltılarda yanımda sallanan ellerimi elleri arasına hapsetti. ''Hiç bu kadar ayrı kalmamıştık.''





''Biliyorum.''diye mırıldandım.





''Peki sadece özür dilemek için mi geldin?'' diye sordu.





''Bilmiyorum.'' deyip omuzlarımı bir kere aşağı yukarı oynattım.





''Nasıl yani?'' Kaşları anlamsız bir biçimde komik duruyordu.





''Bir ses vardı içimde yanlış olduğunu söyleyen, beni sana doğru çeken. Bende hiç düşünmeden geldim işte.''




''İyi ki o sesi dinlemişsin. Sanırım ona bir teşekkür borcum var.''dediğinde tek elimi elinden kurtarıp omzuna hafif bir yumruk attım.



KIRIK BEYAZ  2Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin