♥Bölüm Şarkısı:Zerrin Özer –Her şey Seninle Güzel ♥
Eve gelince babamı etki altına alıp biraz uyumasını sağlamıştım. Hali o kadar kötü görünüyordu ki kendi acımı unutup tüm ilgimi ona yöneltmiştim. Belki de artık babamın yanında kalmalıydım, onu da kaybedemezdim.
Mikrodalga fırının sesini duyunca koyduğum sandviçin ısındığını anladım. Burada ve bu halde kan bulmam çok zor olduğu için mecburen kurt tarafımı besleyecektim. Sandviçi neden ısıttığımı da bilmiyordum sadece kafamı dağıtmam lazımdı ki buradan bakılınca hayli dağınık görünüyordum.
Sandviçimi yemeği bitirince tabağı alıp bulaşık makinesine yerleştirdim. Dışarıda yağmur başlamıştı. Mutfaktan çıkıp içerideki odaya geçtim. Pencere yaklaşınca yağmurun az öncekinden daha hızlı yağdığını fark ettim. Acaba Nick gitmiş miydi? Şimdiye kadar durmazdı herhalde. Yoksa durur muydu?
Ona kızgın olsam da içim rahat etmeyince en azından arayıp neredesin diye sorabilirim diye düşündüm. Çantamı gelince koyduğum tekli koltuğun üzerinden alıp içini açtım. Telefonumu içinde bulamayınca acaba ceketimin cebinde miydi diye kapının girişindeki kıyafet askısındaki ceketimin ceplerine baktım. Orada da bulamayınca mezarlık da düşmüş olabileceği aklıma geldi. Bu yağmurda kesinlikle bozulmuştu ama en azından içinden kartımı alabilirdim Arabayla gitmeye niyetim yoktu. Ceketimi üzerime geçirip şemsiyelikten siyah büyük olan şemsiyeyi aldım. Anahtarları da ceketimin cebine koyunca dışarıya çıkıp kapıyı arkamdan kapattım.
Koşmadan ama hızlı yürüyerek mezarlığa ulaştığımda annemin mezarının yanına ilerlemeye başladım.Yağmur olsa da vampir kokusu alıyordum.Annemin mezarına yaklaşınca taşın hemen yanında birinin oturduğunu fark ettim.Dizlerini kendine çekmiş ellerini de dizlerinin üstünden dolamış oturuyordu.Vampir kokusu daha da belirginleşmişti.Koşarak mezarın önüne geldiğimde bunun Nick olduğunu anladım.Her yerinden yağmur damları akıyordu.
Şemsiyeyi başının üstüne tutmaya başladım. Artık onun yerine ben ıslanıyordum. Artık ıslanmadığını hissetmiş olmalı ki başını yavaşça kaldırdı. Karşısında beni görünce iki kere gözlerini açıp kapattı. Kısık sesiyle ‘’Angel’’ deyince gülümseyip yanına oturdum. Her yerim çamur olmuştu ama önemsemiyordum.
‘’Islanıyorsun Angel.’’
‘’ Biliyorum ’’Dediğimde şemsiyeyi elimden alıp benim üzerime tutmaya çalıştı.
‘Ben zaten ıslandım. Tut şu şemsiyeyi kendine.’’deyince gülüp ‘’Bende ıslandım’’dedim. O şemsiyi bana doğru tutmaya çalışırken ben de tam aksini ona yapınca şemsiye yan tarafımıza düştü. Şimdi ikimizde tamamen ıslanıyorduk.
‘’Neden yapıyorsun bunu bana ?’’
‘’Neyi neden yapıyorum?’’ Ona ne yaptığımı anlamamıştım. Oturduğumuz yerde kalmaya devam ediyorduk.
‘’Boşver.’’ Deyip ayağa kalktı ve elini bana uzattı. Elini tutunca beni de ayağa kaldırdı. Birbirimize çok yakın duruyorduk. Rahatsız edici derece de yakın ve hala ellerimiz ayrılmamıştı.
Yüzünü incelediğimde onun da beni incelediğini fark ettim. Saçlarından akan sular önce yüzünü ıslatıyor oradan da boynuna doğru bir yol çiziyordu. Onu incelemeyi bırakıp kendime geldim. Ne yapıyordum ben?
‘’Hasta olacaksın Nick!’’
Gülüp elimi bıraktı ve şemsiyeyi düştüğü yerden alıp benim üstüme tutmaya başladı.’’Merak etme ben hasta olmam unuttun mu vampirim. Ama sen olabilirsin. Şu haline baksana hem sırılsıklam oldun.’’
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KIRIK BEYAZ 2
VampireÖlümsüz hayatların kalıcı izlerini taşır Eğer her şeyi değiştirebilseydik gerçekten harikayı yakalar mıydık? Kusursuz olur muydu hayatlarımız? Bu onun hayatı peki kontrol onun elinde mi? Seçim yapabilecek mi? Angel adının hakkını veren kız. O san...
