Parte Octava🦄

192 19 4
                                    

*medyada bulunan şarkı ile okumanızı tavsiye ediyorum*
________________________________

________________________________

"Hawkeye!!"

"Widow!!"

Gözlerim umutla açılırken Tony koşarak yanıma geldi.

"Ormana... koş Widow"

Son kelimeyi büyük bir mutlulukla söylemişti. Son bir umutla Clint'in sesine doğru koşarken arkamızdan silahlar patladı.
Başımı eğdim. Tony elimi daha sıkı tutuyordu.

"Hani kimse yoktu?!"

"Yoktu!" Diye bağırdı kesik kesik.

Ağaçların arasında toprak yolda bir aracın farları yanıyordu. Bir aralıkta Tony'e baktım. Gözlerinde hiç korku yoktu. O da bana baktı ve güç vermek için gülümsedi. Ne olursa olsun hepimiz yaşayacağız! Clint'i görmeden, Steve'e son bir kez sarılmadan ölmeyeceğim.

Toprak yol artık daha yakın görünüyordu. Arabadan uzun boylu biri indi ve elini bize doğru salladı.

"Steve!!" Diye bağırdı Tony yerimizi belli etmek adına.

İçimden tanrıya dualar ediyordum. Tony'nin kolunu bırakıp koşarak Steve'e sarıldım.

"Yaşıyorsun!" Sesim kesik kesik çıkıyordu. Kollarını belime sarıp daha sıkı sarıldı.

"Sen de yaşıyorsun"

"Yiyişmenin zamanı değil çocuklar" dedi Tony arabanın kapısını açarken "sonra söz çokca vaktiniz olacak"

Steve kendini benden uzaklaştırdı ve beni arabaya bindirdi. Clint'i ön koltukta sağ sağlim görünce tekrar tanrıya dualar ettim. Üstelik araba kullanabilecek kadar iyiydi. Arabayı çalıştırdı ve hızla uzaklaşmaya başladık. O an kendime hakim olamayıp ellerimi Clint'in boynuna doladım

"Aptal!! Geberdin sandım"

"Nat hayatım önümü göremiyorum" ellerimi hemen geri çektim ama gülümsemekten kendimi alamıyordum.

Yerimde durmak istemiyordum. Her şeyin yoluna giriyor olması tuhaf hissettiyordu.

"Aslında..." dedi Clint uzatarak "bu bokların hepsi şu arkadaki adam yüzünden oldu"

Tony parmağıyla kendini gösterip gözlerini devirdi

"Ne yapmışım ben yine?"

"Sen Nat'i kızdırmasaydın" beni kızdırmadı "o odalara kapanmazdı ve beni böyle kolay kaçıramazlardı"

"Hayır bu bokların hepsi hırsızlık yaptığın için oldu" dedi Tony ellerini iki yana açarak. Hepimizden onay almak için yüzümüze bakıyordu.
Steve biraz düşündükten sonra başını sallayarak onay verdi.

Ana caddeye çıkmıştık. Hızlı bir şekilde ilerlememize rağmen sanki o toprak yol hiç bitmeyecek gibiydi.

"Ama.." steve düşünceli bir şekilde yola bakarak konuşuyordu "şuan sizce de daha büyük bir sorunumuz yok mu? Yaşadığımız yerleri biliyorlar bizi bulabilirler"

Tony hafifçe öksürüp dikkatimizi ona vermemizi sağladı.

"Şu arkadaki adam" aynadan Clint'e bakıp sırıttı "tabiki onu da düşündü. Bir kaç hafta şehir dışındayız"

Clint ve Tony aynadan birbirlerine bakıp gülüşüyorlardı. Fark ettirmeden Steve'e bakmaya çalıştım ancak o da tam bana bakıyordu. Mahçup bir şekilde gülümsedi.

Romanogers //Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin