3.

327 32 6
                                    

"Off"
Tony elindeki portakal suyunun hepsini pepper'ın yeni aldığı pembe eteğinin üzerine döktü.
Sabah tony'nin yoğun ısrarı üzerine clint ben pepper ve tony kahvaltıya gelmiştik.

"Ayarın yokmu senin ya" sinir, üzüntü karışık bir şekilde tonynin yardım elini itiyordu.
Clint her zaman ki gibi sadece yemeğini yiyor ve dinliyordu. Ben de elimde çatalım ile tonynin gözünü oymaya hazırlanıyordum

"Pep yardım edebilirim dur. İtmesene elimi ya"

"Yardımını istemezsin bence" dedi clint ağzındaki kocaman lokma ile.

"Bana pep deme tony! Bana pep deme"

Kalktı ve lavobaya gitti. Onunla gitmeyi teklif ettim ama kendi halledebileceğini söyledi ve sinirini de alıp kayboldu.
Pepper gidince clint çatalını fırlatıp elini masaya yasladı ve kahkaha atmaya başladı.

"AŞK SANA HIÇ YAKIŞMIYOR TONY"

"Bağırmasana!!"

Aşk mı? Tony ve pepper mı??
Elimi gözüne gözüne tehdit ile salladım

"Pepper ve sen asla olmaz tamam mı? O kızın kalbini kırarsan gebertirim seni"

Yüzünü buruşturdu
"Yakının olan benim be senin benim yanımda olman gerekiyor"

"Tony!! Malımı tanıyorum ben"

Gözlerini devirip daha önce hiç yapmadığı bir şekilde sessiz kaldı. Elleriyle oynuyor arada bir de lavobaya doğru bakıyordu.
Sanırım durum ciddi. Yani 5 dakika falan geçti hala konuşmadı. Pepper da hala gelmedi.

"Ben peppera bakayım siz de hesabı ödeyin gidelim. Zaten kızda kahvaltı yapacak hal kalmadı bence"

Clint tamam derken tony sadece başını salladı.
Beni korkutuyor..

Clint ve ben önde, pepper arkamızda tony de en arkadan yürüyordu.
Başımı çevirip ona baktım.
Öğlen vaktinde güneş iyiden iyiye kızdırmıştı etrafı.
Tony bir eliyle yüzüne barıyer yapmış, diğer eli cebinde yürüyordu.
Biz bunca yıl birbirimize kalkan olduk. Tony çoğu zaman sinir bozucu ve patavatsız olsa bile bize en çok yardım eden oydu. Evsiz kaldığımızda bize ev verdi. Clinti defalarca depresyonundan kurtardı kısacası babasız olan bize baba oldu. Baba olmak için biraz küçük de olsa.

"Clint sence tonynin nesi var"

"Bende sana onu soracaktım. Arkadan arkadan yürüyor ve neredeyse 1 saattir hiç konuşmadı ki bu çok tuhaf bir şey" ellerini iki yana açarak "tuhafdan öte korkunç" dedi.
Sanırım pepper için endişelendi veya ona ağır mı konuştum acaba.
Yok konuşsam bile bu kadar alınmaz.
Yanına gitmeliyim.
Clintin omzuna vurup arkamı döndüm.
Yüzümde alıp verilen bir nefes hissettiğimde tüm dünya yine durmuş gibiydi.
Steve..
Burada ne işi var hiç bilmiyorum ama şuan tam dibimdeydi.
Kendime gelip etrafıma baktığımda tony sırıtarak pepper ve clint ise garipseyerek bakıyordu.
Steve bir iki adım geriledi. Ellerini saçına atarak konuştu

"Selam nat ve diğerleri" elini bize doğru salladı.

Tony kahkaha atarak "diğerleri mi.. saol dostum" dedi. Sesinde alaycı bir tını vardı.

"Biz de eve gidiyorduk. Günümüz mahvoldu da" diye stem etti pepper.
Tony çenesiyle oynayarak koluma çarpıp önden önden yürümeye başladı.
Clint ile birbirimize baktık ve ben koşarak tonye yetiştim.
Elimi omzuna atarak yanağına kocaman bir öpücük kondurdum.

"Evet minik çocuk neyin var bakalım? Küstüm oynamıyorum mu yapıyorsun?"

Elimi ittirdi

"Rahat bırak beni romanoff"

Bunları söyleyen tony mi yoksa bir başkası mı?

"Delirdin mi sen? Sensiz nasıl yaşarım tonyy"

Elimi tekrar omzuna attım ama sert bir şekilde tuttu. Bileğimi sıkıyor hem de benimle göz temasını koruyordu. Normalde onu yere sererim ama hareket bile edemiyordum. Şok içindeydim bu hafta içinde hayatımda kendimden bile çok sevdiğim iki kişi, daha önce hiç olmadıkları birine dönüşüyorlardı.
Biri bana büyü yapmış, herkesi benden uzaklaştırıyormuş gibi hissediyorum.

"T-tony sen--

"Asıl sen romanoff neden herkesin hayatına burnunu sokuyorsun. Zenginim diye benimle arkadaşlık yaptığınızı düşünüyorum. Param için yanımdasınız ve evet ben olmasam yaşayamazsınız"

"Sen ne.."

"Konu sensin natalia alianova insanların seni çok sevdiğini düşünüyorsun. Seni sandığın kadar çok sevmiyorlar. Odak nokta kendin olmak istiyorsun. Sadece ben diyip duruyorsun. Kendini önemli biri sanmaktan vazgeç! Kimse sana mecbur değil! Biz sen olmasan da yaşarız ve biliyor musun romanoff bence clint de seni sandığın kadar sevmiyor! Seni o kadar da fazla sevmiyoruz romanoff hayal dünyandan çık"

Gözümden akan bir damla yaş tonynin eline düştü.
Aynı zamanda hem ağzını gözünü dağıtmak hem de omzuna başımı yaslayıp ağlamak istiyordum.
Ettiği lafların altında kaldığımı hatta üzerimde 1000 tonluk bir binanın düştüğünü hissediyorum.

Ellerimi bıraktı ve hızlı hızlı uzaklaştı.

• Clint

Nat ve tony hararetli bir şeyler konuştular. Başta yanlarına gitmeyi düşündüm ama nat halleder diyerek gitmedim. Steve ve ben orada durmuş onları izliyorduk. Pep de çoktan gitmişti.
Tony uzaklaşınca koşarak nat'in yanına gittim. Omzunu tutup kendime çevirdim ve gördüğüm şey karşısında hayatımın 100. Şokunu yaşadım. Natasha ağlıyor.
Nat ağlıyor.
Omuzlarından tutup kendime çevirdim.
Terden veya gözyaşlarından her neyse ıslanan saçlarını kenara aldım

"Bebeğim iyi misin?"

...

"Nat cevap ver bana!!"

...

"Natasha!!"

Gözbebekleri titredi. Bana baktı. Sadece bakıyordu.

"Clint"

"Söyle güzelim. Konuş ne oldu?"

"B-ben eve gitmek istiyorum"

Omuzlarından tutup göğsüme yasladım. Saçlarını koklayarak sırtını sıvazladım. Tamam ne olduğunu bilmiyorum ama bu kızı en son 11 yıl önce böyle görmüştüm.
Onu sadece eve götüreceğim

Romanogers //Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin