Ellerimi Wandanın yaptığı sıcak kahveye yakın tutuyordum. Tüm vücudum sık sık buz kesiyor gibiydi. O lanetli günün ardından arayabildiğim tek arkadaşım Wandaydı ve 1 haftaya yakın bir süredir benimle kalıyordu. Evet, Clint 1 haftadır yoktu. O günün ardından olaylar söyle gelişti. Tony sinirlenmedi, konuşmadı hatta benimle göz göze gelmemeye özen gösterdi. Clint ise tam tersini yaptı. Bile bile gözlerime baktı. Hemde o ifade ile. Kırılmıştı ve bunu bana göstermekten çekinmiyordu. Tony ortalığı toparlamaya ve Clinti sakinleştirmeye çalışmıştı. Clint ise bir süre Tonyde kalacağını söyleyerek evden gitmişti. O günden beri ikisini de görmemiştim. Sadece 1 kez Tony beni aramıştı. Kendi mutluluğumu düşünüp arkadaşlarımı bencilce bırakmama rağmen o nasıl olduğumu merak edip beni aramıştı.
Bu süre zarfında Steve ile de sadece 1 kez yüz yüze görüştük. Biraz sakin kalmaya ihtiyacım olduğunu söylemiştim o da bana saygı duymuştu. İşte böyle... hayatım son hızla mahvolmaya doğru ilerliyordu."Yeter artık Nat kendine eziyet edip durma" uzanıp elimi tuttu "Çok yakında ikisi de seni anlayacak"
"Ben bile kendimi tam olarak anlayamazken onlar beni nasıl anlayabilir?"
Gözlerim tekrar dolmaya başlıyordu. Bu hayatta isteyeceğim son şey arkadaşlarımdan ayrılmaktı. Ama Steve olmadan bir hayat da düşünemiyordum.
"Sen hep demez miydin onlar beni benden daha iyi tanır diye. Hata yaptıklarının farkına varacaklar"
Hata mı yapıyorlardı?
"Ben ne yapacağım Wanda" sesim o kadar çaresiz çıkmıştı ki ben bile kendim acımıştım.
"Sanırım..." duraksadı ve halime baktı "sanırım bir karar vermen gerekiyor"
Ellerimi yüzüme örttüm. Hala kendimi iğrenç biri olarak hissediyordum. Oysa bir hatam bile yoktu. Kimsenin hatası yoktu ama neden suçlu gibi hissediyordum.
"Steve'i anlıyorum" dedi Wanda kısık sesle "yaşadığımız olayların ardından senden bir saniye bile ayrı kalmak istemiyor. Haklı da. Tüm hayatını seninle geçirmek istiyor. Ona kızamayız. Ama..." bu işin hep bir aması vardı "Ama Tony ve Clint'in ne hissettiğini de çok iyi anlıyorum. Söylediğine göre Steve buradan gitmek istiyor. Başka bir yere taşınıp orada sadece ikinize ait bir yaşam kurmak istiyor" Elimi daha da sıkıp bana gülümsedi "yalnız kalmak korkutucu bir şeydir. Bu durumda Tony ve Clinti de asla suçlayamayız. Tony de Clint de yapayalnız ve senden başka kimseleri yok. Korkuyorlar ve bu çok doğal çünkü seni kaybediyorlar. Ama bu hikayede en suçsuz kişi kim biliyor musun?" Kafamı kaldırıp gözlerine baktım "sensin Natasha. Senin hiçbir suçun yok. Seçim yapmak zorunda bırakıldın ve kimi seçersen seç karşı taraf üzülecek. O yüzden benim sana tavsiyem"
O an gözümü bir kararlılık bürümüştü. Günlerdir cehennem gibi bir hayat yaşıyordum. Hemde hiçbir suçum olmadan. Artık buna bir son verecektim.
"Kimi seçeceğimi biliyorum"
Ayağa kalkarak üst kata, odama koştum. Telefonumu kapıp Tony'nın numarasını tuşladı..
