2.

412 27 0
                                    

"Kış uykusu bile bu kadar sürmüyor"

"Biliyor musun en son başımda böyle öten şeyin kafasını koparmıştım"

Tony'nin gözlerini kocaman açtı. Yatağımın başında elinde kerpeten ile dikiliyordu. Yorganı kafama kadar çektim.

"A-alarmdan bahsediyor dimi?"

"Tabiki alarmdan bahsediyor tony. Nat ciddi olarak artık kalkman gerekiyor"

Her gün bir kaos ile uyanmak zorunda mıyım diye çok sorguluyorum kendimi. Burnuma birbirinden ayrılmış olan yumurtanın kokusu geliyordu.
Yorganımı sakin olmaya yemin ederek açtım.
İkisi de tepemde dikilmiş bana gülümsüyordu.

"Ne?"

Tony ellerini ne ne dercesine açtı

"Hadi ama kızım bana evin anahtarını veren sensin"

"Sen ona evin anahtarını mı verdin"

Tony sempatik bir şekilde clinte gülümsedi.

"Cazibe barton, cazibe" dedi clintin yanağından öpüp aşağı kata indi. Tavadan neredeyse yanmakta olan yumurtaları almaya çalıştığını hissediyordum.

"Bu bana mı yürüyor?"

"O birçok kişiye yürüyor"

Üstü tüllerle kaplı yatağımdan lavobaya gitmek üzere kalktım. Aşağıdan Tonynin ve hiç yabancı olmayan birinin sesi geliyordu. Elimi duvara yaslayarak clinte sordum

"Kiminle konuşuyor o?"

Saçını karıştırdı

"Haa senin haberin yok! Komşumuz geldi. Rogers"

Kafamı salladım. Kahvaltıya mı geldi acaba. Belki de ona kötü davrandığımız için nedenini öğrenmeye geldi olamaz mı?
Kendinle konuşmayı acilen kesmelisin natasha.
Aynadaki yansımama bakarak fısıldadım "steve rogers"

.
.
.

"Masaya oturduğumuzdan beri çocuğu kesiyorsun romanoff"
Kulağıma karşı kıkırdadı tony.

Evet biraz paranoyak olabilirim. Ben ona bakıyorum tamam kabul ama o hiç bakmıyor. Yani bu normal diyebilirsiniz ama çok tuhaf.

"İki dakika benimle gelsene"

Şaşkın şaşkın bana baktı

"Ben mi?"

"Evet tony kimseye belli etmeden gel. Bi bahane uydur"

Kafasını o iş bende dercesine salladı. Korktum. Kesin batıracak.

"Ben lavobaya gidiyorum" diyerek masadan kalktım.
Merdivenleri yavaş yavaş çıktım. Sessiz olmaya özen göstererek merdivenin başına oturdum tony'yi bekledim. Buradan onları net bir şekilde görebiliyor ve duyabiliyorum .
Tony masadan yavaş bir şekilde kalktı. İlk clinte sonra steve'e baktı. Yanında oturan ve çok dikkatli bir şekilde yemeği ile uğraşan clintin omzuna vurdu.

"Ben bir natashaya bakayım belki yarımda ihtiyacı vardır"

Ne?

"Ne" dedi clint. Lanet olsun stark cidden mi?!

"Ne?" diye çıkıştı tony. Bir kez daha dokundu clintin omzuna. Steve ve clint tonye hastalıklıymış gibi bakıyorlardı. Tuhaf tuhaf. "Dostum sindirim sistemi bağırsaklar bunlar zor şeyler"
Tanrım ne saçmalıyor bu şuan.
Steve kafasını sallayarak güldü.
Tony koşarak merdivenlerden çıkıyordu beni görünce yavaşladı.
Tabiki ona onu öldürecek gibi bakmıyordum. NE ALAKASI VAR!
Kolundan tutup odama çektim. Kapıyı kapatıp sırtımı yasladım.

Romanogers //Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin