Clint'in çığlığıyla ön kapıya kadar koştuk. Nefes nefese etrafa bakmaya başladım. Bizimkilerden biraz uzakta kısa saçlı, Clint'e dik dik bakan bir kızı fark ettim. Her şey gayet normal gözüküyor. Wanda önüme geçip kıza gülümseyerek baktı.
"Carol!!"
Adının Carol olduğunu öğrendiğimiz kız da gülümseyerek Wandaya sarıldı.
"Şu çığlık atıp duran aptal senin arkadaşın mı?" dedi gülerek.
Sinirle Clint'e döndüm. Bizi gerçekten çok korkutmuştu ama sanki bu olay hiç yaşanmamış gibi davranıyordu. Elleri belinde gülümseyerek Carol'a bakıyordu. İçeri girdiğimizde Carol yüzünü ekşiterek bize baktı.
Tony kapının eşiğinde ellerini beline koyarak savunmaya başladı
"Ne?! Daha yeni taşındık. Dekorasyonla ilgilenemedik kusura bakma"
Gözlerimi devirip abartmamasını söyledim. Bir kaç dakika sonra hepimiz Carol'u inceliyorduk. Güzel bir kızdı ve sıcakkanlı gözüküyordu. Wandanın arkadaşı olduğuna göre de bize yardım edecek, güvenilir biriydi. Wanda tam karşımıza geçip yere, Carol'un yanına oturdu. Hepimize gülümseyerek bakıyordu.
"Carol benim çok çok eskiden bir tanıdığım. Kendisi uzayın kraliçesidir" Carol'a bakıp güldü. "Kaptan Marvel"
"Takma isimlerle ilerliyorsak bana da Hawkeye demenizi rica edeceğim" Clint ellerini göğsünde birleştirip dik dik Carol'a baktı.
"Yeterince önemli biri olduğunu hiç sanmıyorum" Carol da aynı şekilde ona baktığında Clint atağa geçmek için ağzını açmıştı ki, ayağımla hafif bir şekilde dürttüm. Somurtarak Wandaya döndü.
"Beni bölmemenizi isteyeceğim arkadaşlar" Carol ve Clint'e bakıp devam etti. "görüp görebileceği en güçlü kahramanlardan biri ile karşı karşıyasınız şuan" Carol utanarak başını eğdi "Carol Danvers"
"Güçlü mü? Gayet basit duruyor. Ok atmayı biliyor musun?"
"Bilmiyorum" Carol kaşlarını kaldırıp Clint'e gülümsedi "Ama tüm bedenini 3000 parçaya ayırmam 1 saniyemi alır"
Clint arkasına yaslanıp yutkundu. Yukarlara bakmaya başlayınca Steve gözle görülür bir şekilde kıkırdadı. Tony de kendini zor tutuyor gibi gözüküyordu.
Tony ve Steve'e eğilip "Utandırmayın onu!" diye fısıldadım.
"Yani, evet... Normal bir insan gibi gözüküyor ama değil. Süper insan gücü, dayanıklılığı ve reflekslerinin yanı sıra daha birçok 'kozmik' gücü var Carol'un. Uçma kabiliyeti, kozmik tüm varlıkların farkındalığı, enerji absorbe ederek iyileştirme gücü, foton ışını patlaması yarabilme, enerjiyi her anlamda manipüle edebilme yeteneği. Hatta enerjiyi bir bıçak şekline bile getirip silah olarak kullanabiliyor" Tony ıslık çalarak ellerini göğsünde birleştirdi. Steve büyük bir dikkatle dinliyordu "ve tüm kozmik enerji safsatasından yararlanması sebebiyle uzun süre yeyip içmeden hayatta kalabilme gibi birçok avantaja sahip. Ah tabii ki kendisinin insan olarak sahip olduğu pilotluk ve zekayı saymıyorum bile."
"Peki bu güçlerin bir sınırı var mı? Ya da şöyle sorayım herhangi bir şey ile engellenebiliyor mu?" diye sordu Steve. Çok düşünceli gözüküyordu. Anlaşıldığı üzere bu işe çok önem veriyordu.
"Enerji dediğimiz şey uçsuz bucaksız bir imkan yani bildiğim kadarıyla bir sonu yok" dedi Carol net bir şekilde. Çok hızlı ve net konuşuyordu. Sanki gelmeden önce bunların pratiğini yapıp bir kağıda yazmış gibiydi.
