Décimo Capítulo🦄

187 13 22
                                    

Sabah kahvaltı etmeden çıkmak zorunda kalmıştık. Clint, strange'in yoğun biri olduğunun ve bize zaman ayırmayacağını söyleyip duruyordu. Tony ise bodrumdan getirdiği devasa çantayı bagaja yerleştiriyordu. Tüm hazırlıklar tamamlandığında Clint sürücü koltuğunu, Tony onu yanına, Steve ile ben de arka koltuğa oturmuştuk. New jersey ile Queens arasında 1 saat vardı. Bir an önce gidip bu işi bitirmek istiyordum. Bir yandan da hiç gitmemek. Çünkü biliyorum gidersek çok daha büyük şeyler olacak. Hayal bile edemeyeceğimiz şeyler. Ben bu şeylerin içinde olmak istemiyorum. Bir şeylerle savaşırken dostlarımı kaybetmek istemiyorum.

Yolculuk boyunca bir kaç kez konuşmuştuk. Tony bize güven verirken Steve elimi sıkı sıkı tutuyordu. 

Yaklaşık 50 dakika süren yolculuğumuz sonunda bitmişti. Doctor Strange'in kaldığı malikanenin önündeydik. Clint elini gözüne siper ederek malikaneye baştan aşağı baktı. Üç katlı kocaman bir yerdi.

"Sanctum Sanctorum" dedi Tony malikaneye bakarak "güvenli yer"

"Öylece kapıyı çalıp içeri mi gireceğiz?" Steve bu soruyu Tony'e sormuştu ama Tony cevap vermemeyi tercih etti. Omuz silkti ve kapıya yöneldi. İki kez tıklattıktan sonra beklemeye başladık. 

Kapıyı kısa ve kilolu biri açtı. Üzerinde kırmızı siyah desenleri olan uzun bir elbise vardı.

"Wong?" dedi sorarcasına.

İsminin Wong olduğunu öğrendiğimiz adam başını salladı ve girmemiz için kenara çekildi. Kocaman merdivenlerin hemen sağında olan oturma salonuna götürdü bizi. Tek tek dizildik. Bu sahneyi dışarıdan biri görse bize çok gülerdi. Steve yanımda oturmuş etrafı inceliyordu. Burayı daha önce görmemiştim ama tahmin ettiğim gibi bir yerdi. Taş koruyucusuna layık bir yer.

Doctor strange günlük kıyafetleri ile merdivenlerden indi. Her zaman boynunda olan taş kolyesi yerinde yoktu. Muhtemelen gizlemişti.

"Daha havalı bir görüntü bekliyordum" dedi Steve kulağıma eğilerek "Pantolon ve tshirt çok sıradan değil mi?"

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Daha havalı bir görüntü bekliyordum" dedi Steve kulağıma eğilerek "Pantolon ve tshirt çok sıradan değil mi?"

Hafifçe koluna vurup gülüşümü gizledim. Tony öne bir adım atıp elini Strange'e uzattı. El sıkışıp birbirlerine gülümsediler.

"Sizi bu kadar geç beklemiyordum" 

"Geç mi saat daha 12 olmadı" dedi Clint saatine bakarak

"Zamanı tutamayız Barton bir anda akıp gidebilir" gözü Steve'e kayınca Tony'e döndü "Arkadaşınız yeni galiba?"

"Steve" dedim hemen "Harika biridir. Güvenebilirsin"

Gülümsedi

"Hoş geldin Romanoff uzun zaman oldu. Youtube'a attığın videoları izliyorum"

Clint başını eğmiş eliyle de ağzını tutmuştu. Herkesin bir anda gülmeye başlaması sinirime dokunmuştu açıkcası. Wong bile gülüyordu.

Romanogers //Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin