"Hyung, bir saat dedin ve resmen saatlerce kapının önüne diktin beni!" Taehyung gerçekten gergin ve yorgun görünüyordu.
"Hani gidecektin?" dedi Yoongi de. Bilmiş tavırlarının daha çok can sıkacağını biliyordu ama tutamıyordu da çenesini.
"Ciddi misin sen ya?" diye kükredi birden karşısındaki. "Hoseok meselesini anlayabilirim ama ihmal başka bir olay; sen bizi ihmal ediyorsun hyung."
"Bak, Taehyung, gerçekten çok yorgunum ama bugün hiç olmadığım kadar da iyi hissediyorum. Özür dilerim, lütfen artık bağırmayı bırak." Yarı yalvarır yarı alay eder bir hali vardı Yoongi'nin.
jungh:
selam
Titreyen telefonunu kapıp mesajı okuduktan sonra yüzünde kocaman bir gülümseme ile koltuğa gömüldü. Taehyung bir şeyler söylemeye devam etse de Yoongi o sırada onu duymuyordu.
miniyoon:
selam gün ışığı
jungh:
günden güne daha yaratıcı oluyorsun
yakışıklıya noldu
miniyoon:
birden yetersiz geldi
ben de bende uyandırdığın hissi yazmak istedim
ışıldıyorsun
aydınlatıyorsun
neşe ve enerji veriyorsun
jungh:
vay be
halbuki sadece selam yazmıştım
miniyoon:
keşke mesajını okumak yerine
arkadaşımın sızlanışını dinleseydim
odunsun ODUN
jungh:
her neyse
sana bir şey söylemek istiyorum
onun için yazdım aslında
miniyoon:
evet?
Yoongi'nin heyecandan ve gerginlikten avuçları terliyordu. Hoseok çok sık soru soran, bir şeyleri merak eden biri değildi bu yüzden oldukça gerilmişti. Heyecan ise... Heyecandı işte. Onunla konuşurken her zaman hissettiği, asla kaybolup gitmeyeb o karşı konulmaz duygu.
jungh:
son günlerde aklım çok karışık
hayatım da öyle
yorgun hissediyorum
sanki...
sanki ilerleyemiyorum
hiçbir şekilde
Sık sık yazıp siliyor, attığı bu kısa kısa mesajlarla bir şeyleri açıklamaya çalışıyordu. Yoongi, devamında gelecek mesajdan korkmaya başlamıştı. Hoseok'un yaptığı kötümser giriş onu korkutmuştu. "Yorgun hissediyorum, dağınığım, ilerleyemiyorum vs." bunlar pek hayra alamet değildi. Diğer bir yandan her şeyin tükendiğini hissettiği bu nokta Hoseok için bir şeylerin sonu da olabilirdi başlangıcı da diye düşünüyordu.
Hala umudu olması tuhaf mıydı?
jungh:
bu karmaşa düğüm olmadan
yoluma bakmak
önümü görmek
ve en başta en kolay olanını çözmek istiyorum
seninle olan bu şeyi
bunu çözmek istiyorum
Yoongi bir süre mesajla bakıştı. Hatta bu süre o kadar uzanmıştı ki Taehyung bile peşpeşe konuşmayı kesmiş, bakışlarını Yoongi'ye kitlemişti. Sessizce bekledi.
Yoongi'nin ise o anda, sessizliğin tam tersine aklından milyonlarca şey geçiyordu. Bir sürü ses vardı kafasının içinde. Bir sürü farklı yol... Hoseok'a bir sürü farklı karşılık verebilirdi. Bir sürü farklı şekilde ilerleme olasılığı vardı bu konuşmanın aslında ama Yoongi bir anda "Tamam." demeyi seçti.
miniyoon:
tamam
tamam anlıyorum seni
önce kolay olanı yap ve
kurtul benden öyleyse
kesinlikle sonunda her şey çözülür
"Korkak!" Hafifçe tısladıktan sonra telefonu koltuğun üzerine fırlattı. Taehyung'a aldırış etmeden yürüyüp gitti ve kendisini odasına kapattı.
-
Kısa oldu dimi bu?
Biliyoruumm özür dilerim ama ne yapayım
öylece bekletmektense yazdığım kadarını paylaşayım istedim 😬
Nasılsınız bakalım?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Coffee&Book : Sope
Fiksi Penggemar"Sadece bir kahve içip güzel bir kitap okumak istedim, konu nerelere geldi." 29.04.2020'
