40

28 5 54
                                        

Uzun bir bölüm oldu. Medyadaki şarkıyı, Ilgaz ve Deniz'in dönme dolaba bindiği andan itibaren dinleyebilirsiniz.

"Ey güzel evimizin güzel kızları. Uyanma vakti gelmiştir. Şimdi o yataklarınızdan kalkın ve hayata meydan okuyun!"

Peri elini yumruk yapmış, kısık gözleriyle ileriye keskin bakışlar atarken zorlukla yatağında doğrulan Bahar dağınık saçlarını omzundan geriye attı. "Sabah sabah Diriliş Ertuğrul izleyip mi geldin?"

Yer yatağında boylu boyunca uzanan ve bir bacağını Bahar'ın, aslında kendi yatağına atmış boş gözlerle Peri'ye bakan Deniz derin bir nefes aldı. "Rüyanda ne gördün de bu kadar motivasyon aldın anasını satayım?"

Kapının hemen ardından içeri bir terlik uçup Deniz'in alnına yapıştı. "Ah, kafam!"

"Ben sana küfür etmeyeceksin demedim mi? Terbiyeli ol azıcık. Kahvaltı da hazır. Kalkın hadi."

"Ya anne, üzerinde küfür radarı mı var? Ne var? Beni bir sal ya. Bıktım!"

Bir terlik daha havada uçarken Deniz yuvarlanıp yatağın altına kaçmıştı. Bahar küçük bir kahkaha atarken somurtan Peri ellerini beline yerleştirdi. "Sizin kadar tembel yaratıklar görmedim hayatımda. Az kıçınızı kaldırında biraz etrafınıza bakın. Ufkunuz açılsın."

Yatağın altına saklanmış, çenesini ellerinin üzerine koyan Deniz gözlerini kapayıp uyuklar bir hâlde konuştu. "Ben toprağına kök salmış, nadide bir çiçek olarak yaşamayı tercih ediyorum. Sana ne?"

Bahar kafasını yatağın kenarına koyup altındaki Deniz'e kısa bir bakış attı. O da en az Deniz kadar uykuluydu. "Arkadaşa katılıyorum. Etrafta gezen köpek olmak yerine narin bir gül olmayı tercih ederim."

Peri iyice kaşlarını çatıp burnundan soludu. "Siz çiçeklerin üzerine köpekler işemesin sakın. Dikkat edin. Hem siz ne zamandan beri bu kadar iyi anlaşır oldunuz? Daha dün saç başa giriyordunuz."

Deniz kafasını yana eğip cevap verdi. "Kavga edemeyecek kadar üşengecim."

"Kesinlikle katılıyorum."

Peri gözlerini devirip sıkıntıyla nefes vererek yürüdü ve hızlıca perdeyi çekip tüm gün ışığını odaya doldurdu. Deniz sızlayan gözleriyle yüzünü buruştururken kafasını kaldırıp yatağa vurdu. "Allah belanı vermesin Peri. Mal kız. Niye ani hareketler yapıyorsun geri zekalı?"

"Kendimi vampir gibi hissediyorum şu an. Güneşten kaçıp dolaba saklanacağım."

"Çok konuşuyorsunuz. Kalkın. Kahvaltı edeceğiz. Sonra da yeni açılan lunaparka gideceğiz."

Peri neşeyle zıplaya zıplaya odadan çıkarken Bahar ve Deniz söverek ayağa kalkıp banyoya yöneldiler. İkisi de banyoya ilk kim girecek kavgası yapamayacak kadar tembel ve yorgundu. Gün boyu uyurken bedenleri ağrımıştı anlaşılan.

Peri mutfağa girdiğinde gülerek konuşan annesini ve Zuhal Hanım'ı gördü. Sabahleyin annesi elinde börekle gelmişti. Gözleri ağzı dopdolu olan Poyraz'a ve onun yanındaki tiksintiyle bakan Ilgaz'a kaydı. "Siz ne zaman geldiniz ya? Hem niye sabahın köründe buradasınız?"

Ilgaz yüzünü buruşturarak bakışlarını Poyraz'dan çekip cevap verdi. "Balık hafızalı mısın Periciğim? Sen dedin ya dün sabah gelin beraber kahvaltı ederiz diye. Hatta Zuhal Teyze'de davet etmişti."

"Evet, ettim."

Zuhal Hanım kafasını sallayarak yeniden Kiraz Hanım'a dönüp sohbetlerine devam ettiler. Ocaktaki çayın önünde ayakta konuşuyorlardı.

Pinokyo | Texting |Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin