Tik tak.
Zaman yok olmak üzere.
❝ Yaranı gösterirsen yaralarlar çocuk, bilmiyor musun?
Bilmiyor musun sökerler ciğerini,
dökerler dişlerini,
ağzın iki latifenin kurşun yarasına takılır.
Dinlesene çocuk, yaranı sen koruyacaksın. Önce sen seveceksin...
Şarkı: Fever Ray - If I Had A Heart Fleurie - Love and War
✧
❝ Yalnız acı vardı dünyada. ❞
-éluard
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
BATI EFTÂL ZÜMRÜTAY'DAN...
Bugün örgütteki 78. günümdü.
Bu çukurda geçirdiğim 78. ve son gündü.
"Ölümüde, yaşamı da kendi ellerimizle çizdik," demişti Sara.
8 sene önceydi.
"Bu yolda kaybedeceklerine hazır mısın?" dedi.
"Kaybetmek gibi bir niyetim hiç olmadığını biliyorsun."
Gözlerime baktı. Başını iki yana salladı. "Pişman olacaksın."
"Muhtemelen."
Ama babama verdiğim sözü tutacaktım.
İşte filmin sonundaydık.
Onu izliyordum. Yakamoz Demiray'ı.Kara Veba'nın ta kendisini.
"Nasıl görmüyorsun olan biteni, aklım almıyor. Masum bir halka karşı savaştığınızın farkında mısın? Bunun içine dahil olacak kadar kalbin körelmiş olamaz senin ya, buna inanmak istemiyorum..." dedi yüzünde sitemkâr bir ifade oluşurken.
"Seni ilgilendiren bir şey yok Vera."
Gözlerinden eğrelti bir ifade geçtiğinde, "Bu sen misin gerçekten, özünü güç hırsına değiştin mi sen?"
İnanmak istemezmiş gibi gözlerime baktığında görmek istemediği şey karşısındaydı.
"Ne zamandan beri kendini pazarlıyorsun Eftâl?"
"Vera, haddini aşma."
Gözlerinde kırgınlık vardı. Vera'nın abisine kırgınlığı. Ama abisi çoktan kız kardeşinin deyimiyle kendi hayatını idealleri uğruna pazarlamıştı.