Selim'in bana doğru eğilmesiyle kalbim yerinden çıkacakmış gibi oldu. Yüzüm kızarmaya başladı. Sonra kulağıma doğru eğilerek konuştu.
" Geç oldu. Eşin kızmasın. "
Hahh. Bende neden bu konu açılmadı hâlâ diyordum. Sinirle bir dikleştim. Sonra biraz yüksek sesle konuşmaya başladım.
" Kaçırdım. "
" Sana kim katlanır ki zaten. "
Biraz kibar söyleseydin keşke bunu ya. Pat diye olmadı şimdi. Yüzümü yere eğerek konuştum.
" Çok sevince herkes gibi o da gitti. "
Bence çok güzel bir cevap vermiştim. Gerçi bu cevaptan sonra karşılık vermemişti. Yemek yemeği tercih etmişti. Bende tam karşısına oturup yemeğime başladım. Çok uzun bir yemekti. Selim askerde geçirdiği vakitleri anlatırken ailesi can kulağı ile dinliyordu. Hepsinin gözlerinden belliydi özledikleri. Yemeğin biteceği falan da yoktu zaten. Ayağa kalkıp konuştum.
" İzninizle. Ben gidiyim artık. Siz ailece vakit geçirin. "
İclal hemen atıldı.
" Gidecek bir yerin var mı ? "
Haklıydı. Ama burada kalmakta olmazdı. Rahatsız etmek istemiyordum kimseyi.
" Buraya gelirken her şeyi göze aldım ben. Başımın çaresine bakarım sen merak etme. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. "
İclal gidişimden memnun değilmiş gibiydi. Beni kapıya kadar geçirirken konuşmayı da ihmal etmedi.
" Abim yüzünden mi gidiyorsun ? "
" Alakası yok. Gitmem gerekiyor. Ha bu akşam ha başka gün. İlla gidicem. "
" Nerede kalacaksın ? Akşam vakti dışarısı kötü oluyor. "
" İclal. Merak etme. İyi akşamlar. "
Elimde bavulum, kolumda çanta ile ağır ağır indim merdivenlerden. Dışarıya çıktığımda derin bir nefes alıp yukarıya baktım. Salonun camından İclal bakıyordu. Ona el salladıktan sonra hemen yan odada ki camda Selim'i gördüm. Daha sonra sokağın karanlığında kaybolmayı amaçladım. Hava soğuk ve polis sirenleri gecenin sessizliğin de kayboluyordu. Ben sokakta öyle dalgın yürürken koluma biri çarptı. Çarpmanın etkisi ile çantam yere dağıldı. Kim olduğunu bile göremeden polisler geldi.
" Buradan geçen deri montlu bir çocuk gördünüz mü ? "
" Evet biraz önce geçti. Hatta çantamı düşürdü. "
" Aradığımız adam olabilir. Ne tarafa gitti. "
Elimle merdivenleri göstererek;
" Buradan caddeye çıkmış olmalı. "
Yalan söylemiştim. Nedense o çocuğu ispiyonlamak istemedim. Çantamı toparladıktan sonra yoluma devam ettim. Peşimden ayak sesleri gelmeye başladı. Arkamı dönüp baktım. Biraz önce yardım ettiğim çocuktu. Elini uzattı.
" Yardım ettiğin için teşekkür ederim. Yenisin galiba buralarda daha önce hiç görmedim de seni. "
Karşımda duran çocuğu şöyle bir baştan aşağı süzdükten sonra cevap verdim.
" Pek yeni sayılmam aslında. Yardımda etmedim ayrıca gerekeni yaptım. "
" Biraz önce kime yardım ettin biliyor musun ? "
" Kime ? Bir hırsıza falan mı ? "
" Uyuşturucu satıcısına. "
Çocuk böyle söyleyince yutkundum. Zor da olsa konuştum.
" Beni ilgilendirmez. Şuan bana uyuşturucu satmaya kalkarsan eğer param falan yok. Canımı alacaksan buyur al. "
" Yok. Kim olduğumu bil diye dedim. Sana satmakla uğraşmam daha büyükparalar kaldırıyorum. "
" Neden bunları bana anlatıyorsun. "
" Bilmiyorum. Yardım ettiğin içindir belki. "
" Peki o zaman. Bir daha olmaz. "
Arkama bile bakmadan uzaklaştım. Bir park bulup geceyi orada geçirmeyi planladım. Bir bankın üzerine oturdum. Teyzemin sabah söylediklerini düşünmeye başladım. Acaba annem hangi gerçekleri yazmıştı o mektuba ? Ya da bilmediğim neler vardı. Bunları düşünürken yorgunluktan gözlerim kapanacak gibi oldu. Tam başımı banka koyup uyuyacaktım ki biri gelip başımda dikilmeye başladı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DERİNE
RomanceOnsuz hayat çekilmiyormuş. evlerinin önüne gittiğimde cesaretimi kaybettim. Kapının önünde bir aşağı bir yukarı dolanıp durdum. Ne diyecektim ki. Ailesi asla biz olmaya izin vermeyecekti. Üstelik ' O senin abin. ' diye sürekli başıma vuran biri de v...