Bölüm 15

28 1 0
                                    

Eve geldiğimde geç olmuştu ve herkes uyumuştu. Odama girerken Çağatay'ın odasının kapısının açık olduğunu fark ettim. Kapıyı biraz aralayıp içeriye baktım. Siyah örtünün altında yüz üstü yatıyordu. Üzerinde bir şey yoktu ve kasları kusursuz görünüyordu. Başımda patlattığı o balonun intikamını almam gerekiyordu. Bu yüzden masada duran sürahiyi alıp başından aşağı yavaşça döktüm. Soğuk suyun etkisiyle sıçrayarak kalktı. Sinirli sinirli bana baktı.

" Noluyor ya. "

" Konuşmamız lazım. "

" Daha uygun bir saat ve daha uygun bir uyandırma şekli bulsaydın keşke. "

" İntikam soğuk yenen bir yemektir diye kim demişti. "

" Kim dediyse hiç iyi dememiş. Sen çık dışarı ben giyinip geliyorum. "

" Sorun değil. Hemen anlatıp giderim. "

" Tarık devriyeye çıkmıştır. Ben böyle yarı çıplak, sen öyle yatağın başında pek uygun görünmeyiz. Yanlış anlar. "

" 5 dk içinde büyük salonda ol. Yoksa aklında kurduklarını gerçek gibi Tarık'a anlatırım. "

" Çüşş. "

Söylediklerime pes artık der gibi bakmıştı. Ben odadan çıkmadan yere eğilmiş t-shirtünü almıştı bile. Daha merdivenlerin yarısında arkamdan yetişmişti. Büyük salona geldiğimizde hemen bir koltuğa yatıp bana baktı.

" Seni dinliyorum. "

" Ailemle tanıştım. "

" Ne güzel. Sevebildin mi bari. Öptün mü babanın ellerinden. İyi ki beni kaybetmişsiniz de dedin mi ? "

" Dalga geçmez misin ? Arda zorla götürdü oraya beni. Evlenicem dedi. Biraz ciddi olur musun ? Beni araştırmaya koyulmuşlardır bile. "

" Birazdan kapıda olurlar zaten. Bir sakin ol. Bırak araştırsınlar. Kızları olduğunu anlasın, sonra gel Arda'nın hallerine. "

" Tabii. Onlar Arda ile uğraşsın bizde Tarık'la uğraşırız. Alt katta ki o sevgili kocamın yanında yerlerimizi alırız. Seni bilemem ama beni kesin öldürmekten beter eder. "

" Tarık' tan bu kadar korktuğunu bilseydim eğer balon patlatmak yerine başka şeyler yapardım. "

Pis herif. Dediklerine bak ya. Hemen yanımızda ki koltukta duran yastığa hamle yaptım. Tam kafasına vuracaktım ki elimi havada yakaladı.

" Sakın ufaklık. Sonucuna katlanamayacağın şeyler yapma. "

O sırada merdivenlerden inerken birazcık ses çıkaran Tarık'a yöneldik. Uykulu gözlerini gölgelendiren bir şeyler vardı. Uykudan sarhoş olmuş bir halde merdivenlerden inen o kişinin yerini hemen öfke dolu bir hal aldı. Hızlıca Çağatay'ın üzerine doğru gelip bir kafa attı. Neye uğradığımı şaşırmıştım. Sağ kolu diye nitelendirdiğim bu adama neden bu kadar kötü davranıyor ? Çağatay kafanın şiddeti ile yere yığılmıştı. Tarık'ın ise şiddeti durmak bilmiyordu. Yerde öylece yatan Çağatay'ı deli gibi yumrukluyordu. Asıl ilginç olan ise Çağatay buna karşılık dahi vermiyordu. Bana etmediğini bırakmayan adam şuan kanlar içinde öyleye yere yığılmış, yatıyordu. Bu durumu daha fazla izleyemezdim. Tarık' a gücümün yetmeyeceğini de çok iyi biliyordum. Hemen masanın üzerinde duran bibloyu alıp, ensesine vurdum. Şiddetin etkisi ile yere yığıldı. Hemen yere eğilip Çağatay'ın yüzüne dokundum.

" İyi misin ? Ne istiyor o manyak senden ? "

" Boşver beni iyiyim işte. "

DERİNEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin