Okul çıkışıydı. Koridorlarda Jungkook'u arıyordum bugün için sözleşmiştik beraber gidecektik. Mesaj attım ama bakmadı.
Hana: Jungkook Oppaaaaaa
Hana: Nerdesin 20 dk olduuuu
Okulda neredeyse öğrenci kalmamıştı biraz daha bakındım beni ektiğini düşündüm, gitmeye karar verdim kendisi kaybeder. Hızlı adımlarla koridorların arasında ilerlerken ışığı kapalı ve kapısı aralık olan bir sınıftan konuşma sesleri duydum. Herkes evine gidiyordu kurs falan da yoktu merakıma yenik düştüm. Sessizce konuşmaları dinleyebileceğim bir yakınlığa geldim.
" Biz birbirimizin ilkiyiz biliyorsun. Seni çok ihmal ettim bundan da eminsindir. Sadece... Özür dilerim. " Sesi titriyordu. Bu kişinin Yeri olmadığını bilsem kesinlikle gerçekten üzgün olduğunu söyleyebilirdim. " Yeri... " Bu Jungkook'un sesiydi. Şimdi sarılıyorlar diye düşündüm. Sonra tanımlayamadığım birtakım sesler duydum, şimdi de öpüşüyorlar. Durdular.
" Artık ona ihtiyacın yok. "
Beni kastettiğini anlamam biraz geç sürdü. Jungkook'un hahladığını duydum. Ona ne diyeceğini merak ettim. Ne diyeceğini hemen hemen biliyordum ama yine de duymak istediğim için bekledim. Bana kendi dememiş miydi ne isterse onu yaparım diye. Tekrar öpüşüyorlar. Yeri'nin sesi fısıltı gibi çıkıyor.
" Var mı? "
" Yok. "
Gülümsüyorum, gidiyorum. Gerisi önemli değil.
Hana: bu mesaj silindi*
Hana: bu mesaj silindi*
Üzüldüm mü emin değilim ama hazırlıklı değildim, afalladım. Eve gidene kadar boş gözlerle yere baktım. Tuhaf olmuştu. Böyle bitirmek... Ki benim bunu bildiğimi de bilmiyor. Konuşmak için beni çağıracak açıklama yapacak ya da telefondan arayıp konuşacak. Kapıyı çaldım.
" Hana? Notların düşük mü geldi yoksa, ne bu halin? "
Dediği şeyle dalgınlığım geçiyor gülümsüyorum, başımı sallıyorum. " Hayır notlarım iyi anne. " İçeri giriyorum onu öpüyorum. Taehyung oturma odasında televizyon izliyor. Yukarı çıkıyorum.
" Yemeğini koyuyorum Hana. "
" Aç değilim. "
Kapımı kilitliyorum kimse rahatsız etmesin diye. Üstümü değiştiriyorum. Hava karardı ama ışığımı açmıyorum. Yatağımda oturuyorum. Düşünüyorum. Okul bitti. Birkaç gün sonra tatile gireceğiz. Ne yapacağım? Büyük ihtimal ders çalışacağım. Jungkook tatilde beni lunaparka götürmeyi teklif etmişti sanırım o da iptal oldu. Sana ve Mina'yla denize gireceğiz, kamp yapacağız, annem ve Taehyung'la da aynı şekilde. Belki Taehyung bu sefer bizimle gelmez. Bu dediklerimin hiçbirini yapmak istemiyorum.
Jungkook arıyor kırmızı tuşa basıyorum. Tekrar arıyor onunla konuşacak enerjim yok. Sonunda mesaj atıyor.
Jungkook: niye mesajları sildin söyle ne dedin
Hana: önemli bir şey dememiştim
Jungkook: konuşmamız gerekiyor telefonu aç lütfenHana: açamam müsait değilim
Hana: burdan da yazabilirsin
Jungkook: müsait değilsen nasıl yazabiliyorsun
Hana: ortam müsait değil
Jungkook: ortamı müsait olan bir yere geç o zaman
Jungkook: odana geç
Gözlerimi deviriyorum.
Hana: ne diyeceksen şimdi söyle
Hana: ne diyeceğini de biliyorum
Hana: sizi duydum
Görüldü attı ama hâlâ çevrimiçi. Ne diyeceğini bilemiyor herhalde, güldüm. Yüzünü görmek isterdim.
Jungkook: bana kızgın mısın
Hana: tabii ki hayır neden kızayım
Jungkook: yazışarak olmuyor Hana, yanıma gelir misin
Hana: geç oldu Jungkook olmaz
Hana: diyecek bir şey de kalmadı böyle bitirebiliriz sorun değil
Jungkook: özür dilerim
Görüldü attım ve telefonu yatağa bıraktım. Ağlama hissi boğazıma hücum ediyordu. Bunun için ağlayamam. Bu kadarı gerçekten benim için bile saçma. Duygularım karmakarışık. Yatağıma uzandım yorganı başıma kadar çektim yastığıma sarıldım. İncinmiştim.
***
Sabah uyandığımda kendimi berbat hissediyordum. Başım ağrıyordu ve dişlerimi fırçalamadan uyuduğum için ağzımda acı bir tat vardı. Sanki hiç uyumamış gibiydim. Yorgun adımlarla banyoya yöneldim dişlerimi fırçaladım yüzümü yıkadım. Bir karara vardım aslında zihnim bu kararı daha önceden vermişti fakat şimdi başkalarına açıyordum.
" Babamın yanına gitmek istiyorum. "
Annemin yüzü bir anda değişti. Kaşlarını çattı sanki korece konuşmuyormuşum gibi. Hemen ek bir açıklama yaptım. " Tatili olarada geçireyim dedim bir değişiklik olsun. "
Dudaklarını araladı. Annem yaşasaydı ve karşımda o olsaydı bu kadar üzülebilirdi herhalde. Ona sarıldım. " Anne neden sonsuzs kadar gidecekmişim gibi tepki veriyorsun ki. "
" B-ben şaşırdım sadece. "
Taehyung da mutfak masasındaydı kahvaltı yapıyordu dediğimi duyunca bana baktı. Hâlâ bakıyor mu bilmiyorum bir daha o tarafa başımı çevirmedim.
" Ne zaman gideceksin peki? "
" Yarın ya da öbür gün olur mu? "
Annem bu sefer daha garip bir şey söylemişim gibi baktı.
" Ah Hana neden bizden kurtulmak istiyormuşsun gibi davranıyorsun? Ne oldu söylesene okulda biri sana zorbalık mı yapıyor? Biri tehdit mi ediyor. Şantaj falan? Bana gerçeği söyle... "
" Anne hayır, hayır öyle bir şey yok. Ben sadece... Çok sıkıldım bilmiyorum değişiklik istiyorum. Dersler zordu beni çok zorladı bunaldım sanırım. "
Kendi dediklerine karşım benim sunduğum mazeretler ona daha mantıklı gelmiş olacak ki başını usulca salladı.
" Ah, ama... " Aklına bir şey gelmiş gibi elini hızlıca elime koydu. " Baban berbat yemek yapar biliyorsun, nasıl yaşayacaksın? " Taehyung meyve suyunu püskürtmemeye çalışıp kahkaha attı, ben de güldüm. " Dışarıdan spariş etme diye bir şey var anne. Annem yine bu önerimi mantıklı bulup kabul etti. Kollarımı ona doladım. " Çok kalmayağım zaten 1-2 hafta en fazla. "
Belki 1-2 yıl?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CLASSIC LOVE || BTS
Fanfiction" 𝐶̧𝑢̈𝑛𝑘𝑢̈ 𝚤𝑠̧𝚤𝑘𝑙𝑎𝑟𝚤 𝑘𝑎𝑝𝑎𝑡𝑎𝑐𝑎𝑔̆𝚤𝑧 𝑣𝑒 𝑘𝑖𝑚𝑖 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑙 𝑒𝑡𝑚𝑒𝑘 𝑖𝑠𝑡𝑒𝑟𝑠𝑒𝑘 𝑜𝑛𝑢𝑛𝑙𝑎 𝑠𝑒𝑣𝑖𝑠̧𝑒𝑐𝑒𝑔̆𝑖𝑧. " 🔞 • KUZU NO HONKAI animesinden esinlenilmiştir.