Henry'nin teklifiyle çocuk mağazına gelip alış veriş yapıyorduk. Henry dikkatlice dikilişlerine, parçasına hatta kokusuna bile bakıp giysiler seçiyordu.
-Aşkım? - yüzünün durgun olması gözümden kaçmamıştı. Koluna girip yüzünü doğru yaklaştım.
-Hmm?
-İyi misin?
-Evet.
-Durgun görünüyorsun, bana anlatmak ister misin? - elindeki küçük ceketi sebete koyup bana döndü ve ellerini belime koyup kendisine yaklaştırdı.
-43 yaşımda baya baba oluyorum. Çok mutluyum. Ama biliyor musun, içimde ya iyi baba olamazsam diye sorularla uğraşıyorum. - ellerimle yüzünü avuçladım.
-Aşkım, sen en iyi baba olucaksın, ben biliyorum. Endişe etme tamam mı?. Güzel kitaplar, dergiler okuruz ve çocuğumuzu çok güzel bir yaşamla büyütürüz. Ben sana inanıyorum. Harika bir baba olucağına inanıyorum. Çocuk da doğduktan sonra hem alışmaya başlayacağız artık. - ayak uclarıma kalkıp dudaklarına öpücük bıraktım.
-Hem oğlumuz olucak şimdi dimi?
-Evet?
-Oğlanlar küçüklükten annelerine daha bağlı olurlarmış. Seni geceler benden çalmaz dimi? - dudağını büzerek ve sinirle konuşması kahkaha atmama neden oldu.
- ciddiyim ben. - durmadan kahkaha atıyordum. Artık gözlerimden yaş bile gelmiştir. Bize her kes hayranca bakıp geçiyordu.
-Ya Henry pes ya - omzuna vurup çıktım kolları arasından - oğlun o senin, bazı geceler onunla uyuya bilirim, öyle konuştun ki, komşunun eşiyle uyuycam sanacaklar.
-Miray, komşunun eşiyle uyusaydın en azı ona ağız burun girerdim, ama bu benim çocuğum.
-Belki de benden çok seni sevevektir.
- düşündü biraz.
-O zamanda benim onunla uyumamı isteye bilir, yine ayrı kalmak ihtimalimiz var ama yaa - diye çocuk gibi isyan etdi. Sonra gelip bana sıkıca sarıldı - hiç kimseyle paylaşamam seni, kanı benden olan çocuğumla bile.
-Şuan hormonların kötü çalışıyor Henry ve düzgün düşünemiyorsun. Bir bebeğe, hemdi kendi bebeğimize kıskanamazsın - kollarımı iki yana açıp omuz silktim sırıtarak. Biraz qıcık olsun diye de devam ettim - belki de ben oğluşumla uyuyup zaman geçirmek için seni başka odaya gönderdim. - yine omuz silkip oyuncaklara bakmaya başladım.
-Küçüğüm, yapmazsın dimi? Şaka yapıyon, bensiz uyuyamazsın ki. - gülümseyerek kendini teselli etmeye çalışıyordu.
-Uyurum, bebeğime sarıldıktan sonra öyle bir uyurum kiii.. aa Henry şu tavşanın tatlılığına bakkk - elimdeki oyuncakla ona döndüğümde dolmuş gözleriyle bana bakan bir Henry asla beklemiyordum. - lan bu ne? - kıkırtılarıma engel olamıyordum. - benim hormonlar sana geçmiş ya - saçlarını karıştırdım. Kolumdan tutdu.
-Hadi eve.
-Neden?
-Seni istiyorum.
-Burdayım ya.
-Burda mı sokayım? - dediğinde hızla avcumla ağzını kapadım, yanımızdan geçen 2 kadın bize kıkırtıyorlardı.
-Napıyorsunn - omuz silkti. Resmen çocuklarını kıskanıp huysuzlaşmıştı. İnanamıyorum, çocuk ruhlu kocaya sahipdim. - bekle daha oyuncaklara bakalım gideriz. - elimi çekip oyuncaklara ilerlediğimde ardımca geliyordu.
-Şimdiden dama atıldım dimi? Beni yalnız çocuğun olsun diye mi kullandın? Sevgin bitiyor senin.
-Tanrımmm, Henry beni bağırtma, neden böyle konuşuyorsun kii, sana hala ihtiyacım var, 4 çocuk dedim ya - kahkaha attığımda daha da somurtmaya başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Autumn
RomanceUYARI!! Arada yaş farkı çok ve 18+ sahneler var. Rahatsız olacaklar okumasın. TAMAMLANDI!. ~ Sanırım gözlerinde kaypoldum..
