'he is your twin flame'

13K 1K 735
                                        

Ağır hareketlerle yürümeye devam ederken etrafındaki insanları ve dar sokağın köşelerine konulmuş tezgahları inceleyip duruyordu. Kalabalığın arasından kimseye çarpmamaya çalışarak yürürken buraya daha önce gelip gelmediğinden emin bile değildi. Her şey o anda farklı ayrıca tanıdık geliyordu gözüne, içinde tuhaf hisler uyanırken sebepsizce buranın yabancısı değilmiş gibi hissediyordu. Fark etmeden göz göze geldiği her insan, ona bir şeyleri anımsatmak istermişçesine gözlerinin içine uzun uzun bakıyordu. İkinci saniyeden buradaki insanların pek cana yakın olmadığını anlamıştı zira zor bir nezaketle harmanladığı gülümsemelerine henüz karşılık alamamıştı.

Buraya neden geldiği ve şehrin dışında, bir dağın dibine kurulmuş bu kasabayı nasıl bulduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Kafasını hafifçe kaldırıp önünde uzanan, insanların birbirine çarparak yürüdüğü dar yolu atladı ve gövdesi yeşillere bürünmüş dağı bir süre inceledi. Her şeyin; hiçbir büyüsü ve farklılığı olmayan, her yerde görebileceği dağın bile yaşadığı şehire ait olduğunu düşünmüyordu fakat iki saatten kısa bir sürede buraya ulaşması ona aynı şehrin sınırları içerisinde olduğunu defalarca kanıtlıyordu.

Saatlerce aramamış, yolunu bir kere bile şaşırmamış, eliyle koyduğu gibi bulmuştu. Buraya çıkan herhangi bir işaret yoktu, dar ve arabasının tekerleklerinin mahvolduğuna emin olduğu taşlı yollardan gelmişti. Ana caddeden oldukça uzakta, şehir merkezinden çok farklı olan bu kasabanın ise bu kadar kalabalık olacağını tahmin etmemişti.

'Şenlik var. O yüzden hazırlık yapılıyor, tezgahlar kuruluyor.'

Buraya gelmesi için saatlerce başının etini yiyen deltanın sesini duyduğunda derin bir nefes aldı. Hiç tanımadığı bir yerde olmasının sebebi tamamen oydu. Adını telaffuz bile edemediği bu kasabayı bulması için aynı şeyleri ve aynı adresi söyleyip durmuş, sorularının cevaplarını bulacaksın diye ikna etmişti. Fakat kaybolup kaybolmadığından ve arabasını park ettiği yeri tekrar bulabileceğinden bile emin değildi.

'Merak etme, ben hatırlıyorum nereye park ettiğini.'

"Çok sağ ol, eksik olma." diye mırıldandı imayla. Yavaş ve dikkatli adımlarla kimseyle muhatap olmak zorunda kalmamak için en köşeden yürüyor, önüne çıkan herkese yol veriyordu.

Arada sırada sızlayan ve ona varlığını hatırlatan çiçekler, tekrar sızladığında yüzünü buruşturdu. Sızlamasının sebebini anlayamıyordu fakat omegadan uzak kalmasına bağlıyor, çok kafa yormamaya çalışıyordu zira kafası yeterince karışıktı. Yol boyunca deltasını darlamasına ve her soruyu arka arkaya sıralamasına rağmen 'gidince anlarsın' gibi kısa cevaplardan başka hiçbir şey alamadığı için sorgulamaktan bir süre vazgeçmişti.

"Yakışıklı!" istemsizce duraksayıp sesin geldiği yöne döndüğünde eliyle ona gelmesini işaret eden, oldukça kısa boylu bir yaşlı bir kadın gördüğünde kaşlarını çattı. Küçük ve dümdüz bir tezgahın arkasında duruyordu. "Gelsene!" diye çemkirdiğinde derin bir nefes aldı ve minik birkaç adımda tezgahın önüne kavuştu. Burada, herhangi biriyle muhatap olacağını düşünmemişti zira insanların ona verdiği hissiyat hoşuna gitmemişti fakat biraz da olsa bura hakkında herhangi bir bilgi edinmek için birileriyle konuşmak zorunda olduğunun farkındaydı.

"Kaybolmuş gibisin." tezgahın üstüne tek tek dizdiği aksesuarları düzeltip burun kıvırarak konuştuğunda Jungkook, sıkıntıyla ellerini ceplerine sıkıştırdı. Tanımadığı insanlarla dolu olan bu tuhaf yerdeki herkesin, bir şekilde ona tavır aldığını ve konuşmamak için ısrar ettiğini düşünüyordu çünkü herkesin sergilediği hareketler pek mantıklı değildi.

"Kaybolmadım." diye fısıldadı yaşlı kadının gözlerinin içine bakarak. Türünü hiçbir şekilde anlayamaması kafasını daha da karıştırırken kadının kulaklarını tırmalayacak bir tonda kahkaha atmaya başlaması, mümkünmüş gibi, daha da kafasının karışmasına sebep oldu. "Cinsiyetsizim ben. O yüzden anlamadın." zihnini okumuş gibi konuştuğunda; her şeyden ve herkesten rahatsız olan, bir an önce omegasına dönmek isteyen Jungkook, tekrar derin bir nefes aldı.

twin flamesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin