[][][][][]
Asker sevmek zor işti. Ama beni kendine aşık eden de kömür karası gözleriydi. Asaletle giydiği üniforması, kalbinin güzelliğinin yüzüne yansımasıydı.
"Seviyorum ulan. Var mı? Lacivertlerinin bakışını seviyorum, efsunlu gülüşünü seviyo...
Biliyorum çok dengesiz atıyorumbölümleri ama yazdığım hali hazırda bir hikayem daha olduğuiçinböyle oluyor.
O yüzden kusuruma bakmayın...
Keyifli okumalar dileriiim🎀
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütündışında. Yekpare geniş bir anın, Parçalanmaz akışında...
-Ahmet Hamdi Tanpınar-
[][][][][]
24 saat sonra,
D.E.Y.
Eve vardığımda saatgece yarısını çoktangeçiyordu ve benim tek istediğim sadece evime gidip kendimi yatağıma atmaktı. Ama kendimi tanıyordum.
Sabah tekrar hastaneye gideceğimgerçeğiaklıma gelecek ve erkenden uyanmakiçin beynim doğal bir alarm olacaktı. Ama beynime son anda dank eden şeyilebirkaç saniye olduğum yerde durup düşündüm. Bugün pazartesi idi.
E bugünpazartesiiseyarın da Salıydı. Salı da benim izin günümdü. E öyleyse beynimdeki alarmın sesini kısıp, hatta tamamen kapatıprahatça uyuyabilirdim. Çünkü neredeyse üç haftadır izin kullanmıyordum. Yüzümde oluşanhüzünlü gülümseme ile asansörü tercih etmeyip, yorgun da olsam merdivenlerden üçüncü kattaki evime çıkıpkapıyıçantamdan kolayca bulduğum anahtarımla açtım. Buna müteakiben parkeye değen pati sesleri duymam, benimkinin hala uyumadığınıgösteriyordu. Küçük sesli iniltiler duyduğumda, koridorun ışığını açmış ve Cesur'un görüşalanıma girmesini sağlamıştım.
"Sen hala uyumadınmıoğlum?" Ben paltomu çıkarıp portmantoya asarken, bacağıma sürünüp kendini sevdirmeye çalışıyordu. Bu hareketine gülüpeğildim ve çok da küçük olmayan bedenini kucağımaalıp, koridorun ışığınıkapattım.