Jeongin içine oluşan pişmanlık duygusunun birden yok olup yerini tekrar eski sinirine bıraktığını hissetti. Hyunjin için bu kadar önemsiz olan maç birden kendisine karşı kullanacağı bir koz haline gelmişti.
Eğer basit kelimelerini beğenmediyse hiç çekinmeden çok daha fazlasını duymasını sağlayacaktı.
🦋
"Beklettiğim için üzgünüm." dedi Bayan Choi atölyenin kapısını açarken.
Kenara çekildi ve öğrencilerin geçmesi için müsaade etti. Kapıyı kapatıp sandalyesine oturdu. Elindeki anahtarı önündeki masaya bırakıp güler yüzle karşısındaki gençlere baktı.
"Evet, hiç beklemeden direkt konuya gireceğim. Çünkü çok heyecanlıyım ve bir an önce başlamak istiyorum." Bahsettiği heyecan sesine de yansımıştı.
Öğrenciler en öndeki sıralara oturup dinlemeye devam ettiler. Hiçbirinin niçin geldiklerinden haberi yoktu ve Bayan Choi'nin bu kadar heyecanlanmasına sebep olan şeyi merak ediyorlardı.
"Aklımda bir proje var." diyerek söze başladı Bayan Choi. "Bu eğitim yılının sonuna doğru Seul Sanat Akademisi'nin düzenleyeceği sergiye katılmak istiyorum. Bu yüzden okuldaki en yetenekli öğrencilerimle bir araya gelerek ortaya harika işler çıkarabileceğimizi düşündüm."
"Nasıl bir şey olacak peki hocam?" dedi Hyunjin'in tanımadığı çocuklardan biri.
"Hepinizin kendi tarzını yansıtacağı bir çalışma olacak." dedi Bayan Choi. Konuşurken adeta gözlerinin içi parlıyordu. "Sırayla birkaç dakika kağıda istediğiniz şeyleri çizeceksiniz. Biriniz merkezden başlayacak, en son kişi de kenarlara açılmış olacak. Toplam beş ayrı bölümden oluşan bir resim çıkacak ortaya. Tabii, birbirinizin bölümlerine de müdahale edebilirsiniz."
Hyunjin kaşlarını çatarak sözünü bitirmesini bekledi.
Bu çalışmaya katılmak istediğinden emin değildi. Resimle ilgilendiğinin bile bilinmesini istemezken şimdi sergi için resim mi yapacaktı, hem de birkaç kişiyle birlikte?
Yavaşça elini kaldırdı. "Hocam, ben katılmak istemiyorum."
Bayan Choi'nin yüzünde oluşan şaşkınlık ve hayal kırıklığını fark etmemek imkansızdı. Gülümseyen yüzü asılmıştı. "Neden Hyunjin?"
Hyunjin diğer öğrencilerin bakışlarını da üzerinde hissedebiliyordu. Gözlerini kaçırarak elleriyle oynamaya başladı. "Ben insanların çizdiğim resimleri görmesinden pek hoşlanmıyorum."
"Ama bu konuda çok yeteneklisin." dedi Bayan Choi. Hyunjin kesinlikle resim konusunda oldukça yetenekliydi ve bu çalışmayı o olmadan yürütmek istemiyordu. "Hepinizin çalışma şeklini çok beğeniyorum. Ortak ama aynı zamanda birbirinizden bağımsız olarak ortaya çıkardığınız bir resmin görülmeye değer olacağından eminim."
"Evet ama-" Onu izleyen gençlere çevirdi başını. Saniyelik bir bakışın ardından hemen gözlerini kaçırdı. Şu an fazlasıyla rahatsız hissediyordu.
"Hocam, biz dört kişi olarak yeterli oluruz." dedi Jeongin düz bakışları Hyunjin'in üstündeyken. "Eminim harika bir çalışma çıkarırız ortaya. Hyunjin istemiyorsa zorlamaya gerek yok. Mükemmel çalışmalarını görmeye layık bulmuyor bizi sanırım."
Hyunjin de aynı şekilde Jeongin'e baktı. "Ne alakası var?" dedi kaşlarını çatarak. Jeongin'in iğneleyici laflarından kesinlikle bıkmıştı.
"Çizdiklerini görmemizin sana ne gibi bir zararı olabilir?" diye sordu Jeongin.
"Bir zararı mı olması gerekiyor?" dedi Hyunjin. Kendini kontrol edebiliyordu fakat sinirlendiğini hissediyordu. Her seferinde çocuk gibi onunla uğraşacak mıydı?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
kelebek | chanmin
Historia Corta"Bu tür şeylere kelebek etkisi denildiğini duymuştum. Düzenin başında gerçekleşen küçük değişiklikler, beklenilmeyen büyük sonuçlara yol açabiliyormuş." mel, 22.
