15

3.5K 284 58
                                        

"İki yıl önce hoşlandığım biri vardı , beni evine çağırmıştı . Bende kabul ettim sonra evine gittim. "  . Boğazındaki düğüm konuşmasını zorlaştırsa bile Jimin yanındaki sevgilisinin verdiği güven ile birlikte devam etti.

" O hiçte göründüğü gibi biri değilmiş, evine gittiğimde o kibarlığından eser kalmamıştı. Üstelik bana zorla bir şeyler içirmeye çalıştı. " onu durduran şey Jungkookun gözünden akan yaşı baş parmağı ile silmesiydi. Gülümsemeye çalışarak devam etti " tavırları garipti , sürekli bir yere odaklanıp beni öpmeye çalışıyordu. Ben masum olduğunu düşünüp karşılık verdim. Sonra sürekli odaklandığı yerdeki kamerayı farkettim, hemen onu kendimden uzaklaştırmaya çalıştım ama o devam etti. Bağırdım,ona vurmaya çalıştım, istemediğimi söyledim ama o durmadı. Ben tam vazgeçmişken o beni soymaya başlamıştı o an bir şey oldu. Kapısı çalmaya başladı beni apar topar bir odaya kilitleyip kapıyı açmaya gitti bende o sırada odadaki pencereden kaçtım. " ona iki yıldır acı veren şeyi bir çırpıda sevdiği adama anlatmıştı Jimin. İtiraf etmesi gerkirse gerçekten rahatlamış hissediyordu. Belki de sevdiği adamın kucağında artık ona bir zararın gelmeyeceğinin farkındaydı. 

 Jungkook küçük sevgilisinin ensesine yumuşak bir öpücük kondurdu  ,beline yerleştirdiği elini iyice sıklaştırdı. Sinirliydi, öfkeliydi , her şeyden önce kızgındı tanrıya çünkü onu Jimin ile çok daha önce tanıştırmalıydı.  Yaşadıkları gerçekten hiçte kolay değildi. Jungkookun içindeki öfkeyi anlatacak  sözcükleri yoktu, gözleri sinirden renk değiştirrebileckken o sadece sevdiği adamı iyi hissettirmek için öpücüklerini ardı ardına sıralıyordu mis gibi kokan çocuğun ensesine.  

Jimin bir şeyi sonradan hatırlamış gibi  Jungkookun kucağında dönerek onunla yüz yüze geldi. Sevgilisinin dövmeler ile kaplı esmer boynunu öpmeden önce  konuştu "  olaydan sonra onu hiç görmemiştim taki geçen güne kadar. Gittiğim kütüphanenin kafeteryasında gördüm. Sonra korktum işte o gidene kadar bekledim sonra da koşup geldim ve birazcık ıslanmış bulundum " ve öptü tadına doyamayacağı teni. Bir tane yetmediğinde bir kaç kere daha öptü. Geri çekildiğinde artık Jungkookun tepkisini göremek için hazırdı. 

" Önce onu ben bulacağım gebertene kadar dövdükten sonra polise teslim edeceğim, sende bu işten uzak duracaksın ". Kelimelerin üstüne basa basa konuşuyordu genç oyuncu. Çenesi kasılmış, yüz hatları oldukça sert duruyordu. Jimin kendinde ona karşı duracak gücü bulamadı,belki de adalet artık yerini bulmalıydı. Usulca başını salladı  . 

Salonda ikisi de sakinleşecek kadar kucak kucağa oturdu ikili. Jimin kendini tamamen toparlamıştı , Jungkookta ona uyarak içindeki derin öfkeye rağmen onu güzel sözler ile rahatlamıştı. 

Jungkook geçen dakikaların ardından  sevgilisini kucağından indirmeden yatak odasının yolunu tuttu. Kucağında iyice küçülmüş küçük çocuğu yatağına bıraktıktan sonra giyinme odasından hem Jimin için hem kendisi için  tişört ve şort getirdi.  Sevgilisinin yaramaz gözleri kendi üzerindeiken  boğazlı kazağını tek hamlede çıkarıp  yere fırlattı. Jimin nefes nefese ve kırmızı bir yüzle onu izlerken Jungkook gözlerini ondan çekmeden pantolonunun kemerini çözüp onu da yavaş yavaş üzerinden çıkarmıştı. Sonra dayanamayıp kırmızı yanakları öpüp " karşımda erimen beni azdırıyor" dedi Jungkook sinsi sinsi gülerek.

Jimin bacaklarını sallayıp üzerine şortunu giyinen adamdan gözlerini çekmeye çalıştı  ve savunma mekanizması anında devreye girdi " ne erimesi ya bi kere hava çok sıcak hem Rubi de terlemiş bak"dedi hemen yastığın yanında duran oyuncak tavşanı gösterirken. 

Jungkook onun hala her şeye karşı çıkmasına küçük bir kahkaha attı. Nerdeyse sabah akşam kucağında dolaştırıyordu ama Jimin hâlâ  en az Jungkook kadar yandığını inkar ediyordu.   Jungkook üzerine bir şey giymeden elinde getirdiği kendi tişörtünü Jimine giydirmek için küçük sevgilisine uzandı . Çocuk dünden alışık olduğu için hemen iki kolunu yukarı kaldırıp üzerindeki swetinin Jungkook tarafından çıkarılması için bekledi. Jungkook tek hamlede onu da kendisi gibi çıplak bıraktı  . Gözleri aşık olduğu beyaz tenin en ıssız yerlerinde bile dolanınca gülen taraf bu sefer Jimin olmuştu" eriyorsun Jeon "dedi kıkırdayarak.

Jungkookun cevabı her zaman ki gibi kulak kızartacak cinstendi" bunu hiç inkar etmedim pembe kafa hatta istersen şu anda bile bunu sana kanıtlarım "  bir yandan uzun beyaz bacaklardan Jiminin dar pantolonunu çıkartıyordu. Jimin karşısında sadece bokser ile kalınca Jungkook elini hızlı tutmaya çalıştı, seri bir şekilde Jimine oldukça büyük gelen kendi tişörtünü giydirdi.  Duygularını karşılıklı olarak farklı şekillerde itiraf etmiş olsalar bile Jungkook cinsellik için henüz zamana ihtiyaçları olduğunun farkındaydı. Yine de Jiminin beyaz tombul yanaklarının pembe ve kırmızı renge boyanması ona tarifi imkansız bir haz veriyordu. 

" Ay sende ne meraklısın hemen de bel altı şey ediyorsun " dedi Jimin  kendisine büyük gelen tişörtün yakasını düzeltmeye çalışırken. Geniş yaka neredeyse göğsünün ortasına kadar onu çıplak bırakmıştı. Jungkook Jiminin düzeltmeye çalıştığı tişörtü iyice aşağı çekip beyaz boynuna ıslak bir öpücük kondurdu. Sonra ise Jimini tek eliyle kucağına aldı, diğer eliyle de yatağın çarşafını açtı. Jimini yatağa bıraktı sonra kendisi de yatağın içine girip üzerlerini örttü. Jimin alışkanlığı gereği Rubiye sıkıca sarılmıştı ki Jungkook onu kendine sıkıca çekip sardı. Loş ışıkta Jiminin titreyen kirpikleri görüş açısındayken  özenle göz kapaklarını öptü Jungkook. Tanrının ona verdiği koca bir ömrü bu pembe kafa için hiç düşünmeden harcamaya hazırdı Jungkook. 

Sevgilisinin öpüşlerine kıkırdayarak karşılık verdi Jimin. Sonra elini tamamen masum bir şekilde Jungkookun göğüslerine yerleştirdi. Ama hormonları o kadar da masum değildi. 

- ben bittim öldüm

- Jeon insanı bana büyü mü yaptın

- yapmadıysan kalbim neden  bu denli çırpınıyor

-ve daha da önemlisi neden bu kadar sıcak ayy

Elinin altında hissettiği sert göğüs  fazlaca azdırıcı madde bulunduruyordu bu yüzden ellerini Jungkookun omuzlarına çıkardı Jimin. Nasıl bu kadar hızlı olmuştu her şey hiç anlamıyordu. Ama iyi ki de olmuştu iyi ki de Jeonun kafasını o çakma ödül ile kırmıştı. Aklına gelince uzanıp vurduğu yeri öptü "özür dilerim"dedi bu sefer fazlası ile samimiydi sesi.

Jungkook loş ışıkta tek kaşını kaldırıp "ne için bebeğim"  diye sordu.

Jimin kıkırdayarak "kafana vurduğum için tabiki" dedi . 

Jungkook aklına dolan anılarla elini Jiminin ince belindem çekip kafasına götürdü. O gün gerçekten de acımıştı kafası ama  yine olsa yine kafasına sert bir cisimle vurulmasını isterdi tabi bu kişi Jiminse. 

" Hala acıyor ama  acısını tam olarak burada hissediyorum " Jungkook şakacı bir tavırla elini bu sefer dudaklarına götürmüştü . 

" Abartma sende "dedi Jimin kafasını ona yaklaştırırken ve devam etti "ama benim vicdanım buna el vermez ki şimdi neyse öpeyim bari "  pembe dudaklarını Jungkookun dudakları ile buluşturdu. Bir eliyle de aralarında sıkışan Rubinin gözlerini kapatmıştı. Onun masum beynini böyle şeyler ile dolduramazdı.  Geri çekilmeleri ikisinin de ciğerlerindeki havanın bitmesi ile olmuştu. 

Geri çekilen ilk taraf Jimin oldu nefes nefese kalsa bile dudaklarını yalamadan duramadı.  Jungkook ta onun gibi yaptı dudaklarınının üzerinde kalan sevgilisinin tadını yaladı. Sonra ise onu aralarında havanın dahi geçemeyeceği kadar kendine yapıştırdı ve başını Jiminin boynuna gömdü. 

💦💦💦💦💦💦💦💦💦💦💦

Beklediğim yorumlar bir türlü gelmiyor 😔

Jinin yeni şarkısı şerefine attım st 'yi hiç bırakmayın lütfen ❤️❤️❤️

Her neyse lütfen yorum yapın sınır koymak hiç istemiyorum 😔😔😔

Yazım yanlışları için üzgünüm bu sefer gecenin üçünde yazdım valla üzgünüm 😓 





















ARTİSTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin